6. Ceza Dairesi 2023/20796 E. , 2024/1081 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/464 E., 2023/284 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci
**6. Ceza Dairesi 2023/20796 E. , 2024/1081 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/464 E., 2023/284 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2020/477 Esas, 2022/125 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-c-d-h, 62/1, 53/1-2-3 maddeleri uyarınca 3 kez 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/1727 Esas, 2022/1274 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine, oy çokluğu ile karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/1727 Esas, 2022/1274 Karar sayılı kararının sanık müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 02.11.2022 tarihli ve 2022/9617 Esas, 2022/15091 Karar sayılı kararı ile; "Olayın tek tanığı olan müştekilerin duruşmada dinlenip, olay ile ilgili ayrıntılı beyanları tespit edilerek, tutanakları düzenleyen kolluk görevlilerinin, varsa olayı gören çevre sakinlerinin tespit edilerek tanık sıfatıyla ifadeleri alınarak ve sanığın savunmasında belirttiği akrabasının açık kimlik bilgilerinin tespit edilerek tanık sıfatıyla ifadesi alınarak olay günü sanığın kendisini ziyaret edip etmediği belirlenerek, bu şahsın ikâmetinin olayın gerçekleştiği mahale yakınlık durumu belirlenerek sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu sanık hakkında yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi," Nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2023 tarihli ve 2022/464 Esas, 2023/284 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O Yer Cumhuriyet Savcıının Temyiz Sebepleri Sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1."Pakistan uyruklu olan ve ... sayılı adreste ikamet eden müştekiler ..., ... ve ... in, 29.11.2020 tarihinde bahsi geçen adresteki evlerinde bulundukları sırada, aralarında yine Pakistan uyruklu olan şüpheli ... ın da bulunduğu üç şahsın müştekilerin bulunduğu eve geldikleri, önce kapı ziline bastıkları, kapının açılması üzerine herhangi bir söz söylemeden zorla içeri girdikleri ve yanlarında getirdikleri bıçakları çıkarıp müştekilere göstererek "Telefonları ve paraları verin" şeklinde sözler söyledikleri, bunun üzerine taraflar arasında başlayan tartışma sonucu şüphelilerin ellerindeki bıçaklarla müştekilere vurarak ... i basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, ... ve ... yi ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları, bu şekilde müştekilerin direncini kıran şüphelilerin, müşteki ... ın 545 TL parasını, müşteki ... nin Samsung marka cep telefonu ile 500 TL parasını, müşteki ... in ise Xiaomi marka cep telefonunu zorla aldıkları ve para ve eşyalarla birlikte evden çıkıp gittikleri,..." iddiası ile dava açılmıştır. 2. "... Her ne kadar sanık hakkında müştekilere yönelik üzerine atılı nitelikli yağma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; bozma sonrası tutanak tanığı olan ...' ün olayı hatırlamadığını beyan ettiği, yine bozma ilamında olayın tek tanığı olan müştekilerin duruşmada dinlenilerek ayrıntılı beyanlarının tespiti istenilmiş ise de aramalara rağmen müştekilere ulaşılamadığı hususları karşında sanığın aşamalarda değişmeyen ve çelişmeyen savunmalarda bulunduğu, savunmalarında özü itibariyle olayın sanığı değil gerçekten mağduru konumunda olduğunu, Pakistan ülkesi vatandaşı olması ve Türkçe bilmemesi nedeniyle kendisini ifade edemediğini bu nedenle de sanık konumuna getirildiğini belirttiği, sanık müdafi tarafından kovuşturma aşamasında dosyaya sunulan CD kamera görüntülerinin incelenmesinde 20 ye yakın kişinin pencere ve kapı camlarının dışındaki demirlerden bodrum katta olduğu anlaşılan tek odalı bir konut içerisinde sanığa yönelik ellerindeki kesici ve delici aletleri kullanmak suretiyle darp eyleminde bulunduklarının görüldüğü, kamera görüntülerindeki darp edilen kişinin sanığa benzediğinin gerek yargılama aşamasında mahkememizce duruşma sırasında sanık hazır olduğu sırada izlenilen görüntülerde gerekse de bilirkişi raporuyla da tespit edildiği, olayın sıcaklığı içerisinde soruşturma aşamasında sanığın ifadesinde kendisinin akrabasına misafirliğe geldiğini, evine gitmek üzere akrabasının konutundan çıktığını, yolda yürüdüğü sırada aralarında müştekilerin de olduğu bir grup tarafından kendilerine yönelik daha önce eylemde bulunduğu iddiasıyla bilmediği bir bodrum kata götürüldüğünü ve burada 20 kişi tarafından darp edildiğini belirttiği, müşteki olarak soruşturma aşamasında beyanları alınan ... ve ... isimli kişilerin sırt kısmında bıçak yarası bulunduğunun olay yeri tespit tutanağında kolluk görevlilerince belirtildiği, CD kamera görüntüleri izlendiğinde konut içerisinde üstü çıplak vaziyette bir takım kişilerin olduğu ve bu kişilerin sırtlarında bıçak izlerinin olduğunun görüldüğü ve bu kişilerin de dosyamız sanığı olduğu anlaşılan kişiye yönelik ellerindeki kesici aletler ve sopalarla eylemde bulunduklarının anlaşıldığı, kovuşturma aşamasında ısrarla arandığı halde kendilerine ulaşılamadığı için dinlenilemeyen müştekilerin soruşturma aşamasındaki beyanlarında konutun içerisine 3 kişinin girdiğini ve cep telefonları ile paralarının gasp edildiğini, konuta giren kişilerden birinin de dosyamız sanığı olduğunu belirttikleri ancak CD kamera görüntülerine bakıldığı zaman asıl darp edilen kişinin dosyamız sanığı olduğu, kıyafetlerinin, montu, pantolonu ve ayakkabısı üzerinde olacak şekilde sanığın beyanlarını doğrular nitelikte görüntü olduğu, 20 ye yakın kişinin konut içerisinde bulunduğu ve bunların bir bütün halinde sanığa yönelik ellerinde kesici ve delici aletler ile sopalarla eylemde bulundukları, 20 ye yakın kişinin bulunduğu ve ellerinde kesici ve delici aletlerin olduğu bir ortamda 3 kişinin konuta girerek bıçakla yağma eylemini gerçekleştirebilmelerinin hayatın olağan akışına ve izlenen görüntüler karşısında mümkün olamayacağının değerlendirildiği, sanığın kıyafetlerine bakıldığı zaman yağma eylemiyle ilgili daha önceki kavgaya karıştığına ilişkin herhangi bir bulgunun olmadığı, olay tutanağında da kafa bölgesinden yaralandığının belirlendiği, kolluğun olay yerine ihbar üzerine gittiği, söz konusu ihbar içeriğine bakıldığında kalabalık bir grubun sopalarla camları kırdığının belirtildiği, müştekilerin ise konuta 3 kişinin girdiğini ifade ettikleri dolayısıyla ihbarın sanığa yönelik eylemin gerçekleştiği andaki olaya ilişkin olduğunun kabulü gerektiği söz konusu ihbar üzerine olay yerine gelen kolluk tarafından ise olay yerinde yaralı olarak sanık ile müştekilerin görüldüğü, dördünün de yaralı olduğu, müştekilerin kolluk görevlilerinin ihbar ile olay yerine gelmesi üzerine sanığa yönelik eylemden kendilerini kurtarmak amacıyla sanığa yağma suçunu atfetmiş olabilecekleri, sanığın üst aramasında da müştekilerin sanığın aldığını belirttikleri cep telefonları ve paraların varlığının tespit edilmediği, sanığın darp edildiği sıradaki durumunun cep telefonu kamerasıyla çekildiği daha sonra da bu görüntülerin sanığın ailesine gönderildiğinin sabit olduğu, sanığın ailesi tarafından söz konusu görüntülerin sanığın müdafine ulaştırılması suretiyle dosya içerisine konulduğu, dinlenilemeyen müştekilerin varlığı da dikkate alındığında sanığın savunmasının aksine yağma eylemine maruz kaldıklarını iddia eden ve bu eylem içerisinde sanığın da bulunduğuna ilişkin soruşturma aşamasındaki soyut beyanlar dışında herhangi bir delilin dosyada bulunmadığı dosyada bulunan somut tek delilin CD kamera kaydı olduğu, bu kayda göre de sanığın asıl eyleme maruz kalan kişi olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla kovuşturma aşamasında dinlenilmeyen müştekilerin soruşturma aşamasındaki soyut beyanlarını somutlaştıran herhangi bir delilin bulunmadığı, sanığın aşamalarda değişmeyen ve çelişmeyen savunmaları ile CD kamera kaydı karşısında şüpheli bir durumun oluştuğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince de sanığın üzerine atılı nitelikli yağma suçunu işlediğine ilişkin mahkumiyetini gerektirir nitelikte her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut bir delil bulunmadığı kanaatine varıldığından..." gerekçesi ile beraat kararı verildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Sanığın Mahkûmiyetine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Sanığın isnat olunan suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, olayda şüphenin söz konusu olduğu, şüpheden sanığın yararlanması gerekeceği şeklindeki genel ceza hukuku ilkeside gözetilerek yerel mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2023 tarihli ve 2022/464 Esas, 2023/284 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısının öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 24.01.2024 tarihinde karar verildi.