(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/11635 E. , 2008/11947 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.02.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 02.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünül
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/11635 E. , 2008/11947 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.02.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 02.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 145 ada 4 parsel numaralı taşınmazının yola bağlantısı bulunmadığından davalıya ait 145 ada 3 parsel numaralı taşınmazdan geçit kurulmasını istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü davacı temyiz etmiştir. Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747’nci maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyaç veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nisbi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir. Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.Geçit ihtiyacı olan kişi davasını öncelikle taşınmazların mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun taşınmaz malikine karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana yöneltmelidir. Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak, özellikle tarım alanların nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu miktarı aşan bir yol verilecekse bunun gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir. Kurulan geçit hakkının Medeni Kanunun 748/3. maddesi uyarınca Tapu Siciline kaydı da gereklidir. Somut olayda, davacıya ait 145 ada 4 parselin genel yola bağlantısının bulunmadığı, mutlak geçit ihtiyacı içerisinde bulunduğu görülmektedir. Keşif sonucu fen bilirkişilerinin düzenlediği 17.04.2006 tarihli krokili raporda geçit seçeneği olarak sadece 145 ada 5 parselde (A) harfli kırmızı boyalı kısım gösterilmiş ve davalıya ait 145 ada 3 parselin doğu hududunda depo bulunduğundan bu yerden geçit hakkı tesis edilemeyeceği belirtilmiştir. Anılan rapora göre davalıya ait 3 parselin doğu hududundan geçit verilemeyeceği, en uygun geçit kurulacak yerin 5 parselde olduğu gerekçesi ile dava reddedilmiştir. Zorunlu geçit ihtiyacı içinde bulunan davacı taşınmazını komşuluk hukukunun genel ilkeleri ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gözardı edilmeden objektif esaslara göre tüm alternatifler tartışılarak en uygun yerden yola ulaştırmak mahkemenin görevidir. Mahkemece yapılacak ..., davacı taşınmazının yola bağlanabilmesi için, tüm alternatifler araştırılarak davacı parseline en uygun geçit güzergahı tespit edilmeli, davacıya davalı taşınmazları dışındaki uygun geçit kurulabilecek parsel malikleri aleyhlerine ayrı bir dava açtırılarak eldeki dava ile birleştirme keyfiyeti göz önünde tutulmalı, toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm verilmelidir. Tüm bu olgular gözardı edilerek yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.