11. Hukuk Dairesi 2008/14045 E. , 2010/6025 K. MAHKEMESİ : İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.09.2008 tarih ve 2007/172-2008/93 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe,…
**11. Hukuk Dairesi 2008/14045 E. , 2010/6025 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.09.2008 tarih ve 2007/172-2008/93 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında akdedilen 10.09.2001 tarihli sözleşme uyarınca müvekkilinin hazırlamış olduğu eserin yayımlama, satış ve pazarlama haklarının davalıya verildiğini, davalının sözleşmenin 9 ve 10 ncu maddelerine aykırı davrandığını, müvekkiline sözleşmede kararlaştırılan telif bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, sözleşmede belirtilen kitabın müvekkiline aidiyetinin tespitine, davalının tecavüzünün kaldırılmasına, yayımlanmış olan kitabın sözleşmeye uygun hale getirilmesine, 5.000.000.000 TL manevi ve yapılan ıslah sonucu 3.333.333.200 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davaya konu sözleşmenin davacı ile ... Basım Yayın Matbaacılık San.ve Tic.Ltd.Şti. arasında imzalanmış olduğunu, müvekkilinin taraf sıfatının bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davaya konu eserin davacıya ait olmadığını savunarak, davanın husumet ve esas yönlerinden reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu sözleşmede belirtilen eserin hak sahibinin davacı olduğunun tespitine, davalının davacıya ait telif hakkına tecavüzünün kaldırılmasına, kitabın yanların sözleştikleri biçimde basılması gerektiğine, 3.333,33 YTL maddi ve 4.000,00 YTL manevi tazminatın davalıdan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, sözleşmeye aykırı davranılması sonucu uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini, sözleşmede belirtilen kitabın davacıya ait olduğunun tespiti ile yayımlanmış kitabın sözleşmeye uygun hale getirilmesi istemlerine ilişkindir.Davacı, davasını 10.09.2001 tarihli sözleşmeye dayandırmıştır.Davaya konu sözleşme incelendiğinde sözleşmenin davacı ile ... Basım Yayın Matbaacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında imzalanmış olduğu, davalı olarak gösterilen ...’un sözleşmenin imzalandığı tarihte anılan şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili şirket müdürü bulunduğu, davalının sözleşmeyi şirket unvanı altında imzaladığı, ticaret sicil memurluğundan gelen yazı ve şirkete ait sicil dosyasından sözleşmede ... Yayıncılık’ın adresi olarak gösterilen yerin anılan şirketin merkezi olduğunun anlaşılmasına göre sözleşmenin ... ile değil, onun temsile yetkili bulunduğu dava dışı şirket ile imzalanmış olduğunun kabulü gerekirken davalının bu yöndeki husumet itirazının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu durumda, davacının dayandığı sözleşmenin dava dışı şirket ile imzalanmış olduğu, sözleşmenin nispiliği ilkesi uyarınca bu sözleşmeden doğan tüm hak ve borçların davalı temsilci uhdesinde doğmayıp, dava dışı anılan şirket uhdesinde doğmuş olduğu, davalının sadece sözleşmenin tarafı olan şirketin yetkilisi ve temsilcisi olduğu, sözleşmeyi de bu sıfatla imzaladığı, şirket temsilcilerinin şirket namına yapmış oldukları muamele ve mukavelelerden şirket sorumlu olup, temsilcilerin şahsi sorumluluğu bulunmadığından sözleşmeye dayalı olarak açılan işbu davada davalı pasif husumete ehil olmadığından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre de, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.