11. Hukuk Dairesi 2020/5260 E. , 2022/1679 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08.03.2018 tarih ve 2016/26 E. - 2018/204 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 30.01.2020 tarih ve 2018/1698 E. - 2020/92 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıta…
**11. Hukuk Dairesi 2020/5260 E. , 2022/1679 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08.03.2018 tarih ve 2016/26 E. - 2018/204 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 30.01.2020 tarih ve 2018/1698 E. - 2020/92 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 08.03.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan satın aldığı aracın seyir esnasında hem direksiyon kısmından hem de motor kısmından titreme yaptığını, araçtan beklenen faydanın sağlanamadığını, müvekkilinin aracı yetkili servise götürerek araca ilişkin şikayetlerini belirttiğini, İzmit BMW Öztorun Oto'da aracın titremeden dolayı rot balans kontrollerini yaptırdığını, iki kez aracın rotlarını değiştirdiğini, bir yıllık bir aracın rot balansının değiştirilmesinin dahi aracın kusurlu olduğuna delalet ettiğini, buna rağmen araçtaki titremenin giderilemediğini, araçta gizli ayıp olduğunun anlaşıldığını, tespit dosyasına sunulan bilirkişi raporunun değerlendirme bölümünde, “araçta üretimden kaynaklı gizli ayıbın tespit edildiğinin” belirtildiğini ileri sürerek aracın ayıpsız bir yenisiyle değiştirilmesine, bu talep kabul edilmediği takdirde ayıplı malın satış bedeli olan 205.346,96 TL'nin, satış tarihinden itibaren işleyecek TCMB TL cinsinden ticari işlerde uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının, yasanın öngördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne aykırı davrandığını, seçimlik haklara başvuru hakkını kaybettiğini, davanın satın alma işleminden yaklaşık iki yıl sonra açıldığını, bu süre içinde malın gözden geçirildiğine ve herhangi bir ayıbın saptandığına dair TTK’nın 18/3. maddesine uygun bir bildirim yapılmadığını, araçta üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, dava konusu aracın garanti kapsamında ücretsiz onarıldığını, seçimlik hakkını bu yönde kullanan davacı tarafın diğer seçimlik haklara başvuru hakkını kaybettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.