8. Ceza Dairesi 2023/1169 E. , 2024/6493 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/1110 Değişik İş SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan şüpheliler ... ve ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Silifke Cumhuriyet Ba
**8. Ceza Dairesi 2023/1169 E. , 2024/6493 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/1110 Değişik İş SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan şüpheliler ... ve ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Silifke Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25.08.2021 tarihli ve 2021/4518 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Silifke Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.05.2022 tarihli ve 2022/1110 Değişik İş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2023 gün ve KYB-2023/32698 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2023 gün ve KYB- 2023/32698 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "...Dosya kapsamına göre, Almanya ülkesinde ikamet eden müştekinin suç tarihinde Mersin İli Silifke İlçesi Arkum Mahallesi Doktorlar .... sayılı adreste bulunan yazlığında izinsiz olarak ablası ve ailesinin kaldığına ilişkin kolluk kuvvetini bildirimde bulunması üzerine başlatılan soruşturmada, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki nitelikte olduğu, müştekinin Almanya'da olmasından dolayı ifadesinin bulunmadığı ve müştekinin şikayetinin olup olmadığına yönelik ıslak imzalı belge veya ifadesinin bulunmadığından bahisle şüpheliler haklarında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 04/07/2021 tarihli tutanakta müştekinin ifadesinin alınmasına ilişkin talimatın yer almasına rağmen müştekinin ifadesinin alınmadığı gibi ikametin mülkiyetine veya zilyetliğine yönelik araştırma da yapılmadığı cihetle, müştekinin ifade ve şikayetinin tespiti için ayrıntılı ifadesine başvurulması, taşınmazın zilyetliğine yönelik gören ve bilenlerin bilgilerine başvurulması suretiyle şüphelilerinin hukukî durumunun tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 160 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", 160 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'', 170 inci maddesinin ikinci fıkrasında, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.", 172 nci maddesinin birinci fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinde; “(3) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” hükümleri yer almaktadır. Yukarıda yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, 5271 sayılı Kanun'un “Soruşturma” başlıklı ikinc kitabında, Cumhuriyet savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli mahkemenin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu çerçevede, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen hakimlik, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Anılan maddeye göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. 5271 sayılı Kanun'un 172 nci maddesinin üçüncü fıkrasında; “Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi veya bu karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi üzerine, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden soruşturma açılır.” denilmek suretiyle, etkin soruşturma yapılması zorunluluğu vurgulanmıştır. İnceleme konusu dosyada; Almanya ülkesinde ikamet eden şikayetçinin suç tarihinde Mersin İli Silifke İlçesi Arkum Mahallesi Doktorlar... sayılı adreste bulunan yazlığında izinsiz olarak ablası ve ailesinin kaldığına ilişkin kolluk kuvvetini bildirimde bulunması üzerine başlatılan soruşturmada, şüphelilerin ifadelerinin alınmasını müteakip taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki nitelikte olduğu, şikayetçinin Almanya'da olmasından dolayı ifadesinin bulunmadığı ve şikayetinin olup olmadığına yönelik ıslak imzalı belge veya ifadesinin bulunmadığından bahisle şüpheliler haklarında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Şikayetçinin başvurusu ihbar kabul edilerek iddiaları ile ilgili ayrıntılı beyanlarına başvurulması, söz konusu taşınmaza ait tapu kayıtlarının tapu müdürlüğünden istenerek mahallinde uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılmak suretiyle rapor aldırılması, şikayetçi ile söz konusu yazlık evi ortak satın aldıklarını ileri süren şüphelilerin savunmalarının araştırılması, bu hususta taraflara ait banka hesap hareketlerinin incelenmesi, tanık dinlenmesi ve elde edilen bilgiler ışığında ulaşılabilen diğer tüm delillerin toplanması, sonucuna göre somut olayda hakkı olmayan yere tecavüz suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturma neticesinde hukuki ihtilaf olarak kabul edilen olay hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine hatalı ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayacak şekilde itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Silifke Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.05.2022 tarihli ve 2022/1110 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.