Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/7604 E. , 2024/5833 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/7604 Karar No : 2024/5833 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından; hükümlü olarak bulunduğu ..…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/7604 E. , 2024/5833 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/7604 Karar No : 2024/5833 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından; hükümlü olarak bulunduğu ... Cezaevinde infaz memurları tarafından darp edildiğinden bahisle uğradığını ileri sürdüğü zararlara karşılık 100.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 400.000,00 TL tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararıyla; infaz memurları tarafından darp edildiğinden bahisle tazminat istemiyle açılan bu davada, iddia edilen darp olayının 09/01/2019 tarihinde meydana geldiği, 2577 sayılı Kanun hükümleri uyarınca bu tarihten itibaren 1 yıl içerisinde, yani 09/01/2020 tarihine kadar idareye başvuruda bulunulması gerektiği, ancak davacının vasisi tarafından 07/01/2021 tarihinde başvuruda bulunulduğu, dolayısıyla süresi içerisinde yapılmış bir başvuru bulunmadığı için süre geçtikten sonra yapılan bir başvuru ve bu başvuru üzerine verilen cevabın dava açma süresini canlandırmayacağı, 02/04/2021 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI:Davacı tarafından, idareye başvurma süresinin işlemeye başlayabilmesi için sadece eylemin öğrenilmesinin yeterli olmadığı, uğranılan zararın da tam olarak ortaya çıkması gerektiği, bu bakımdan idareye yapmış oldukları başvurunun süresinde yapıldığı ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI:Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile davanın süre yönünden reddi yolundaki karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Hükümlü olan davacının ... (... L Tipi) Cezaevinde infaz memurları tarafından 09/01/2019 tarihinde darp edildiğinden bahisle maddi ve manevi tazminat istemiyle yapmış olduğu 07/01/2021 tarihli başvurunun, davalı idarenin 18/02/2021 tarih ve 14757 sayılı işlemiyle reddedilmesi üzerine 02/04/2021 tarihinde kayda giren dilekçeyle huzurdaki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. Kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağandışı zararların idarece tazmini, Anayasa'nın 125. maddesi gereğidir. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ön karar başvurusunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinde, "İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle tam yargı davası açılabilmesi için, zarara sebep olan eylemin ve maddi olayın idariliğinin ve yol açtığı zararın kesin olarak ortaya çıkması zorunludur. Bu itibarla; ancak, zararın varlığı, niteliği ve esaslı unsurları hakkında bir dava açmaya, o davayı ciddi ve objektif bir şekilde desteklemeye, gerekçelerini göstermeye elverişli yeterli hal ve şartların öğrenilmesi halinde zararın öğrenilmiş sayılacağının kabulü gerekmektedir. İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir davranışı, bir tutumu veya hareketsizliği; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem olmayan salt maddi tasarrufları ifade etmektedir. Dolayısıyla zarara sebep olan eylemin ve maddi olayın idariliği ve yol açtığı zarar bazen eylemin yapılmasıyla veya olayın gerçekleşmesiyle birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme ve hatta ceza yargılaması sonucu da ortaya çıkabilmektedir. Esasen, idari eylemin tamamlandığı ve zararın tam olarak ortaya çıktığı tarih dikkate alınmadan 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde öngörülen bir ve beş yıllık sürenin hesaplanması, bazı hallerde dava açma hakkının kullanılamaması sonucunu doğuracaktır. Zararın ortaya çıkmasıyla kullanılması mümkün olan dava açma hakkını ortadan kaldırır biçimde süre hesabı yapılmasının ise hak arama özgürlüğüyle bağdaşmayacağı açıktır. Uyuşmazlıkta, davacı tarafından olayın meydana gelmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, kamu görevlisinin görevini yerine getirirken kişilere verdiği zarardan emrinde çalıştığı idarenin sorumlu olduğu ileri sürüldüğünden; öncelikle tazmini istenen zarardan idarenin sorumlu olup olmadığının ve olayın davalı idarenin personelinin kusuru nedeniyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi gerektiği açıktır. İdare Mahkemesince, olayda, davacının idare ajanları tarafından şiddete maruz kaldığından bahisle tazminat davasının açıldığı, dava dilekçesine eklenen hastane raporlarından da davacının fiziki şiddete maruz kaldığının açık olduğu, dolayısıyla eylemin, idare ajanları tarafından gerçekleştirildiği iddiasının sabit olması ve idareyle doğrudan bağıntısı olduğu iddiası nedeniyle idariliğinin herhangi bir araştırma veya inceleme sonucuna göre ortaya çıkmasına gerek olmadığı, dolayısıyla ortada aydınlatılması gereken meçhul kişi veya müphem eylemlerin varlığından bahsedilemeyeceği için eylemin idariliğinin olay tarihinde sabit olduğu, bu durumda olayın meydana gelmesinden itibaren bir yıl içerisinde idareye başvurulması gerekirken, bir yıl geçtikten sonra yapılan başvurunun dava açma süresini canlandırmayacağı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine, temyize konu kararla da davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de; davalı idarenin sorumlu olduğunun, idare personelinin yargılanması sonucu uyuşmazlığa konu zararı doğurduğu iddia edilen fiillerin idare personelinden sadır olduğunu ortaya koyan bir ceza mahkemesi kararıyla kesinlik kazanacağı; bir başka ifadeyle eylemin idariliğinin ceza mahkemesi kararıyla belirleneceği, buna karşılık idare personeli hakkında kasten yaralama suçundan açılan ceza davasında son olarak, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K....sayılı kararıyla infaz memurlarının eyleminin neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması ve sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın ... Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği görüldüğünden, eylemin idariliğinin bu aşamada henüz ortaya çıkmadığı, yapılacak ceza yargılaması sonucunda ortaya çıkacağı bu sebeple olay tarihinin eylemin idariliğinin ortaya çıktığı tarih olarak kabulüne olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/12/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.