16. Ceza Dairesi 2019/8779 E. , 2020/2077 K. "" Mahkemesi :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi : Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2018 tarih ve 2017/77 - 2018/671 sayılı kararı Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmak Hüküm : TCK’nın 309, 3713 sayılı Kanunun 3 ve 5/1, TCK’nın 58/6-9, 53/1-2-3, 63. maddeleri gereğince mahkumiyete dair istinaf başvurusunun esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın nit…
**16. Ceza Dairesi 2019/8779 E. , 2020/2077 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi : Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2018 tarih ve 2017/77 - 2018/671 sayılı kararı Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmak Hüküm : TCK’nın 309, 3713 sayılı Kanunun 3 ve 5/1, TCK’nın 58/6-9, 53/1-2-3, 63. maddeleri gereğince mahkumiyete dair istinaf başvurusunun esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE, Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığın; eylemlerinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçunun unsurlarını oluşturmadığı, söz konusu silahlı terör örgütüne üye olduğuna dair delillerin bulunduğu, sanık hakkında havuz bilgilerinin ve varsa yeni delillerin birlikte değerlendirilerek, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de, sanığın dosyaya yansıyan eylemleri karşısında, tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Ayrıntıları Dairemizin 22.03.2019 tarih, 2018/7103 Esas, 2019/1953 sayılı kararında da açıklandığı üzere: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçu, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmeyi cezalandırmaktadır. Bu suçla korunan hukuki değer, millet iradesine dayanan demokratik rejimdir. (Prof. Dr. İ. Özgenç, Suç Örgütleri, 8. Bası, s. 224) Madde gerekçesinde de, siyasal iktidarın kuruluşu ve işleyişine egemen olan ilkeleri belirleyen kurallar bütünü olarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzen ve bu düzene egemen olan ilkeler olarak belirtilmiştir.