11. Hukuk Dairesi 2011/1634 E. , 2012/8792 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Pendik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21/10/2010 tarih ve 2009/135-2010/349 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe,…
**11. Hukuk Dairesi 2011/1634 E. , 2012/8792 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Pendik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21/10/2010 tarih ve 2009/135-2010/349 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili...'ya, babasının Almanya'da ölmesi ve kendisinin de vesayet altında olması nedeniyle Alman Sosyal Güvenlik Kurumu olan LVA tarafından maaş bağlandığını ve hakkın kazanıldığı tarihten itibaren biriken paranın 10.829.33 DM olduğunun 16.03.1998 tarihli yazı ile bildirildiğini, anılan paranın akıbetinin davalı her iki bankanın Pendik şubelerine sıkça sorulmasına rağmen paranın gelmediğinin bildirildiğini, oysa adı geçen meblağın Mayıs 1998 tarihinde davalılardan Ziraat Bankası'nın Pendik şubesine gönderilip, anılan bankanın Mayıs 1998'de havale edilen miktarı diğer davalı bankanın Pendik Şubesi'ne gönderdiğini, gönderilen bankaca anılan meblağın o tarih itibariyle TL'na çevrilerek bir hesapta tutulduğunu, bu para ile ilgili ne hak sahibine ne de vesayet makamına bilgi verilmediğini, paranın vadeli bir hesapta bekletilmediği gibi döviz olarak da tutulmadığını, müvekkilinin bundan zarar gördüğünü, davalılar arasındaki ilişki bilinemediğinden her ikisinin de davalı olarak gösterildiğini ileri sürerek, hesaba yatırılan 1.527.888.511 liranın mahsubu ile kur farkından kaynaklanan 7.112.111.489 liranın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile 7.312.111.489 lira ile dava tarihine kadar işlemiş faiz miktarı olan 4.542.921.839 liranın tahsilini talep etmiştir. Davalılardan T.C. Ziraat Bankası A.Ş. vekili, Mayıs 1998'de gönderilen paranın, diğer davalının talimatı doğrultusunda bu davalının Pendik Şubesi'ne gönderildiğini, müvekkilinin bu davada muhatap olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, dava konusu havalenin müvekkiline DM olarak gönderilmediğini, diğer davalı tarafından TL'na çevrilerek ödendiğini, havale ile ilgili olarak ne SSK Genel Müdürlüğü'nün ne de diğer davalının vadeli hesap açılması yönünden bir taleplerinin bulunmadığını, havale diğer davalı tarafından TL'na çevrildiği için müvekkilince DM cinsinden havale gelmediğinin davacıya bildirildiğini, davacının havalenin geliş tarihi olan 12.05.1998'den ödendiği tarihe kadar havaleyi alabilmek için ciddi bir girişiminin olmadığını, davacının mağdur olmasında müvekkili bankanın kusurunun bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizin, 10.03.2005 tarih, 2005/908-2314 sayılı kararı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı Vakıfbank hakkındaki davanın açılış biçimine göre sabit görülmediğinden reddine, 7.268,13 YTL'nın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalı Ziraat Bankası'ndan tahsiline dair verilen karar bu kez davacı vekili ile davalı Ziraat Bankası vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 23.06.2008 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bu bozma kararına da uyularak davalı Vakıfbank tarafından para çekilirken DM cinsinden TL'na çevrildiğinin elemanı tarafından imzalanan tediye fişinden bilinmesi gerektiği, çünkü bu hususun tediye fişinde yazılı olduğu, diğer davalı banka ile birlikte %50 oranında ayrı ayrı sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.268,13 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin ayrı ayrı bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin ayrı ayrı bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 413,35 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Ziraat Bankası A.Ş.'den alınmasına, davalı ... temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.