Başvuru, zorunlu askerlik görevi sırasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davada süre aşımı yönünden ret kararı verilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, zorunlu askerlik görevi sırasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davada süre aşımı yönünden ret kararı verilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 27/7/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu zorunlu askerlik görevini yerine getirmekte iken 27/7/2012 tarihinde mayın patlaması ve terör örgütünün silahlı saldırısı sonucu yaralanmıştır. Başvurucu, bunun üzerine önce Van Asker Hastanesinde, ardından Gülhane Askerî Tıp Akademisinde (GATA) tedavi altına alınmıştır. 30/7/2012 ile 15/8/2012 tarihleri arasında GATA'da yatarak tedavi olan başvurucu için düzenlenen 15/8/2012 tarihli raporda sol kulak ani işitme kaybı tanısı konulmuş ve kendisine hava değişimi izni verilmiştir. 2012 ve 2013 yılları içinde başvurucu hakkında GATA tarafından görme ve işitme duyusu ile ilgili rahatsızlıklardan dolayı birden fazla rapor düzenlenmiş ve hava değişimi izinleri verilmiştir. Hava değişimi izinlerinin ardından başvurucu hakkında düzenlenen 13/3/2013 tarihli raporda başvurucunun görme ve işitme duyusu yönünden rahatsızlığı bulunduğu ancak askerliğe elverişli olduğu ve taburcu edilebileceği tespit edilmiştir. Başvurucu bu sürecin ardından İçişleri Bakanlığına başvurmuştur. Başvurucu 26/7/2013 tarihli dilekçesinde, askerlik görevini yerine getirmekte iken meydana gelen olay nedeniyle görme ve işitme duyuları yönünden rahatsızlandığını, vücudunda ve bacaklarında saldırı neticesinde yaralanma olduğunu, ancak tedavi esnasında görme ve işitme duyularına yoğunlaşılması nedeniyle diğer yaralarının gereği gibi tedavi edilmediğini belirtmiştir. Başvurucu sağlık durumunun net olarak tespit edilmesi için rapor alınmasını ve uğradığını ileri sürdüğü maddi ve manevi zararın tazmin edilmesini talep etmiştir. Talep üzerine idarece cevap verilmemiş; ancak başvurucu, İstanbul İl Jandarma Komutanlığının 24/9/2013 tarihli yazısı ile nakdi tazminat işlemlerine esas olacak bir rapor düzenlenmesi için Bakırköy Sadi Konuk Devlet Hastanesine sevk edilmiştir. Anılan hastane tarafından düzenlenen 4/11/2013 tarihli raporda başvurucunun kas ve iskelet sistemi yönünden %18, görme duyusu yönünden %1 engelli olduğu tespit edilmiştir. Bu raporun başvurucuya 6/12/2013 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından başvurucu yaralanma nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini için Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) 6/1/2014 tarihinde tam yargı davası açmıştır. AYİM İkinci Dairesi 24/12/2014 tarihli kararıyla davayı süre aşımı yönünden reddetmiştir. Ret gerekçesinde öncelikle 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı mülga Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun dava açma süresine ilişkin hükümlerine yer verilerek idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemlerin yazılı bildirimi üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yetkili makama başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelerinin şart olduğu; bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi hâlinde ret işleminin tebliği tarihinden ve altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açmaları gerektiği hatırlatılmıştır. Kararda, başvurucunun yaralanması nedeniyle uğradığı zarara 13/3/2013 tarihinde vâkıf olduğu, süresi içinde 26/7/2013 tarihinde zararının tazmini için idareye başvuruda bulunduğu ve istemin zımnen reddedildiği belirtilerek başvurucunun 24/9/2013 tarihinde sağlık kurumuna sevkinin ardından düzenlenen 4/11/2013 tarihli raporun nakdi tazminata esas olmak üzere düzenlendiği ve dava açma süresine etkisinin olmadığı vurgulanmıştır. Sonuç olarak zımnen ret iradesinin oluştuğu tarihten itibaren altmış günlük süre içinde dava açılmadığı ifade edilerek ret gerekçesi oluşturulmuştur. Ret hükmüne yönelik karar düzeltme istemi mahkemenin 27/5/2015 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Başvurucu nihai kararı 26/6/2015 tarihinde tebellüğ etmesinin ardından 27/7/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 1602 sayılı mülga Kanun’un maddesinin birinci fıkrası şöyledir:"İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmadan önce, bu eylemlerin yazılı bildirimi üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yetkili makama başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliği tarihinden ve altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler."