11. Hukuk Dairesi 2012/16522 E. , 2013/13867 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret (Kadıköy 3. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 08.05.2012 tarih ve 2010/2-2012/530 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dil…
**11. Hukuk Dairesi 2012/16522 E. , 2013/13867 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret (Kadıköy 3. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 08.05.2012 tarih ve 2010/2-2012/530 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili nezdinde nakliyat abonman sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın Pendik’ten Denizli’ye taşınmak üzere davalılara teslim edildiğini, emtianın davalıların sorumluluğunda iken 22.12.2004 tarihinde çalındığını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ibraname alındığını, TTK’nın 1301. maddesi gereğince halefiyet koşullarının oluştuğunu ileri sürerek sigortalıya ödenen 27.030 TL’nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı...Lojistik Ltd. Şti. vekili, sigortalı emtianın taşınması ve çalınması ile ilgili olarak müvekkiline kusur ve sorumluluk yüklenemeyeceğini, taşımayla ilgili fatura ve irsaliye düzenlemediğini, ticari ilişkinin diğer davalılar ile dava dışı emtia sahibi arasında gerçekleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar vekili, dava konusu emtianın araç sahibi ve sürücüsü sıfatıyla müvekkillerince taşındığı sırada, sürücü ...’nın Jandarma tarafından korunan güvenli bir tesiste kısa bir süre için mola verdiğini, buradan aracın çalındığını, hemen akabinde güvenlik güçlerine haber verdiğini, ertesi gün aracın içindeki emtia boşaltılmış vaziyette bulunduğunu, müvekkillerine atfı kabil bir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, aracın mutat mola için güzergah üzerinde gereği gibi park edilip, emniyetli sayılabilecek bir mekandan yükü ile birlikte çalındığı, akabinde emniyet güçleri ve diğer ilgililere haber verilmesi sureti ile çalınan aracın bulunması için çaba harcandığı bu durumda davalıların somut olayda ortaya çıkan zararda ağır kusuru ya da eş değer derecede ihmal veya kastının olmadığı, somut olayda zaten yapılmış olanların haricinde alınacak başka bir tedbir olmadığından yüke olan özen borcunun ihlalinin somut olayda görülemeyeceği, dahili karayolu nakliye işlerinde çift şoför uygulaması yapılmadığı gibi emniyetli bir taşıma için aynı araçta çift şoförün gerekli de olmadığı, dolayısıyla araç sürücüsünün tek olması yüzünden somut olayda davalılara kusur yüklenmesinin de yerinde olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.