7. Ceza Dairesi 2024/3740 E. , 2024/6746 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/180 E., 2024/184 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini ger
**7. Ceza Dairesi 2024/3740 E. , 2024/6746 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/180 E., 2024/184 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; suça sürüklenen çocuk hakkında alt sınırdan ceza tayininde bulunulmasının ve eşyanın değeri nedeniyle indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, erteleme şartları bulunmadığı halde kısa süreli hapis cezasının ertelendiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir. Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemi; suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suça sürüklenen çocuğun sigaraların kaçak olduğunu bilebilecek durumda olmadığına, suça sürüklenen çocuğun kaçak sigaraları kişisel kullanımı amacıyla aldığına ve re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir. II. GEREKÇE Kolluk görevlilerince, 15-18 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk ...'in babası olan ve hakkındaki 03.11.2015 tarihli beraat kararı Dairemizin 15.02.2023 tarihli ilâmı ile onanarak kesinleşen sanık ... ...'e ait ikamette kaçak sigara, sarma kağıdı ve makaron bulunduğu, sanık ... ...'in kaçak eşyaların bir kısmını damadı ...'ye ait ikamette saklamakta olduğu ve bahse konu kaçak eşyaları iş yerinde satmakta olduğu bilgisi alınması üzerine; Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle verilen yazılı arama emri ile sanık ... ...'e ait iş yerinde ve damadına ait ikamette yapılan aramalarda suç unsuruna rastlanmadığı, 2 katlı olup 3 oda ve müştemilattan oluşan sanık ... ...'e ait ikamette, ... ...'in bulunmadığı, eşi ile oğlu suça sürüklenen çocuk ...'in bulunduğu sırada yapılan aramada ise; ikametin alt katında müştemilatta karton kutular içerisinde 105 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği ve arama işlemi sırasında suça sürüklenen çocuk ...'in görevlilere, şifahen, ele geçen sigaraların kendisine ait olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Suça sürüklenen çocuğun savunmasında; ikamette ele geçen kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu ve bu sigaraları içmek amacıyla bulundurduğunu, babasının evdeki sigaralardan haberinin olmadığını, suçlamaları kabul etmediğini ifade ettiği belirlenmiştir. Yerel mahkeme tarafından 03.11.2015 tarihli karar ile; suça sürüklenen çocuğun 1 yıl 8 ay hapis ve 60,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, kaçak sigaraların müsaderesine karar verilmiştir. Anılan kararın katılan ... İdaresi vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 15.02.2023 tarihli kararı ile "hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerin suça sürüklenen çocuk lehine hükümler içermesi nedeniyle lehe kanunun belirlenerek uygulama yapma görevinin yerel mahkemeye ait olması ve sair hüküm hataları" nedeniyle bozulmuştur. Bozma üzerine yapılan yargılamada; Suça sürüklenen çocuğun bozmaya karşı beyanı alınmış, bu kapsamda suça sürüklenen çocuğa etkin pişmanlık ihtaratında bulunulduğu anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuğa 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun'lar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkralarından ek savunma hakkı tanınmıştır. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi karar yerinde gösterilmeden mahkûmiyet hükmü tesisi yoluna gidilmiş ise de temyiz inceleme gününde suça sürüklenen çocuk 18 yaşını doldurduğundan bu hususun telafisinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuğun miktar itibarıyla ticari mahiyette olan 105 karton kaçak sigara ile yakalanması, sigaraların bandrolsüz olmaları, markaları ve satışa arz ediliş biçimleri itibarıyla kaçak olduklarının bilinmemesinin mümkün olmaması ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''Ceza Kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz'' şeklindeki düzenleme karşısında savunmaya itibar etmenin mümkün olmadığı anlaşılmakla; kaçakçılık suçunun sübuta erdiği belirlenmiş olup, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Daha önceden hapis cezası mahkûmiyeti bulunmayan ve suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan 6 ay 20 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2.İddianamede davaya konu kaçak eşyanın müsaderesi talep edilmediği halde, ek savunma hakkı tanınmadan müsadere kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.