Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/9317 E. , 2024/2059 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/9317 Karar No : 2024/2059 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde …
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/9317 E. , 2024/2059 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/9317 Karar No : 2024/2059 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde harita mühendisi olarak görev yapmakta iken 692 sayılı KHK eki liste ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkında Van Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı yazısında PKK/KCK terör örgütü ile bağlantısı/ilişkisi olduğu yönünde değerlendirme bulunduğunun ve kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen davacıya ait personel bilgi dosyasında, davacının PKK/KCK bölücü terör örgütünün terörist başı Abdullah Öcalan'a sözde tecrit uygulamasına protesto eylemlerine katıldığı, sosyal medya ortamında PKK/KCK bölücü terör örgütü ile ilgili olarak paylaşımlarının mevcut olduğu yönünde değerlendirmenin bulunduğunun tespit edildiği, bu durumda, davacının durumunun değerlendirildiğinde ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülüp yukarıda aktarılan Komisyon tespitleri dikkate alındığında, davacının PKK/KCK terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu anlaşıldığından, dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında; kurumunca Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında başvurucunun PKK/KCK bölücü terör örgütünün terörist başına sözde tecrit uygulamasına protesto eylemlerine katıldığı, sosyal medya ortamında PKK/KCK bölücü terör örgütü ile ilgili olarak paylaşımlarının mevcut olduğu belirtilmiş ise de, dava dosyası incelendiğinde davacı hakkında herhangi bir idari soruşturma bulunmadığı gibi, davacının PKK/KCK terör örgütüyle iltisaklı olduğu değerlendirmesine ilişkin somut herhangi bir açıklamada da bulunulmadığının görüldüğü, İdare Mahkemesince yapılan 18/06/2020 tarihli ara kararına cevap olarak gelen Saha ve Sosyal Çevre Araştırma Tutanağında, davacının "...PKK/KCK bölücü terör örgütü terörist başının sözde tecrit uygulamasını protesto eylemlerine katıldığı değerlendirilmektedir." şeklinde bilgiye yer verildiği, ayrıca Van İl Emniyet Müdürlüğünün ... tarih ve... sayılı yazısı ekinde yer alan davacının sosyal medya hesaplarına ilişkin araştırma raporunda, davacının B.Ş. tarafından yapılan bir paylaşımı beğendiği bilgisine yer verildiği görülmekle birlikte, Emniyet Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında, "...yapılan tetkiklerde PKK/KCK terör örgütüyle ilgili herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığının" belirtildiği, ayrıca dava dosyasında davacının PKK/KCK terör örgütüyle iltisak ve irtibatına dair herhangi bir somut bilgi ve belge bulunmadığı gibi, belirtilen tutanak dışında davalı idarenin de kurum değerlendirmesinden başka bir delil ve tespiti dosyaya sunmadığı, öte yandan, sosyal medya hesaplarına ilişkin araştırma raporunda davacı tarafından beğenilen B.Ş.'nin paylaşımının içeriğinde, terör örgütü ile irtibat veya iltisakı olduğunu gösterecek bir veri bulunmadığı gibi, UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasında yapılan sorgulamada, davacının terör örgütleriyle iltisak ve irtibatına dair herhangi bir bilgi ve belgeye de rastlanılmadığı anlaşıldığından, açıklanan delil ve tespitler ile davacının savunma ve beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının PKK/KCK terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğuna kanaat getirilmesine yeterli düzeyde somut verinin dosyada mevcut olmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının 692 sayılı KHK eki listeyle kamu görevinden çıkarıldığı, idarelerine husumet yöneltilmesinin yasaya ve usule aykırı olduğu, dava konusu işlemin tesisi sürecine dahil olmadıkları, idarelerince sadece davacıya OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararının tebliğ edildiği, dava konusu işlemi tesis eden merci olmamaları dikkate alınarak husumet itirazlarının değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NÜN DÜŞÜNCESİ : İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idarenin husumet itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi ve gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde sona ermiştir. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 121. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından kararlaştırılan ve 14/07/2017 tarih ve 30124 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 692 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında, ''Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. Anılan KHK, 08/03/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7089 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kanunlaşmış olup, anılan Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasındaki “…üyeliği, mensubiyeti veya…” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 30/11/2022 tarih ve E:2018/83, K:2022/144 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı bünyesinde harita mühendisi olarak görev yapmakta olan davacı, 14/07/2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi istemiyle yaptığı başvurusu Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Uyuşmazlıkta, her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi kararında; davacının, PKK/KCK terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğuna kanaat getirilmesine yeterli düzeyde somut verinin dava dosyasında bulunmadığı belirtilmiş ise de, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde; davacı hakkında, İdare Mahkemesince verilen ara karar gereğince dava dosyasına giren Van Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı yazısı ekindeki listede "PKK/KCK bölücü terör örgütü terörist başı Abdullah Öcalan'a sözde tecrit uygulamasını protesto eylemlerine katıldığı değerlendirilmektedir." şeklindeki tespite yer verildiği, yine davalı idarenin... tarih ve ...sayılı yazısı ekindeki Saha ve Sosyal Araştırma Tutanağında "PKK/KCK bölücü terör örgütü terörist başı Abdullah Öcalan'a sözde tecrit uygulamasını protesto eylemlerine katıldığı değerlendirilmektedir." şeklindeki tespitin yer aldığı, davacının PKK/KCK bölücü terör örgütünün terörist başı Abdullah Öcalan'a sözde tecrit uygulamasına protesto eylemlerine katılması hususları davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibat ve iltisakının varlığına kanaat getirilmesine yeterli düzeyde tespitler olduğu ve bu tespitler nedeniyle davacının kamu görevinden çıkarılmasının söz konusu olağanüstü durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu durumda, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 28/02/2024 tarihinde, oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi. KARŞI OY : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyoruz.