Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2009 -4-247 (Önaraştırma) Karar Sayısı : 10-45/803-265 Karar Tarihi :24.6.2010 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, 10 Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR B. RAPORTÖRLER : Muhammed GÜNDOĞDU , Recep GÜNDÜZ C. BAŞVURAN : İhbar D. HAKKINDA İNCELEME YAPILAN : Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Dikilitaş
Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2009 -4-247 (Önaraştırma) Karar Sayısı : 10-45/803-265 Karar Tarihi :24.6.2010 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, 10 Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR B. RAPORTÖRLER : Muhammed GÜNDOĞDU , Recep GÜNDÜZ C. BAŞVURAN : İhbar D. HAKKINDA İNCELEME YAPILAN : Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Dikilitaş Aşık Kerem S k. No: 42 34349 Beşiktaş /İstanbul E. DOSYA KONUSU: Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) nin hac ve umreye yönelik seyahat acenteliği hizmetleri pazarında ayrımcı uygulamalarda bulunduğu; seyahat acenteliği hizmetler i ile ilgili bankacılık ve sigortacılık faaliyetlerinde üyelerini belirli firmalara yönlendirdiği ve ayrıca uçak bileti satış 20 acenteliği hizmetleri pazarında etkin rekabeti bozmak suretiyle 4054 sayılı Kanunu ihlal ettiği iddia ları. F. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikâyet dilekçesinde ileri sürülen iddialardan 4054 sayılı Kanun kapsamında olanlar aşağıda özetle nmiştir: - Son iki yılda hac ve umre organizasyonlarına ilişkin gerçekleştirilen düzenlemeler öncesinde ortak şirket olarak nitelendirilen bir takım tur ve se yahat operatörlerine özel kota uygulamalarının gerçekleştirildiği ileri sürülerek ayrımcılık iddiasında bulunulmuştur. Söz konusu uygulamaların belgelerle kanıtlanmasının imkânsız olduğu iddia edilen dilekçede özel kota uygulanan firmalar arasında isimle ri sayılmış ve ciddi karşılaştırmalar ve araştırmalarla söz konusu ayrımcı uygulamanın ortaya konulabileceği 30 iddia edilmiştir. - Hac ve umre organizasyonu geçekleştirecek firmaların ilgili düzenlemeler uyarınca TÜRSAB a vermek durumunda oldukları teminat mektuplarının TÜRSAB tarafından tek bir bankaya yönlendirildiği ileri sürülmekte ve bu suretle TÜRSAB yöneticilerinin çıkar sağladıkları iddia edilmektedir. Konuya ilişkin verilen detaylarda, firmaların TÜRSAB a verecekleri teminat mektupları için son gün sabah mesainin başlamadığı erken saatlerde TÜRSAB yönetim binasına çağrıldıkları, burada kendilerine teminat mektuplarının TÜRSAB ın belirlediği bir bankanın şubesinde (şikâyet dilekçesinde nın şubesi olduğu ifade edilmiştir. ) hazır olduğunun belirtild iği, bu bankanın teminat mektubu için çok düşük oranlarda (%1, -1,5) teminat mektubu komisyonu talebinde bulunacağının 40 iletildiği, söz konusu tahsilâtın anlaşmanın niteliği gereği makbuzsuz olarak bizzat TÜRSAB yöneticisi tarafından gerçekleştirileceği, bun un karşılığında da tur operatörünün bloke konulmamak kaydıyla hac adaylarına ilişkin bütün hesapları söz konusu bankanın ilgili şubesinde tutması gerektiğinin belirtildiği iddia edilmektedir. 10-45/803 -265 2 Şikâyet dilekçesinde konuya ilişkin nakit hareketlerinin gerçe kleştiği bankalar; ın ilgili şubeleri olarak belirtilmiştir. - Teminat mektupları ile benzer şekilde hac ve umre organizasyonu gerçekleştirecek firmaların ilgili düzenlemeler uyarınca düzenlemek zorunda oldukları sigorta poliçelerinin bir tek sigorta şirketine ( ) yönlendirildiği , poliçelerin verileceği son güne kadar poliçe 50 örneklerinin haricinde hiçbir sigorta şirketine ve bankaya gösterilmediği bu nedenle de içerikten haberdar olmayan sigorta şirketlerinin poliçeleri için firmalara taahhütte bulunma dıkları iddia edilmektedir. Aynı zamanda dilekçede yöntem olarak teminat mektupları ile benzer şekilde, firmaların son gün sabah erken saatlerde TÜRSAB binasına çağrılarak sigortaya ilişkin poliçe örneklerinin da hazırlandığı başka bir sigorta firmasının teklif vermesinin mümkün olmadığı ve belirlenen fiyat olan 65 TL üzerinden poliçenin imzalanması gerektiğinin belirtildiği iddia edilmekte , bununla birlikte bazı firmaların benzer bir sigorta sözleşmesi için 18 TL üzerinden anlaşma imzalayabileceklerini a çıklamaları üzerine bundan vazgeçildiği ileri sürülmektedir. - Şikâyet dilekçesinde dile getirilen bir başka iddia, TÜRSAB a bağlı firmaların özellikle 60 turizm sezonu ve hac ve umre aylarında uçak biletlerini TÜRSAB yöneticilerinin ortak olduğu havayolu ace ntelerinden almak zorunda kaldıkları, bu şekilde davranmayan firmaların akreditasyonunun iptal edildiğidir. Bu bağlamda Türk Havayolları A.O. (THY) dan ıskontolu bilet alımlarının söz konusu acenteler tarafından gerçekleştirildiği ve yüksek fiyatlar üzerin den alıcılara satıldığı belirtilmektedir. G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 23.10.2009 tarih ve 7616 sayı ile giren başvuru üzerine hazırlanan 10.12.2009 tarih ve 2009 -4-247/İİ -09-RG sayılı İlk İnceleme Raporu, 16.12.2009 tarih ve 09 -59 sayılı Kurul top lantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun un 4. ve 6. maddelerinin ihlaline ilişkin bir soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun'un 40/1. 70 maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına 09-59/1451 -M(1) sayı ile karar verilmiştir. İlgili karar uyarınca düzenlenen 21.6.2010 tarih ve 2010 -4-247/ÖA -10-371.M.G. sayılı Önaraştırma Raporu aynı tarih ve REK.0.08.00.00 -110/238 sayılı Başkanlık önergesi ile 10-45 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara ba ğlanmıştır. H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor da; - TÜRSAB ın şikâyete konu faaliyetlerinin hac ve umreye yönelik seyahat acenteliği hizmetleri pazarında 4054 Kanun un 6. maddesine aykırılık teşkil etmediği, - Şikâyete konu faaliyetlerin ayrımcılık niteliği ni haiz olmadığı ve bu nedenle TÜRSAB hakkında 4054 sayılı Kanun un 41 . maddesi uyarınca soruş turma açılmasına gerek olmadığı 80 görüşlerine yer verilmiştir. I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME I.1. İlgili Pazar I.1.1. İlgili Ürün Pazarı Önaraştırmaya konu faaliyet alanları dikkate alınarak , dosya kapsamında ilgili ürün pazarı, Hac ve Umreye Yönelik Seyahat Acenteliği Hizmetleri Pazarı olarak belirlenmiştir. I.1.2 İlgili Coğrafi Pazar 10-45/803 -265 3 Önaraştırmaya konu faaliyetlerin ülke çapında gerçekleştiriliyor olması hususu dikkate alınarak , ilgili coğrafi pazar Türkiye olarak belirlenmiştir. 90 I.2. Yapılan Tespitler ve Deliller I.2.1. Bilgi Tutanakları I.2.1.1. TÜRSAB Yetkilisi ile Yapılan Görüşme TÜRSAB yetkilileri konuya ilişkin olarak aşağıdaki hususları belirtmişlerdir: - TÜRSAB tarafından hac ve umre seyahat acenteliği hizmetleri pazarına yönelik faaliyetlerimizde herhangi bir ayrımcılık iddiası kabul edilebilir değildir. Baka nlıklararası Hac ve Umre Kurulu nun üyesi olarak , TÜRSAB söz konusu Kurul kararları ve seyahat acenteliği hizmetlerine ilişkin ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde hareket etmektedir. - Ülkemizde hacca yönelik taşımacılığın ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde %60 ı Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılmakta, geriye kalan %40 ı ise özel sey ahat 100 acenteleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Söz konusu acenteler in, 1618 sayılı Kanun çerçevesinde A grubu seyahat acenteliği yetki belgesini haiz olması gerekmektedir. - Bu düzenlemeler çerçevesinde, TÜRSAB olarak bizim görevimiz sadece başvurular da gerekli yasal koşulların yerine getirilmesinin teminini sağlamaktır. TÜRSAB ın sanılanın aksine özel seyahat acenteleri arasında kontenjan tahsis etmek gibi ne bir yetkisi ne de bir uygulaması söz konusudur. - Tarafımıza yöneltilen iddialardan biri ola n acenteleri belli bir sigorta firma ve/veya acentesine yönlendirmemiz kabul edilebilir bir iddia değildir . Zira bu alanda seyahat acenteliği hizmeti sunacak olan firmaların sigorta yaptırmaları 1618 sayılı Kanun un bir gereğidir. Bizlerin yapılan sigorta sözleşmelerinde her hangi bir fonksiyonumuz olmadığı 110 için yönlendirmemiz de söz konusu olamaz. - Seyahat acentelerinden teminat mektubu alınması uygulaması tamamıyla, Baka nlıklararası Hac ve Umre Kurulu nun aldığı bir kararın gereğidir. Söz konusu karar, bir zamanlar artan şikâyetler karşısında bu hizmetten yararlanan hac ve umre adaylarının mağduriyetini önlemek bakımından alınan ve bizce de gerekli olan bir karardır. Söz konusu karar gereğince, TÜRSAB sadece alınan teminat mektupları karşılığında acentele rin bu alanda faaliyet gösterebilmesi için koşulları sağladığını onaylamaktadır. Bu durum bir kontenjan tahsisi anlamına gelmemektedir. Hangi acentenin kaç hacı ve umreci taşıyacağı tamamen serbest piyasa koşullarında belirlenmektedir. Bu durum tamamen, ac entelerin rekabet güçlerine bağlıdır. 120 - TÜRSAB ın teminat mektupları için acenteleri yönlendirdiği iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Bizler bu sürecin tamamen dışındayız. Ama piyasada, hac ve umre seyahatine yönelik olarak Bank Asya, Yapı Kredi gibi bazı bankaların özel hizmetler sunduklarını, bu konuda uzmanlaşmaya gittiklerini biliyoruz. Belirttiğimiz gibi, bu durum bizim dışımızda bankalar ile seyahat acenteler i arasındaki ilişkiye bağlıdır. I.2.1.2. (Gizlilik Talebi Bulunmaktadır) Genellikle umreye yön elik lüks paket turları düzenleyen ve unvanının gizli tutulması talep edilen bir acente nin yetkilisi tarafından konu hakkında aşağıdaki hususlar ifade edilmiştir: - TÜRSAB ın sektördeki faaliyetleri ile ilgili olarak genel bir sıkıntımız olduğundan 130 bahset mek mümkün değildir. Bizler, ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde düzenlemek 10-45/803 -265 4 durumunda olduğumuz sigorta poliçelerini ve bankalardan almak durumunda olduğumuz teminat mektuplarını, gerekli yasal prosedürlerin tamamlanması bakımından TÜRSAB a tevdi etmek durumundayız. - Sigorta poliçelerinin imzalanması bakımından TÜRSAB ın bir şirketi olan TÜRSER aracılığı ile ile çalışılması konusunda bir tavsiyenin varlığından bahsetmek mümkündür. Bununla birlikte, bu bir zorunluluk olarak görülemez. Başka sigorta şi rketi ile çalışmak isteyen acentelerin önünde herhangi bir engel bulunmamaktadır. Acentelerin yı tercih etmelerinin nedeni, söz konusu sigorta şirketinin gerek paket içeriği ve gerekse fiyat konusunda diğer sigorta şirketlerine göre daha avantajlı teklifl er 140 sunmasıdır. - Banka teminat mektuplarına ilişkin olarak ise böyle bir tavsiye veya yönlendirmenin varlığından bahsedilemez. Bizler , hac ve umre dışındaki işlerimiz kapsamında da çalıştığımız bankalardan teminat mektuplarımızı alıyoruz. Kaldı ki, zaman zaman acenteler bankalardan teminat mektubu alma konusunda da sıkıntılar yaşamaktadır. Bu noktada TÜRSAB yönetimi, acenteleri belirli bankalara yönlendirmediği gibi, acentelere teminat mektupları alabilmeleri konusunda yardımcı olmaktadır. - Hac ve umre se yahatlerine yönelik havayolu biletlerinin temininde TÜRSAB ın herhangi bir müdahalesi de bulunmamaktadır. Kaldı ki; THY ve Suudi Airlines bu seyahatlere yönelik biletlerin kesim yetkisini sadece belirli şubelerine vermektedir. Acentelerin ise 150 hiçbir şekild e bilet kesme yetki si bulunmamaktadır. Dolayısıyla, acenteler bilet kesimi konusunda doğrudan havayolu firmaları ile muhatap olmaktadırlar. I.2.1.3. AGM Turizm Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve Osmanlı Turizm ve Tic. A.Ş. Yetkili leri ile Yapılan Görüşme ler Söz konusu şirketlerin yetkililerinin verdikleri bilgiler TÜRSAB ve yukarıda yer verilen acentenin yetkililerinin ifadelerini doğrular niteliktedir. I.2.2. Önaraştırma Sürecinde Elde Edilen Belgeler I.2.2.1. 2006 -2009 Yılları İtibarıyla Kotaya Tabi Hizmet S unum Sayıları TÜRSAB da yapılan yerinde incelemede elde edilen bilgiler çerçevesinde , hac hizmetine yönelik olarak hizmet veren acentelerin yıllar itibarıyla hizmet sundukları hacı sayıları 160 aşağıdaki tablolarda özetlenmiştir. Tablolarda, önaraştırmaya konu iddiaların doğru olup olmadığının tespiti açısından önem arz etmeleri nedeniyle yalnızca 1000 in üzerindeki hizmet s unum sayılarına yer verilmiştir : Tablo 1: 2009 Yılı Acente Bazında Hizmet Sunum Sayısı Acente Adı Sunulan Hizmet Miktarı AGM ARTUR BERAT DİLRUBA ELÇİ TUR ERİŞEN TUR HEDEF TUR 2009 HİRA TUR 10-45/803 -265 5 HİZMET TUR İKRAM TUR İLKE TUR LİFE TUR PENINSULA TUR SEMERŞAH TUR TÜRHOL Tablo 2: 2008 Yılı Acente Bazında Hizmet Sunum Sayısı Acente Adı Sunulan Hizmet Miktarı ALBA TUR ARTUR ÇİÇEK TUR DİANA TUR ELÇİ TUR HİZMET TUR İKRAM TUR İLERMA TUR İLKE TUR İNTRA TUR KOP TUR MEN TUR SEMERŞAH TUR TEKSER TEMPORA TUR TREK TUR 2008 UZMAN TUR Tablo 3: 2007 Yılı Acente Bazında Hizmet Sunum Sayısı Acente Adı Sunulan Hizmet Miktarı AGM TUR ARTUR BERAT TUR ÇİÇEK TUR ELÇİ TUR İNTERMED İNTRA TUR 2007 İKRAM TUR 10-45/803 -265 6 İLKE TUR KOPTUR RAJA TUR TREK TUR TUR-CO Tablo 4: 2006 Yılı Acente Bazında Hizmet Sunum Sayısı Acente Adı Sunulan Hizmet Miktarı ARTUR DEHA TUR DİANA TUR HİLAL TUR HMS TUR ITS TUR KAYI TUR ÖGER TUR PAMFİLYA TUR PUAN TUR TANTUR TEMPORA TUR TEN TUR TEZ TUR TREK TUR 2006 VASCO TUR I.2.2.2. Yıllar İtibarıyla Teminat Mektubu Dağılımı 170 Aşağıda, TÜRSAB da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve her bir bankadan değişik acenteler tarafından alınan toplam teminat mektubu sayılarını içerir belgelerden elde edilen verileri özetleyen tablolara yer verilmiştir: Tablo 5: 2009 Yılı Hac ve Umreye İlişkin Teminat Mektubu Sayılarının Bankalara Göre Dağılımı Banka Adı Hac Umre Bank Asya Albaraka Türk Halk Bankası Deniz Bank Vakıf bank Kuveyt Türk Türkiye Finans Yapı ve Kredi Bankası Fortis Bank 10-45/803 -265 7 ING Bank TEB Garanti Bankası Tablo 6: 2008 Yılı Hac ve Umreye İlişkin Teminat Mektubu Sayılarının Bankalara Göre Dağılımı Banka Adı Hac Umre Bank Asy a Albaraka Türk Oyak Bank Deniz Bank Kuveyt Türk Türkiye Finans Yapı ve Kredi Bankası Fortis Bank A Bank TEB Garanti Bankası Tablo 7: 2007 Yılı Hac ve Umreye İlişkin Teminat Mektubu Sayılarının Bankalara Göre Dağılımı Banka Adı Hac Umre Bank Asya Albaraka Türk Oyak Bank Finans Bank Kuveyt Türk Türkiye Finans Yapı ve Kredi Bankası Fortis Bank TEB Akbank Anadolu Finans Garanti Bankası Tablo 8 : 2006 Yılı Hac ve Umreye İlişkin Teminat Mektubu Sayılarının Bankalara Göre Dağılımı Banka Adı Hac Umre İş Bankası Albaraka Türk Family Finans Finans Bank Kuveyt Türk 10-45/803 -265 8 Türkiye Finans Yapı ve Kredi Bankası Dış Bank TEB Akbank Anadolu Finans Koçbank Asya Finans Denizbank MNG Bank Vakıfbank Bank Asya Garanti Bankası I.3. Değerlendirme Dosya konusu çerçeves inde, TÜRSAB ın dosya kapsamında belirlenen ilgili ürün pazarında hâkim durumda olup olmadığı hususuna değinilmeksizin , hâkim durumun 180 varlığı varsayımı altında önaraştırmaya konu iddialar incelenmiştir. Yukarıda değinildiği üzere önaraştırmaya konu iddiala rın ilkini son iki yılda hac ve umre organizasyonlarına ilişkin gerçekleştirilen düzenlemeler öncesinde ortak şirket olarak nitelendirilen bir takım tur ve seyahat operatörlerine özel kota uygulamalarının gerçekleştirildiğine yönelik ayrımcılık iddiası o luşturmaktadır. Söz konusu dilekçede ayrıca özel kota uygulanan firmalar arasında un isimleri sayılmıştır. Her şeyden önce belirtmek gerekir ki hac organizasyonlarında kota (kontenjan) uygulaması kanun koyucunun takdiri ile oluşturulmuş ve uygulanmakta olan bir sistemdir. Bakanlar Kurulu tarafından alınan Hac Ve Umre Seyahatleri İle İlgili İşlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Karar ın Hac ve Umre Seferlerinin 190 Düzenlenmesi başlıklı 4. maddesi; Hac ve umre seferleri düzenlenmesi Madde 4 - (Değişik:27/05/2005 tarih ve 2005/8801 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı) Hac farizasını yerine getirmek amacı ile Suudi Arabistan a gitmek isteyen vatandaşlar için her yıl hac mevsiminde; umre ziyareti yapacaklar için ise, yılın hac mevsimi dışındaki aylarında, Başkanlık veya Başkanlığın denetim ve gözetimi altında A grubu seyahat acenteleri tarafından hac ve umre seferleri düzenlenir. Hac ve umre seyahati düzenleyecek A grubu seyahat acentelerinin niteliklerine dair, hac seyahatinin bir ibadet olma özelliğini de gözeten esaslar, Başkanlık ve Kültür ve Turizm Bakanlığınca müştereken belirlenir. Bu esaslara uymayan gerçek ve tüzel kişi, kuruluş, şirket ve 200 acenteler hac ve umre seferi düzenleyemezler; özel otomobillerle de hac ve umre seyahatine çıkılma sına izin verilmez. Hacca gitmek isteyenler Başkanlığa müracaat ederler. Hac için Suudi Arabistan makamlarınca kota uygulanması halinde Kurul, hacı adaylarının hangi usulle belirleneceğine karar verir. Kurul, her ilde hacca gideceklerin % 40 ını aşmamak ü zere 10-45/803 -265 9 "A" grubu seyahat acentelerine kontenjan verir ve bu kontenjanın dağılımına dair esasları belirler. şeklinde düzenlenmiştir. Ayrıca Hac v e Umre Seyahatleri İle İlgili İşlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Yönetmeli k in başvuruya il işkin usul ve esasları belirleyen 10. maddesi aşağıdaki gibidir: 210 Madde 10 - (Değişik fıkra: 30/10/2005 - 25981 S.R.G Yön/7.mad) Hacca gitmek isteyen vatandaşlar, Başkanlıkça belirlenen tarihlerde, müftülüklere müracaat ederek ön kayıt yaptırırlar. Bunlard an Komisyonca belirlenen miktarda ön kayıt ücreti alınır. Kontenjanların illere göre dağılımı, ön kayıt yaptıran vatandaşların sayısına göre Başkanlıkça belirlenir. Suudi Arabistan makamlarınca kota uygulanması halinde, Başkanlık ve acenteler için tespit e dilen oranlara göre iller bazında hacca gideceklerin asıl ve yedeklerini belirlemek üzere Başkanlıkça kur'a çekilir. Kur'a sonunda hacı adayları illere verilecek kontenjanlar oranında Başkanlığa veya A grubu seyahat acentelerine kesin kayıtlarını yaptırırl ar. Kura ya ilişkin usul ve esaslar ile A grubu seyahat acentelerine verilecek kontenjan oranı ve bunun dağılımına dair esaslar Kurul 220 tarafından belirlenir. Düzenlemelerin lafzından açıkça anlaşılacağı üzere söz konusu uygulamanın işleyişinde TÜRSAB ın he rhangi bir yetki ve görevi olmadığı gibi sürece belirli acenteler lehinde veya aleyhinde müdahale imkânı da bulunmamaktadır. Kaldı ki yukarıda yer verilen konuya ilişkin rakamlardan açıkça anlaşılacağı üzere yıllar itibarıyla çok sayıda ve çeşitli acente d eğişik kontenjanlara sahip olmakta ve bu kontenjanlara bağlı olarak da müşterilerine hizmet sunmaktadırlar. Bu nedenlerle TÜRSAB ın belirli acentelere çıkar sağlama amacıyla, üyesi olan acenteler arasında ayrımcı uygulamalar gerçekleştirdiği şeklindeki idd ianın gerçeklikten uzak olduğu neticesine varılmıştır. 230 Önaraştırmaya konu bir diğer iddia hac ve umre organizasyonu geçekleştirecek firmaların ilgili düzenlemeler uyarınca TÜRSAB a vermek durumunda oldukları teminat mektuplarının TÜRSAB tarafından tek bir bankaya yönlendirildiği ve bu suretle TÜRSAB yöneticilerinin çıkar sağladıkları iddiasıdır. Bu iddia konusuna ilişkin kanuni düzenlemeler incelendiğinde, seyahat acentelerinin diledikleri bankadan teminat mektubu almak ve bunu TÜRSAB a tevdi etmekle; TÜRS AB ın ise sigorta poliçeleri ve teminat mektubunu da göz önünde bulundurarak seyahat acentelerine kaydedebilecekleri hacı sayısını (kontenjanı) gösteren belgeyi vermekle yetkilendirilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla TÜRSAB ın bu hususta da sürece he rhangi bir müdahalesi söz konusu olmamaktadır. 240 Bu durum yukarıda Tablo: 5-8 de yer verilen rakamlardan da anlaşılmaktadır. Tablolarda görüldüğü üzere acenteler, hac ve umre organizasyonu gerçekleştirebilmeleri için kanuni olarak temin etmek zorunda oldukl arı teminat mektuplarını diledikleri banka veya bankalardan almakta ve bu teminat mektuplarını yine yasal düzenlemeler ışığında TÜRSAB a ileterek organizasyon gerçekleştirme hakkı elde etmektedirler. Kaldı ki önaraştırma kapsamında görüşülen seyahat acente yetkilileri tarafından da, teminat mektuplarının talep edilen herhangi bir bankadan alınması ve bu sayede hac ve umre organizasyonu gerçekleştirilmesi hususunda TÜ RSAB tarafından herhangi bir yönlendirme veya zorlamanın yapılmadığı açıkça ifade edilmiştir . Bu nedenlerle teminat mektuplarının TÜRSAB tarafından tek bir bankaya yönlendirildiği ve bu suretle TÜRSAB 250 10-45/803 -265 10 yöneticilerinin çıkar sağladıkları iddiasının da gerçeğe uygun olmadığı değerlendirilmektedir. Şikâyet dilekçesinde yer alan bir diğer iddia; temin at mektupları ile benzer şekilde hac ve umre organizasyonu gerçekleştirecek firmaların ilgili düzenlemeler uyarınca düzenlemek zorunda oldukları sigorta poliçelerinin bir tek sigorta şirketine ( ) yönlendirildiği, poliçelerin verileceği son güne kadar poli çe örneklerinin haricinde hiçbir sigorta şirketine ve bankaya gösterilmediği bu nedenle de içerikten haberdar olmayan sigorta şirketlerinin poliçeleri için firmalara taahhütte bulunmadıkları iddiasıdır. Bilindiği üzere hâkim durumda bulunan teşebbüsün eş it durumdaki hizmet kullanıcılarına farklı davranması ile ayrımcılık oluşabilmektedir. Rekabet hukukunda ayrımcılığın ihlal 260 teşkil etmesi için hâkim durumda bulunan teşebbüsün alıcılarına farklı davranmasının alıcılarını bir şekilde etkilemesi ve bu sayede alıcıların rekabet gücünü olumsuz yönde etkilemesi yeterli görülmektedir. Önaraştırmaya konu olayda, hâkim durumda bulunduğu varsayılan TÜRSAB ın, acenteler tarafından temin edilen sigorta poliçelerinin tek bir sigorta şirketinden alınmasını sağlamaya yö nelik zorlamalarda bulunduğu iddiası söz konusudur. Ancak 2010 yılı Şubat ve Mayıs aylarında TÜRSAB ın, Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu tarafından alınan bir takım kararlar doğrultusunda üyelerine duyuru yaptığı görülmektedir: Umre turu düzenleyecek acentelerin; a) Umreye götüreceği vatandaşların isim listesi ile 270 bunların seyahat edecekleri uçağın tarih ve sefer sayısının belirtir yazıyı, b) Paket tura ait Sigorta Poliçeleri ile Teminatın Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği nce alındığını gösterir belg eyi, Umre turunun başlangıcından 5 gün önce Diyanet isleri Başkanlığı na teslim etmeleri, Ayrıca 30.4.2009 tarihli ve 2009/03 no lu Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu kararında aşağıdaki düzenlemeye yer verilmiştir: Acentelerin, Diyanet İşleri Başkanl ığı ndan 5 li form almaları sırasında, 2009 yılı Hac Protokolü nde kişi başı belirlenen meblağı Türkiye Diyanet Vakfı Hac ve Umre hesabına yatırmalarına ve tasdikli listelerinde bulunan hacı adayı sayısı kadar adlarına sigorta sertifikasının çıkartıldığına dair TÜRSAB dan alacakları bir yazıyı ibraz etmelerine. 280 Bunun yanı sıra, önaraştırma kapsamında yapılan yerinde incelemelerde kendileri ile görüşülen sektör temsilcilerinin konuya ilişkin ifadeleri aşağıdaki gibidir: TÜRSAB ın sektördeki faaliyetleri il e ilgili olarak genel bir sıkıntımız olduğundan bahsetmek mümkün değildir. Bizler, ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde düzenlemek durumunda olduğumuz sigorta poliçelerini ve bankalardan almak durumunda olduğumuz teminat mektuplarını, gerekli yasal prose dürlerin tamamlanması bakımından TÜRSAB a tevdi etmek durumundayız. Sigorta poliçelerinin imzalanması bakımından TÜRSAB ın bir şirketi olan TÜRSER aracılığı ile ile çalışılması konusunda bir tavsiyenin varlığından bahsetmek mümkündür. Bununla birlikte, bu bir zorunluluk olarak görülemez. Başka sigorta şirketi 290 ile çalışmak isteyen acentelerin önünde herhangi bir engel bulunmamaktadır. Acentelerin yı tercih etmelerinin nedeni, söz konusu sigorta şirketinin gerek paket içeriği ve gerekse fiyat konusunda di ğer sigorta şirketlerine göre daha avantajlı teklifler sunmasıdır. 10-45/803 -265 11 Benzer durum, umre seyahatleri kapsamında Kanuni bir zorunluluk olan sigorta işlemleri için de geçerlidir. Bu durumda da TÜRSAB'ın herhangi bir yönlendirmesinden bahsetmek mümkün değild ir. Buna rağmen bizler firma olarak TÜRSAB'ın iştiraki niteliğinde olan TURSER vasıtasıyla sigorta işlemlerini gerçekleştiriyorum. Bunun sebebi TÜRSAB'ın yönlendirmesinden ziyade tamamen ticari gerekçelerdir. Bununla beraber 300 sektörde başka firmalardan sigo rta işlemlerini gerçekleştiren firmaların olduğunu belirtmek de mümkündür. Yukarıda yer verilen düzenlemelerden ve sektör temsilcilerinin ifadelerinden açıkça anlaşılacağı üzere, sigorta poliçelerinin çıkartılması ve işleme konulması sürecinde yasal düze nlemeler nedeniyle aracılık görevi bulunan ve acentelerin sigorta şirketi seçiminde herhangi bir zorlayıcı uygulamalar gerçekleştirmesi imkânı olmayan TÜRSAB ın bu yolla acenteler arasında ayrımcılık yapması ve bu şekilde teşebbüslerin rekabet güçlerinin o lumsuz yönde etkilemesi mümkün görülmemektedir. Bu çerçevede, önaraştırmaya konu söz konusu hususun, hâkim durumun kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesinin imkân dâhilinde olmadığı anlaşılmıştır. 310 Şikâyet dilekçesinde dile getirilen son iddia ise, TÜ RSAB a bağlı firmaların özellikle turizm sezonu ve hac ve umre aylarında uçak biletlerini TÜRSAB yöneticilerinin ortak olduğu havayolu acentelerinden almak zorunda kaldıkları, bu şekilde davranmayan firmaların akreditasyonunun iptal edildiğidir. Bu bağlamd a THY den ıskontolu bilet alımlarının söz konusu acenteler tarafından gerçekleştirildiği ve yüksek fiyatlar üzerinden alıcılara satıldığı belirtilmektedir. Önaraştırmaya konu diğer iddialarda olduğu gibi bu hususta da TÜRSAB ın sisteme doğrudan müdahalesi nin mümkün olmadığının öncelikle belirtilmesi yararlı olacaktır. Nitekim Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki İkili Havacılık Anlaşması hükümleri gereğince yalnızca iki ülke milli havayollarının hizmet sunma yetkisine sahip oldukları 320 hatlarda sunulan hiz metler açısından acenteler in önünde THY veya Suudi Airlines tan bilet almaktan başka bir seçenek hâlihazırda bulunmamaktadır. Bu nedenle müşterilerine hac ve umre organizasyonu hizmeti sunan acenteler, bu hizmetin sunumu aşamasında önemli bir maliyet kalem i olan havayolu taşımacılığı hizmetini doğrudan THY veya Suudi Airlines ile bağlantıya geçmekte ve bu iki havayolu firmasından bilet temin etmek suretiyle hizmet vermektedirler. Sektör temsilcileri ile yapılan görüşmelerde ise THY nin bu hizmetini kendi te rcihi doğrultusunda yalnızca bir şubesinden sunduğu bilgisine ulaşılmıştır. Diğer bir deyişle acentelerin hiçbir şekilde bilet kesme yetkileri bulunmamaktadır ve acenteler bilet kesimi konusunda doğrudan havayolu firmaları ile muhatap olmaktadırlar. Dolayı sıyla söz konusu süreçte TÜRSAB ın herhangi bir 330 müdahale imkânına sahip olması mümkün görülmemektedir. Bu nedenle, TÜRSAB a bağlı firmaların özellikle turizm sezonu ve hac ve umre aylarında uçak biletlerini TÜRSAB yöneticilerinin ortak olduğu havayolu acen telerinden almak zorunda kaldıkları, bu şekilde davranmayan firmaların akreditasyonunun iptal edildiği şeklindeki iddianın da kabulü mümkün görülmemektedir. Yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmeler ışığında , eşit durumdaki hizmet kullanıcılarına far klı davranarak ayrımcılık yapmak suretiyle 4054 sayılı Kanun un 6. maddesini ihlal ettiği iddia edilen TÜRSAB hakkında 4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir işlem tesisine gerek olmadığı kanaatine varılmıştır. 340 10-45/803 -265 12 J. SONUÇ Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; dosya konusu iddialara ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığına OYB İRLİĞİ ile karar verilmi ştir.