Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5844 E. , 2024/8039 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5844 Karar No : 2024/8039 TEMYİZ EDEN TARAFLAR:1-(DAVACI) ... İnşaat ve Eğitim Hizmetleri Anonim Şirketi VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava kon…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5844 E. , 2024/8039 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5844 Karar No : 2024/8039 TEMYİZ EDEN TARAFLAR:1-(DAVACI) ... İnşaat ve Eğitim Hizmetleri Anonim Şirketi VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde bulunan ... ada, ... parsel sayılı, Hazineye ait 3.704,57 m2 yüzölçümlü taşınmazın tamamının davacı şirket tarafından satış ofisi binası ve giriş mahalli (tek katlı yapı, MOBO) olarak işgal edildiğinden bahisle 07/01/2015-25/01/2019 tarihleri arasındaki dönem için 1.402.579,40-TL tutarındaki ecrimisil bedeline ilişkin olarak düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Mahkemece mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda; ... İlçesi, ... Mahallesi ... caddesi mevkiinde bulunan ... pafta, ... ada, ... parsel nolu 3.704,57 m2'lik taşınmazın davacı tarafından ecrimisil istenen dönemde tamamının kullanıldığı 2015 yılı için yıllık 60,00 TL/m2 ecrimisil bedelinin uygun olacağı, bu değer baz değer olarak alınarak ve yeniden değerleme oranlarından yaralanılmak suretiyle yapılan hesaplama sonucunda toplam ecrimisil bedelinin 999.801,68-TL olarak hesaplandığı görüldüğünden, bilirkişilerce yapılan değerlendirmelerin bilimsel olarak makul olduğu göz önüne alınarak dava konusu ecrimisil ihbarnamelerinin 999.801,68 TL’lik kısmında hukuka aykırılık, bu tutarı aşan 402.777,72 TL'lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, dava konusu işlemin kısmen iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: İlk derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve eksik değerlendirmeler içerdiği, söz konusu bilirkişi raporundaki tespitlere dayanılarak verilen temyize konu kararın da hukuka aykırı olduğu, bu nedenle davanın reddine ilişkin kısmın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TEMYİZ EDEN DAVALI İDARENİN İDDİALARI:Davalı idare tarafından, tahakkuk ettirilen ecrimisil bedelinin Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 4. ve 85. maddelerine uygun olduğu, ecrimisil bedelinin güncel rayiç değerler ile hakkaniyet kurallarına uygun olarak belirlendiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğu, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı İdare tarafından, cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın redde ilişkin kısmının onanması, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Davacının temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirme; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. Maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyiz incelemesi yapılan karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı idarenin temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirme; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 75. maddesinde, "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmüne yer verilmiştir. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde, "ecrimisil", Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın İdarece talep edilen tazminatı; "fuzuli şagil" ise, kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili idarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır. Anılan Yönetmelik hükümlerine dayanılarak çıkarılan 20/08/2011 tarih ve 28031 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle 20/08/2011 tarihinde yürürlüğe giren 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin Tespit ve Takdir Edilmesi" başlıklı 5. maddesinin 3. fıkrasında, "Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir." düzenlemesi yer almıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi ile "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Kanun'un 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir" hükmü yer almaktadır. Uyuşmazlıkta, keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinde belirtilen taşınmazın davacı tarafından 3.704,57 m²'lik bir kısmının satış ofisi ve giriş alanı olarak fuzulen işgal edildiği, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında tarla niteliğinde olduğu, ilk derece Mahkemesi kararına esas alınan bilirkişi raporunda söz konusu taşınmazın m² birim bedelinin 2015 yılı için 60,00 TL/m2 olarak belirlendiği, ancak idare tarafından ecrimisile konu taşınmazın cephesinin olduğu ... Caddesi'nin emlak vergisine esas asgari değerinin (2015 yılı için 78,80 TL/m2) göz önüne alınarak birim bedelinin belirlendiği anlaşıldığından, bilirkişi heyetince belirlenen ecrimisil bedelinin emlak vergisine esas asgari değerin yüzde üçünün altında kaldığı ve 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5/3 maddesine aykırılık teşkil ettiğinden temyize konu karara esas bilirkişi raporunun ecrimisil bedeli hesabına yeterli ve elverişli olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, dava konusu taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan, benzer amaçla (ticari) kullanılan, emsal oluşturabilecek yerlerin kira bedeli ile varsa önceki dönem ecrimisil bedelleri, kullanım amacı, şekli ve niteliği itibariyle civardaki emsalleri, emsal mahkeme kararları, taşınmazın konumu, mevkii, metrekare değeri, çevre koşulları ve davacının taşınmazın işgali ile elde ettiği yarar ve 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5/3. maddesinin de gözetilerek düzenlenecek ek rapor veya gerekirse yeniden mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak yeni bilirkişi raporu düzenlenmesi suretiyle ecrimisil bedelinin tespitinden sonra yeniden bir karar verilmesi gerekmekte olup, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmında bu nedenle hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının redde ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Anılan İdare Dava Dairesi kararının iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 30/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Uyuşmazlıkta, ecrimisil ihbarnamesine konu taşınmaz üzerinde yer alan otoparkın kimler tarafından ve ne şekilde kullanıldığının incelenmediği, dolayısıyla işgalin tam olarak tespit edilemediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişiler tarafından taşınmazda bulunan yapının davacı tarafından yapılmadığı, içerisinde bir takım eşyaların bulunduğu belirtilmişse de işgal edildiği ileri sürülen alanın keşif sırasında bilirkişi heyetince ölçüldüğüne dair tespitlere yer verilmeden idare tarafından belirtilen 3.704,57 m²'lik alanın kabul edildiği, ayrıca anılan raporda dava konusu taşınmazın kaç m²'sinin satış ofisi binası ve giriş mahalli (tek katlı yapı + mobo) olarak kullanıldığına ilişkin açık ve net olarak tespitlerin bulunmadığı ve eksik olarak düzenlendiği görülmüştür. Bu durumda, davacının iddiaları da dikkate alınmak suretiyle, gerekirse taşınmaz mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması veya bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılması suretiyle fuzulen işgal edildiği belirtilen alanın tespitine yönelik herhangi bir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde bir tespit ve değerlendirme yapılması gerektiğinden, bu hususda yeterli inceleme yapılmadan verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmadığı görüşüyle temyize konu kararın bozulması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle Dairemizce verilen temyize konu kararın onanmasına ilişkin kısmına esas yönünden, bozulması yönündeki kısmına ise gerekçe yönünden katılmıyorum.