T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/801 KARAR NO : 2026/236 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/10/2023 NUMARASI : 2022/465 E. 2023/877 K. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit - İstirdat İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : DAVALI VEKİLİ KARAR TARİHİ : 1…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/801 KARAR NO : 2026/236 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/10/2023 NUMARASI : 2022/465 E. 2023/877 K. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit - İstirdat İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : DAVALI VEKİLİ KARAR TARİHİ : 18/02/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/02/2026 Mahkemece verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında 2004 yılında adi ortaklık sözleşmesi imzalandığını, davalının adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan alacakları için davacıya karşı alacak davası açtığını, davacının Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/239 E., 2018/281 K. sayılı kararı ile davalıya 418.411,07 TL ödemesine karar verildiğini, bu karar üzerine Eskişehir 1. İcra Dairesinin 2018/4565 esas sayılı takip dosyası üzerinden davacıya karşı ilamlı icra takibi başlatıldığını, ancak takip dosyasında borcun yanlış hesaplanması nedeniyle davacının davalı ...'a 142.367,43 TL fazla ödeme yaptığını, takibe konu borca karşılık olarak 26/06/2022 keşide tarihli 150.000,00 TL tutarındaki çekin borcu aşacak şekilde davalıya verildiğini, davalının kötü niyetle çeki iadeden imtina ettiğini ileri sürerek, icra takibi nedeniyle davalıya fazla ödenen 142.367,43 TL'nin istirdatına karar verilmesini, 150.000,00 TL'lik çek yönünden ise borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı ile aralarında adi ortaklık sözleşmesi imzalandığını, 2013 yılında Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen karar üzerine davacıya karşı ilamlı icra takibi başlatıldığını, söz konusu kararın 2018 yılında kesinleştiğini, karar kesinleşinceye kadar geçen sürede takip dosyası üzerinden davacı aleyhine haciz işlemleri yapılarak bir kısım alacağın tahsil edildiğini, kesinleşen mahkeme kararının icra müdürlüğüne sunulduğunu ancak kalan takip borcunun tam ve kesin olarak hesaplanamaması üzerine dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, bilirkişi raporunda hesaplamanın takip tarihine göre yapılması gerekirken farklı bir tarih esas alınarak yapıldığını, davacının davalıya fazla ödeme yapmadığını aksine davacıdan hâlâ alacaklı olduğunu, ayrıca davacının dava konusu edilen çekin iptalini istemeye hakkı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. MAHKEME KARARI: Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf talebinde; davalı ...'ın yargılama devam ederken vefat ettiğini, mahkemece müteveffanın mirasçılarının davaya dahil edilebilmesi için süre verilmeden karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun karar vermeye elverişli olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Yargılama süresince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır (6100 sayılı HMK m.114,1/d ). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 50. maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 8 ve 28. maddelerine göre, her gerçek kişi, yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir ve taraf ehliyeti, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar, ölümle sona erer. Bu nedenle, ölmüş kişinin taraf ehliyeti yoktur. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur (4721 sayılı TMK m. 28/1). Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkân yoktur. Ölen tarafın mirasçılarına karşı veya onun mirasçıları tarafından davaya devam edilip edilmeyeceğinin tespiti için, bir ayrım yapmak gerekir. Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılarına geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır; bu davalara ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçıları tarafından) devam edilmesine imkan yoktur. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçıları tarafından) devam edilir. Bunlar malvarlığı haklarına ilişkin davalardır. Bu halde, ölen tarafın mirasçıları, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip ederler. Taraflardan birinin ölümü halinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir (6100 sayılı HMK m. 55). Öte yandan; yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın ehliyeti sona ereceğinden, ölen tarafın vekili varsa ölüm ile vekâlet ilişkisi de kural olarak sona erer (TBK m.43/1, 513/1). Vekilin davaya devam etmesi mümkün olmayıp, sadece bu kişinin mirasçıları tarafından davaya devam edilebilir. Yargılama devam ederken davalı ...’ın 28/12/2022 tarihinde vefat ettiği, müteveffa kişi hakkında mahkemece 19/10/2023 tarihinde karar verildiği anlaşılmıştır. Davalının yargılama sırasında vefat etmiş olması nedeni ile davalı mirasçılarının tespit edilip davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Belirtilen nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile (davalı vekilinin sair tüm istinaf sebepleri şimdilik incelenmeksizin) HMK.'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/10/2023 tarih, 2022/465 E., 2023/877 K. sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 4-Davalı vekili tarafından yatırılan peşin harcın talep halinde taraflarına iadesine, 5-İstinaf mahkemesi kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır