T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/968 KARAR NO : 2025/1947 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/01/2023 NUMARASI : 2022/88 E. 2023/27 K. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 31.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 12.01.2026 İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.01.2023 tarih 2022/88 E. 2023/27 K. sayılı kararın Dairemi…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/968 KARAR NO : 2025/1947 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/01/2023 NUMARASI : 2022/88 E. 2023/27 K. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 31.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 12.01.2026 İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.01.2023 tarih 2022/88 E. 2023/27 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davacının araç kiralama sözleşmesi ile davalıdan kiraladığı araçla trafik kazası yaptığını, aracın perte çıkması sonucu sigortanın ödeme yaptığını, sigortanın ödeme yapması sonrasında aracın sigortadan arta kalan gerçek değerini defaten davalının babasının hesabına gönderdiğini, ancak davalı tarafından davacı aleyhine İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1435 Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine dayalı genel haciz yoluyla icra takibi başlattığını, davacının İzmir 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/95 Esas sayılı dosyasında şikayet ve itiraz davası açtığını, ancak davanın reddine karar verildiğini, soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, takip dayanağı senet üzerinde davacının imzasının bulunduğunu, ancak senedin bütün halinde incelenmesi halinde açığa imza olarak atıldığının belli olduğunu, araç kira sözleşmesi altında bulunan boşlukların davalı tarafından hukuka aykırı şekilde doldurulduğunu, taraflar arasında araç kiralama haricinde herhangi bir hukuki ilişki olmadığını, davalının hangi sebebe dayanılarak böyle bir senedin oluşturulduğunu ve 120.000,00 TL'yi nakden nasıl aldığını ispatlaması gerektiğini, senet tanzim tarihinde davacının İzmir'de olmadığını.....Eğitim ve Merkez Komutanlığı emrinde kursiyer uzman çavuş olarak eğitim gördüğünü, davalının taraflar arasında imzalanan araç kiralama sözleşmesinin altındaki imza haricindeki boşlukların tamamını ya kendisinin doldurduğunu ya da başka birine doldurttuğunu iddia ederek, davacının icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davalının araç kiralama işi yapmadığını, vergi levhasının bulunmadığını, araç kiralama işinin davalının babası olan dava dışı ... tarafından yapıldığını, dava dilekçesinde bahsedilen araç kiralama ilişkisinin davalı ile ilgisinin olmadığını, senedin hiç bir mal teslimine ilişkin olmadığının açık olduğunu, davacının borcu nedeniyle ile senedi tanzim ettiğini ve imzaladığını, davacının imzanın kendisine ait olduğunu açıkça ikrar ettiğini, senedin doğumuna neden olan hukuki ilişkinin sakat olduğunun ispat yükünün davacıya ait olduğunu, senette yazılı bir tanzim yeri olmadığını, düzenleme yerinin bonoda bulunması gereken zorunlu şekli unsurlardan olmadığını, davacının senet tanzim tarihinde İzmir sınırlarında olup olmadığı yönünde tespit yapılmasında hukuki yarar bulunmadığını, tedavüle çıkarken anlaşmaya aykırı doldurduğunun yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini, davacının İcra Hukuk Mahkemesinde açtığı itiraz davasının reddedildiğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini savunarak davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından davacı aleyhine kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan icra takibinde dayanak olarak gösterilen senedin açığa imza atılması sureti ile elden edilen belgenin senede dönüştürülerek takibe konduğu, senedin tanzim tarihinde davacının İzmir sınırları içinde olmadığı iddiası ile davacının borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği, takibe dayanak belgenin kambiyo senedi vasfında bono olduğu, bonoda keşideci yerindeki imzanın davacıya ait olduğunun davacının da kabulünde olduğu, davacı tarafça dava konusu bonodaki imzanın açığa imza olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş ise de kambiyo senedi niteliğini taşıyan bu nevi bir belgenin hangi amaçla düzenlendiği, teminat senedi olduğu, açığa imza olduğu iddialarının da yine aynı kuvvette yazılı bir delil ile ispatlanması gerektiği; davacı tarafından keşideci kısmında kendisine ait olduğu kabul edilen kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığını ispatlar nitelikte bir delil sunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, dava konusu icra takibinin dayanağı olan senet üzerinde müvekkilinin imzasının bulunduğunu, ancak bu imzanın takip dayanağı senedin bütün halinde incelenmesinde açığa imza olarak atıldığının, araç kira sözleşmesinin altında bulunan boşlukların takip alacaklısı tarafından hukuka aykırı şekilde doldurulduğunun yapılacak bilirkişi incelemesinden sonra ortaya çıkacağını; ayrıca adi senet olduğu varsayımı ile senet üzerindeki bedel ve nakden alındığına ilişkin ibareden aralarında araç kiralama haricinde herhangi bir hukuki ilişki olmayan şahısların hangi sebebe dayanarak böyle bir senedin oluşturulduğunu takip alacaklısının ispat etmesi gerektiğini, miktar itibariyle yazılı delille ispatı gerektiğini, takip alacaklısının bu 120 bin TL'yi nakden nasıl aldığını ispat etmesi gerektiğini, dosya içerisinde mevcut bulunan ve .... Eğitim Komutanlığından gelen müzekkere cevabında senedin tanzim edildiği tarih olan 15.11.2017 çarşamba günü müvekkilinin İzmir'de dahi olmayıp Eğitim Komutanlığından ayrılmadığını, müvekkilinin İzmir'e araç kiralandığında gittiğini, senedin üzerinin davalı tarafından usulsüz şekilde doldurulduğunu, zira müvekkili ile davalının hiçbir tanışıklığı olmamasına rağmen tanımadığı bir kişiye senet vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince bu hususun yeterince irdelenmediğini, dosyanın yeniden incelenerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, icra takibine konu bono nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklıya ait olup, alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanıyorsa senede karşı senetle ispat kuralı gereği borçlu tarafından, aynı mahiyette bir belgeyle borçlu olunmadığının ispatlanması gerekmektedir. Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede, davanın teminat senedi, bedelsizlik ve senedin boş olarak verildiği iddiasına dayanan menfi tespit istemine ilişkin olmasına, kambiyo senedi uyarınca açılan menfi tespit davasında ispat külfetinin davacı borçlu üzerinde bulunmasına, senede karşı ileri sürülen her türlü iddia ve def'inin yazılı delille kanıtlanması zorunlu olup ispat külfeti üzerinde bulunan davacının senede karşı ileri sürdüğü bedelsizlik ve senedin teminat senedi olduğu iddiasının da ancak yazılı delille ispatlanması gerekmesine, takibe konu bonoda herhangi bir şekli noksanlık bulunmamasına, bedelsizlik, senedin teminat senedi olduğu ve senedin sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı delil ile ispat edilememesine, borcun ödendiğini gösterir herhangi bir yazılı delil sunulmamasına, tanık dinlenmesine imkan sağlayan davalıdan sadır olmuş yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge bulunmamasına, davacı vekilinin 12.01.2023 tarihli duruşmada yemin deliline dayanmadıklarını beyan etmiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.12.01.2026