2. Ceza Dairesi 2009/31601 E. , 2010/34282 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 Sayılı CMK’nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar v
**2. Ceza Dairesi 2009/31601 E. , 2010/34282 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 Sayılı CMK’nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; Mahkemenin 07.02.2007 tarihli duruşmasında, suçun sübutu halinde 5237 Sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen sanığa ek savunma hakkı verilmiş olduğundan tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 5237 Sayılı TCK'nın 53/1. madde ve fıkrasında belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın kasten işlenmiş suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması karşısında; kararda gösterilen hak yoksunluklarının hangilerinin ne kadar süre ile uygulanması gerektiği açıklanmamışsa da infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın önceden işlediği suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suç işlemesi nedeniyle hakkında kurulan mahkumiyet kararında; 5237 Sayılı TCK'nın 58/7 maddesi uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, cezanın infazından sonra bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde TCK'nın 51/5. maddesi gereğince hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişi görevlendirilmesine, bu uzman kişinin hükümlünün kötü alışkanlıklarından kurtulmasını ve sorumluluk bilinci ile iyi bir hayat sürmesinin temini hususunda öğütte bulunmasına, hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerde rapor vermesine hükmedilerek infazın kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 Sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, ancak; bu aykırılığın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan Hüküm fıkrasında bulunan “TCK'nın 58/7 maddesi gereğince sanık hakkında cezanın infazından sonra bir yıl müddetle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin hükmün "bir yıl müddetle" yazılı kısmının ve "denetimli serbestlik süresi içerisinde TCK'nın 51/5. maddesi gereğince hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişi görevlendirilmesine, bu uzman kişinin hükümlünün kötü alışkanlıklarından kurtulmasını ve sorumluluk bilinci ile iyi bir hayat sürmesinin temini hususunda öğütte bulunmasına, hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerde rapor vermesine” ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılmasına, karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/12/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.