(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/2319 E. , 2007/3477 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.06.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelen
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/2319 E. , 2007/3477 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.06.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, miras yolu ile malik olduğu 318 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 300 m2'lik bölümüne davalının elatmasının önlenmesini ve 1.000.00 YTL. haksız işgal tazminatının tahsilini istemiştir. Mahkeme, elatma olduğunun saptanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiş, Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Mahallinde yapılan keşifte, taraflara ve mahalli bilirkişiye dava konusu edilen yer duraksamaya yer vermeyecek şekilde göstertilmemiş, taşınmazların mevcut sınırı optik aletli ölçüm yapılarak belirlenmemiş, böylece davacı parseline davalı tarafından elatma olup olmadığı tesbit edilmemiş, bilirkişi raporu da bu durumu açıklayacak nitelikte görülmemiştir. Raporda, dere açılmak suretiyle taşınmazların birbirinden ayrıldığı, tecavüzün bulunmadığı belirtilmiş ise de, davacı parselinin bütünü sınır boyunca teknik şekilde ölçülerek herhangi bir noktasında davalının tecavüzünün bulunup bulunmadığı açıkça gösterilmediğinden, yetersiz keşif ve keşif sonucu düzenlenen hükme esas alınmayacak nitelikteki bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 30.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.