T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/392 - 2026/428 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/392 KARAR NO : 2026/428 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/12/2023 NUMARASI : 2023/262 E. - 2023/526 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/392 - 2026/428 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/392 KARAR NO : 2026/428 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/12/2023 NUMARASI : 2023/262 E. - 2023/526 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/12/2023 tarih ve 2023/262 E. - 2023/526 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, 2001 yılında kurulan e-tahsilat, banka entegrasyonları, sanal ve fiziki pos hareketlerinin detaylı raporlamalarını yapabilen ve doğrudan borçlandırma sistemleri gibi açık bankacılık platform teknolojileri geliştiren müvekkilinin, 2022/104483 sayılı "..." ibareli markanın 36 ve 42. sınıflarda tescili talebinin Markalar Dairesi Başkanlığınca bir kısım hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK'nın 5/1-b,c hükümleri uyarınca reddedildiğini, bu karara yönelik itirazının da YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa "..." ibareli markanın şekil, renk yazı tipi ve boyutu bakımından bir bütün olarak tüketiciler tarafından marka olarak algılanabilecek özelliklere sahip aynı zamanda ayırt edici niteliğinin de bulunduğunu, "..." ibaresinin cins, çeşit, vasıf vs. belirtmediğini ve doğrudan bir hizmeti tanımlamadığını, tüketicilerin yalnızca "..." ibaresinden yola çıkarak doğrudan belirli bir hizmeti düşünmesinin söz konusu olmadığını ileri sürerek 2023-M-3483 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davacı tarafından tescili talep edilen hizmetlerin 36. sınıftaki "Finansal ve parasal hizmetler." ile 42. sınıftaki "Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri"nden oluştuğunu, davaya ibarenin geniş bayi / müşteri ağı bulunan firmaların bayi ya da müşterilerine yapacakları mal ve hizmet satışlarına yönelik fatura tahsilatlarının otomatik olarak gerçekleştirilmesini sağlayan bir nakit yönetimi hizmeti anlamına gelen "doğrudan borçlandırma sistemi" ibaresinin kısaltması olduğunu, bu çerçevede "..." ibaresinin kısmi ret kararı kapsamındaki hizmetler bakımından ilgili tüketiciler tarafından, redde konu hizmetler açısından belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağını, bu malların özelliklerini belirten tasvir edici adlandırma olarak değerlendirileceğini, dolayısı ile başvurunun bir bütün olarak, markanın asli işlevi olan, belirli bir işletmeye ait malları diğer işletmelere ait benzer mallardan ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getirmeyeceğini ve ibarenin piyasada tanımlayıcı olarak kullanıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, turkuaz renk ve mavi renkli kelime unsurundan oluşan davaya konu markadaki "..." ibaresinin bir finans terimi olarak, bankacılık sektöründe sıklıkla kullanılan "doğrudan borçlanma sistemi”nin baş harflerinden oluştuğu, üç adet kareden oluşan ve bütüncül olarak ok figürünü andıran basit bir mizanpaja sahip şekil unsuru karşısında kelime unsurunun öne çıktığı, doğrudan borçlandırma sisteminin uzun yıllardır Türk Bankacılık literatüründe tüm bankalar tarafından ortak adla kullanılan ve bayi sayısı çok olan şirketler ve özel okullar tarafından tercih edilen bir ödeme ve kredi aracı olduğu, sistemin müşterilere mevduat hesabı tanımlanası ve ödemelerin elektronik ortamda zamanında yatırılmasını ve yatırılmaması halinde tanımlanan kredi limitinden bu miktarların çekilmesini sağladığı, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere bankalar tarafından sıklıkla kullanılan "..." ibaresinin "Finansal ve parasal hizmetler" ile doğrudan ilişkilendirilebilir olduğu, belirtilen hizmetler bakımından tanımlayıcı olan işaretin, markanın en temel fonksiyonu olan kaynak gösterme fonksiyonunu yerine getiremeyeceği, somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı, ancak ibarenin dava konusu marka kapsamından çıkarılan "Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri" ile doğrudan ilişkili olmadığı ve bu hizmetleri veya karakteristik özelliklerinden birini doğrudan tanımlamadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile "Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri." bakımından 2023-M-3483 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosyada mevcut 06/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda "şekil+..." ibaresinden oluşan davaya konu markanın tescil konusu sınıflar üzerinde tanımlayıcı olmadığı gibi ayırt edici nitelikte olduğunun bildirildiğini, mahkemece varılan sonucun hem bilirkişi raporu hem de marka inceleme kılavuzu ve Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tamamen kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, geniş bayi/ müşteri ağı bulunan firmaların bayi ya da müşterilerine yapacakları mal ve hizmetlerin satışına yönelik fatura tahsilatlarının otomatik olarak gerçekleştirilmesini sağlayan bir nakit yönetimi hizmeti anlamına gelen "doğrudan borçlandırma sistemi" kelimesinin kısaltması olan "..." ibaresinin kısmi ret kararı kapsamındaki hizmetler bakımından ilgili tüketiciler tarafından, redde konu hizmetler açısından belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağını ve bu malların özelliklerini belirten tasvir edici adlandırma olarak değerlendirileceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tamamen reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka (marka ile ilgili kurum kararlarının iptali) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 5/1-b maddesinde, herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceklerinin düzenlendiği, madde gerekçesinde de açıklandığı üzere bu hükme göre, sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmetler için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretlerin, marka olarak tescil edilmelerinin mümkün olmadığı, somut olayda bir ödeme sistemini ifade eden "..." ibaresinin "Finansal ve parasal hizmetler" ile doğrudan ilişkilendirilebilir olduğu, belirtilen hizmetler bakımından tanımlayıcı olan işaretin, markanın en temel fonksiyonu olan kaynak gösterme fonksiyonunu yerine getiremeyeceği ve somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı, buna karşılık "Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri" ile doğrudan ilişkili olmadığı gibi ayırt edici niteliğinin de bulunduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı kurum tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davalı kurumdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf aşamasında tarflarca yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.