11. Hukuk Dairesi 2011/15047 E. , 2013/13981 K. MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/07/2011 tarih ve 2010/152-2011/159 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içeris…
**11. Hukuk Dairesi 2011/15047 E. , 2013/13981 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/07/2011 tarih ve 2010/152-2011/159 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkilinin tüm Dünyada tanınmış ZARA ibareli markaların sahibi olduğunu, TPE nezdinde de ZARA ibareli 2, 3, 4, 5, 6, 8, 9, 11, 14, 15, 16, 18, 20, 21, 22, 24, 25, 26, 27, 28, 34 ve 35. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 20.03.2001/4922, 18.04.2001/6985, 13.05.1994/5065 (153527), 22.01.1996/982 (166963), 26.03.1997/4035, 20.07.2000/14788, 25.09.1998/13372 (203599), 16.12.1998/17968 (207048), 12.02.1999/1247 (207131), 21.12.2004/42227, 06.11.2007/60541 ve 19.06.1997/8724 (207580) sayılı markaların sahibi olduğunu, FARA ibareli 2008/74220 sayılı, 3, 4, 5, 9, 28 ve 32. sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusunun Resmî Marka Bülteni'nde yayımlanması üzerine iltibas ve tanınmışlık vakıalarına dayanarak başvurunun reddi amacıyla itirazda bulunduklarını, ancak itirazlarının nihaî olarak YİDK’nın 2009/M-3941 sayılı kararıyla reddedildiğini ileri sürerek, hukuka aykırı kurum kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, davacı itirazlarının haksız olduğunu, zira başvuru konusu FARA ibareli işaret ile davacının ZARA ibareli markalarının iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal bir benzerlik taşımadığını, ortalama tüketicilerin her iki markanın farklı olduğunu derhâl ve hiç düşünmeden algılayabileceklerini, bu nedenle başvurunun tescilinin davacının markalarının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlamasının, onun itibar ve ayırt edici karakterini zedelemesinin de mümkün bulunmadığını ifade ederek, açılan davanın reddine karar verilmesini gerektiğini savuntur. Davalı şirket vekili, davacının müvekkiline karşı 2008/74220 sayılı markanın hükümsüzlüğü istemiyle İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2010/139 esas sayılı dosyasında dava açtığını, iş bu dosyaki dava ile anılan dosyadaki davanın aynı olduğunu, ikinci olarak açılan bu davanın derdestlik nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, Ankara 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2009/80 esas sayılı dosyasında FARA ibaresi ile ZARA ibaresinin farklı görüldüğünü, başvuru konusu FARA ibareli işaret ile davacının ZARA ibareli markalarının iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal bir benzerlik taşımadığını, ortalama tüketicilerin her iki markanın farklı olduğunu derhâl ve hiç düşünmeden algılayabileceklerini, bu nedenle başvurunun tescilinin davacının markalarının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlamasının, onun itibar ve ayırt edici karakterini zedelemesinin de mümkün bulunmadığını savunarak, açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun ZARA ibaresinden oluştuğu, anılan kelimenin yargılama konusu ürün ve hizmetler bakımından derhâl ve doğrudan doğruya ürün ve hizmetlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir hâlini belirtmediğinden somut ve soyut olarak ayırt edicilik vasfının bulunduğu, esasen uzun süreli kullanımla giyim sektöründe tanınmışlık vasfı kazandığı, davalı başvurusunun konusu olan işaretin FARA ibaresinden oluştuğu, görsel, secil ve anlamsal olarak bıraktıkları umumi intiba itibariyle markalar ile işaretin kapsamlarındaki bir kısım ürünler bakımından benzer mahiyette olduğu, başvuru kapsamında yer alan ağartma ve temizlik amaçlı maddeleri, aşındırıcı ürünler (zımpara bezleri, zımpara kağıtları, pomza taşları, pastalar dahil) ve parlatma ve bakım ürünleri (deri, vinil, metal ahşap ve benzeri için)'nin davacı markalarının kapsamında benzerlerinin yer aldığı, normal düzeyde bilgilendirilmiş, makûl ölçüde dikkatli, işaret ve markayı aynı anda görüp detaylarını karşılaştıramayan ve daha önce yararlandığı ürünlerle ilgili markanın göz ve kulağında kalan izine dayanarak sonraki ağartma ve temizlik amaçlı maddeleri, aşındırıcı ürünler (zımpara bezleri, zımpara kağıtları, pomza taşları, pastalar dahil) ve parlatma ve bakım ürünleri (deri, vinil, metal ahşap ve benzeri için) alımlarında aynı markayı taşıyan mallardan yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki alıcıların bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı, anılan ürünlerle ilgili satın alma süresi içersinde davacının ZARA ibareli markasını taşıyan anılan ürünleri satın almak isterken davalının FARA işaretini taşıyan anılan ürünleri satın alma yönünden tercihte bulunabilecekleri, bir kısım alıcıların iki farklı marka karşısında bulunduğunu algılayabilse bile marka ve işaretin birbirleriyle idarî ve ekonomik olarak bağlantılı şirketlere ait olduğu yönünde algılamada bulunulmalarının kaçınılmaz olduğu, özellikle bu ürünler bakımından işletmesel bağlantılandırma kurulmasının kaçınılmaz olduğu, buna karşın başvurunun gerek işaretin gerekse malların farklılı sebebiyle diğer ürünler bakımından davacı markaları ile ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığı, bir imaj devrinin müamkün olmaması sebebiyle başvurunun tescilinin davacının ZARA ibareli markasının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlama imkânının olmadığı, özellikle ürün ve hizmetlerin birbirinden oldukça uzak sektörlerde yer alması sebebiyle başvurunun davacının davacının ZARA ibareli markalarının itibar ve ayırt edici karakterini zedelemesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile TPE YİDK'nın 2010/M-2302 sayılı kararının, ağartma ve temizlik amaçlı maddeler, aşındırıcı ürünler (zımpara bezleri, zımpara kağıtları, pomza taşları, pastalar dahil), parlatma ve bakım ürünleri (deri, vinil, metal ahşap ve benzeri için) bakımından iptaline, sair yönlerden iptal isteminin reddine karar verilmiştir. Karar, davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin ayrı ayrı tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin ayrı ayrı bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 01/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.