8. Hukuk Dairesi 2023/3856 E. , 2025/1240 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/70 E., 2023/25 K. Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Giresun ili Tirebolu ilçesi ... köyü, 232 ada 2 parsel (eski 1813 parsel) sayılı taşınmaz, 1.660 metrekare yüzölç
**8. Hukuk Dairesi 2023/3856 E. , 2025/1240 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/70 E., 2023/25 K. Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Giresun ili Tirebolu ilçesi ... köyü, 232 ada 2 parsel (eski 1813 parsel) sayılı taşınmaz, 1.660 metrekare yüzölçümü ile ... ve ... adına fındık bahçesi vasfıyla, 232 ada 17 parsel (eski 1816 parsel) sayılı taşınmaz ise 5.560 metrekare yüzölçümü ile fındık bahçesi vasfıyla ... ve ... adına tespit edilmiştir. Orman İdaresi tarafından, dava konusu taşınmazların orman vasfında olduğu açıklanarak, tespitin iptali ile orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, 232 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ... ve ... adına, 232 ada 17 parsel sayılı taşınmazın ise ... adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. 1. Dava konusu 232 ada 2 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın orman vasfında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; dava konusu 232 ada 2 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak yapılan keşif neticesinde dosyaya sunulan orman bilirkişi raporunda taşınmazın 1959 tarihli memleket haritasında yeşil alanda kaldığı ancak tarım yapılmasından dolayı yeşil alanda kaldığı, hali hazır durumda üzerinde fındık bahçesi ve yöreye ait ağaçlar, kızılağaç, eğrelti otu ve çayır bitkileri bulunduğu belirtilmiş, ziraat bilirkişi raporunda ise taşınmazın tamamında fındık ocakları olduğu bildirilmiştir. Bu durumda taşınmazın orman vasfında olup olmadığı hususunda duraksama oluşmuş, ayrıca dava konusu taşınmaza çok sayıda tapu kaydı uygulanmak suretiyle kadastro tespiti yapılmış olmasına rağmen, söz konusu tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadıkları ve halen geçerliliklerini koruyup korumadıkları da araştırılmamıştır. Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için, İlk Derece Mahkemesince, tespite esas tapu kayıtları tüm tedavülleri ile birlikte getirtildikten sonra, orman mühendisi, ziraat mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendislerinden oluşturulacak bilirkişi heyeti marifetiyle, tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadıkları, halen geçerliliklerini koruyup korumadıkları, taşınmazın en eski tarihli ve tüm hava fotoğrafları ile memleket haritaları ve amenajman planlarında ne şekilde göründüğü hususları ayrıntılı şekilde araştırıldıktan sonra taşınmazın orman vasfında olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılarak bir hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde ret kararı verilmesi doğru olmamıştır. Kabule göre ise; yörede 2018 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22-a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmalarında taşınmazın yüzölçümü 1.763,07 metrekare olarak tespit edilmiş olup, hüküm tesis edilirken bu miktar dikkate alınması gerekirken ne yeni yüzölçümü ile ne de eski yüzölçümü ile ilgisi bulunmayan 3.609,44 metrekare miktarın esas alınması da doğru değildir. 2. Dava konusu 232 ada 17 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava konusu 232 ada 17 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak yapılan keşif neticesinde dosyaya sunulan orman bilirkişi raporunda, taşınmazın 1955 tarihli hava fotoğrafında koyu orman sayılan alanda kaldığı ve ormanla bütünlük oluşturduğu, 1959 tarihli memleket haritasında da yeşil orman sayılan alanda kaldığı, taşınmaz üzerinde ve çevresinde yoğun şekilde kızılağaç, kestane ağaçları, orman gülleri v.s olduğu, ormanaltı florasına sahip türler bulunduğu sonuç olarak dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğu tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararında da esasen taşınmazın orman vasfında olduğu, ancak kısa kararda davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle çelişki oluşturulamayacağından gerekçeli kararda da davanın reddine karar verildiği açıklanmıştır. Yapılan yargılama neticesinde orman vasfında olduğu tespit edilen 232 ada 17 parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Kabule göre ise; yörede 2018 yılında 3402 sayılı Kanun’un 22-a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmalarında taşınmazın yüzölçümü 5.522,43 metrekare olarak tespit edilmiş olup, hüküm tesis edilirken bu miktar dikkate alınması gerekirken ne yeni yüzölçümü ile ne de eski yüzölçümü ile ilgisi bulunmayan 3.609,44 metrekare miktarın esas alınması da doğru değildir. S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.