1. Hukuk Dairesi 2014/3223 E. , 2014/14325 K. "" MAHKEMESİ : VAN 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/02/2013 NUMARASI : 2011/35-2013/76 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekilince süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi,duruşma isteği dava değeri yönünden reddedildi,gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- …
**1. Hukuk Dairesi 2014/3223 E. , 2014/14325 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : VAN 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/02/2013 NUMARASI : 2011/35-2013/76 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekilince süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi,duruşma isteği dava değeri yönünden reddedildi,gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve miras payı oranında tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece,miras bırakanın temliklerde paylaştırma amacı taşıdığı gibi satışın da gerçek olduğu dolayısıyla mal kaçırma amacı bulunmadığı gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; miras bırakan M.S. T.'nun maliki olduğu 256 ada 25 ve 54 parsel sayılı taşınmazlarını oğlu olan davalı Şakir'e verdiği 27.10.2006 tarihli vekaletname ile diğer oğlu davalı Sebahettin'e 24.11.2006 ;256 ada 53 parsel sayılı taşınmazını ise dava dışı Kültür Eğitim Yayın Dağıtım Pazarlama ve Ajans Hizmetleri Anonim Şirketine 29.03.2006;ondan da (05.02.2007 tarihli ifraz neticesinde ..ada ..ve .. parsel sayılı taşınmazların) diğer davalı Şakir'e 04.05.2007 tarihli satış aktiyle devredildiği, 1919 doğumlu murisin 25.12.2007 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak çocukları davacılar Yurdagül ve Necati ile davalılar Sebahettin ve Şakir ile dava dışı Şerafettin,Selahattin ve Sadeddin'in kaldıkları anlaşılmaktadır. Davacılar, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlar;davalılar ise murisin hac vazifesini yerine getirmek amacıyla taşınmazlarını sattığını, murise ait başka taşınmazların bulunduğunu,kendi üzerinde bıraktığı taşınmazların temlik ettiği taşınmazlardan daha değerli olduğunu,murisin davalılardan Şakir'e verdiği vekaletname kullanılarak Şakir'in murisin kendisine ait tüm taşınmazları üzerinde tasarruf işlemi yapabilecek konumda iken yapmadığını,ayrıca diğer mirasçılara da taşınmazlar devrettiğini belirtip davanın reddini savunmuşlardır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.