İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve katılma yolu ile davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulduğu, cari hesap ekstresi tahsil edilmeyince müvekkili şirket adına İs…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1004 KARAR NO : 2025/1989 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/02/2022 NUMARASI : 2021/665 Esas - 2022/123 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve katılma yolu ile davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulduğu, cari hesap ekstresi tahsil edilmeyince müvekkili şirket adına İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı, ancak davalı şirket herhangi bir borcu olmadığından bahisle icra takibine itiraz ettiği, herhangi bir ödeme yapmayan borçlu şirket aleyhine 44.249,20 -TL takip çıkışı olarak icrai işlemlere başlanılmış, gönderilen ödeme emrine mezkur borçlunun haksız ve mesnetsiz olarak itiraz etmesi üzerine işbu davanın ikamesi ve davalının yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına ve işbu haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı talebimizin de kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davacı arasındaki ticari iş ilişkisi nedeniyle davacı 21.05.2021 tarihinde mail ile müvekkil şirketten 44.249,20 TL cari hesap alacağının ödenmesini talep ettiği, müvekkil şirket muhasebe tarafı ödemenin en kısa sürede gerçekleşeceği, faturaların onay kısmının henüz tamamlanmadığını beyan etmiş, bir kaç gün müddet istediği, müvekkili şirket muhasebe departmanının davacı firmada Satış Müdürü olarak çalışan ...ile yazışmalarında ve telefon görüşmelerinde 21.05.2021 tarihinden sonra faturanın onay sürecinde olduğu, onaylanmasının akabinde hemen ödemenin yapılacağı bilgisi verilmiş, ödeme için müddet alındığı, müvekkili şirket bu görüşmeden sonra hızlı bir şekilde faturanın teyit ve onayını sağlamış, ödeme için onay almış ve 26.05.2021 tarihinde müvekkil şirket hesabından davacının cari hesabına 44.250,00- TL ödeme yapıldığı, davacı şirket aleyhine her türlü alacak sair taleplerimize ilişkin dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla haksız ve hukuki mesnedi olmayan itirazın iptali davasının reddi ile haksız ve mesnetsiz icra takibinin iptaline, davacı tarafın İİK'nun 67/2'nci maddesi uyarınca %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına, yargılama giderleri ve lehimize vekalet ücretinin davacıya tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, icra dosyası ve tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede; Davacı tarafça, davalı adına İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden 24/05/2021 tarihinde icra takibi başlatıldığı,davacı ile davalı arasında cari hesap bakiye alacağı yönünden ihtilaf bulunmadığı, davalı tarafça 26/05/2021 tarihinde asıl alacak miktarı olan 44.249,20 TL bedelin icra dosyasına yatırıldığı, dolayısıyla itirazın iptaline konu asıl alacağın, takip tarihinden sonra, ancak dava açılmadan önce ödenmiş olduğundan bu bedel yönünden hukuki yarar yokluğundan, itirazın iptali talebinin reddine, takibin faiz ve ferileri yönünden devamına, asıl alacak ödenmiş olmakla, icra inkar tazminatı koşulları oluşmadığından buna yönelik talebin reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; itirazın iptali davasına konu alacağın, takip tarihinden sonra ancak dava açılmadan önce ödendiğini, mahkemece asıl alacak yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece davalının ödemiş olduğu asıl alacak bedelinin doğrudan ana paradan düşüldüğünü, ancak borçlu tarafından yapılan ödemelerin öncelikle takibin ferilerine mahsup edilmesi gerektiğini, davalının, takip talebi ve itiraz dilekçesinden sonra dava açılmadan önce ödeme yaparak; borcu kabul ettiğini, haksız itirazda bulunduğunu, takibin ferilerine ödemesi mahsup edildiğini, davalının ana para alacağını ödeyerek borcu kabul ettiğini, itiraz ederek davacı şirketi zarara uğrattığını, mahkemece davanın haklılığı yönünde kanaat oluştuğunu, takibin feriler yönünden devamına karar verildiğini, ancak yanılgılı değerlendirme ile asıl alacağın ödendiğinden bahisle icra inkar tazminatının şartları oluşmadığı gibi bir çıkarım yapıldığını, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davanın ödenen bedelin öncelikle ferilerden mahsup edilmek ve asıl alacaktan düşülmek üzere itirazın iptaline karar verilmesini, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin, davacı şirketin alacağını, aleyhine icra takibi açıldığını bilmeden ve temerrüde düşürülmeden önce 26.05.2021 tarihinde davacı şirketin hesabına ödediğini, ödeme emrinin, ödeme yapıldıktan sonra tebliğe çıkarıldığını ve 04.06.2021 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirketin aleyhine yapılan icra takibinden ödeme emri tebliğ edildikten sonra haberdar olduğunu ve icra dosyasına konu alacağın ödenmesi gerekçesiyle itiraz ettiğini, ayrıca ödeme belgesini de ibraz ettiğini, davanın reddi gerekirken, faiz ve fer'ileri yönünden kabulüne karar verilmesinin isabetli olmadığını beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, taraflar arasında ticari satıma dayalı bakiye cari hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince; asıl alacağa yönelik itirazın iptali talebinin reddine, takibin faiz ve ferileri yönünden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından yukarda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuş, davalı vekilince de katılma yolu ile yukarıda yazılı sebeplerle istinaf isteminde bulunulmuştur Davacı tarafça davalı hakkında İstanbul Anadolu 21 icra müdürlüğü'nün ... esas numaralı dosyasıyla 24 Mayıs 2021 tarihinde 44.249,20 TL alacağın ve ferilerinin tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafın asıl alacak olarak talep edilen 44.249,20 TL' yi asıl alacaklının hesabına takip tarihinden sonra 26 Mayıs 2021 tarihinde 44.250 TL olarak ödediği, 7 Haziran 2021 tarihinde ödeme dekontu da sunarak borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, davacı tarafça 28 Eylül 2021 tarihinde 44.249,20 TL harca esas değer gösterilerek eldeki itirazın iptaline ilişkin davanın açıldığı görülmektedir.Davalı tarafça takip tarihinden sonra, dava tarihinden önce 26 Mayıs 2021 tarihinde 44.250 TL ödeme yapılmıştır. Davacı tarafça, davalının takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne dair bir evrak sunulmamış olmakla, davalının takip tarihi olan 24 Mayıs 2021 tarihinde temerrüde düştüğü sonucuna ulaşılmaktadır.Mahkemece davalı tarafından takip tarihinden sonra, dava tarihinden önce yapılan 44.250 TL ödemenin TBK 100 maddesi gereği öncelikle faiz ve masraflara mahsubu bakiye kalması halinde asıl alacaktan mahsup edilerek dava tarihi itibariyle davacının asıl alacak ve işlemiş faiz alacağının belirlenmesi, belirlenen bu miktar esas alınarak hüküm kurulması, icra inkâr tazminatının da bu miktar üzerinden belirlenmesi gerektiği husu göz ardı edilerek karar verilmesi doğru bulunmamıştır. (Emsal Yargıtay 23.hd 2014/2255 e. 2014/7493 k. sayılı ilamı). Yargıtay 19 HD'nin 06/11/2018 tarih, 2017/2059 esas ve 2018/5532 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere temerrüt tarihi olan 24 Mayıs 2021 ile takipten sonra yapılan 26 Mayıs 2021ödeme tarihine kadar asıl alacağa talep gibi %9 oranında yasal faizi işletip yapılan ödeme önce faizden, geriye kalanı da asıl alacaktan düşüp sonra eğer varsa ilk ödeme tarihinden ikinci ödeme tarihine kadar geriye kalan asıl alacağa faiz işletilmesi şeklinde hesaplama yapılması gerekir. Bu şekilde tüm ödemeler için hesap yapıldıktan sonra son ödeme tarihindeki borç durumuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı şeklide davanın asıl alacak yönünden reddine karar verilmesi isabetli değildir. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip dosyada toplanan deliller ile karar verilmesinin mümkün olduğundan dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmiştir.Davalının temerrüt tarihi 24 Mayıs 2021 ile ödeme yapılan 26 Mayıs 2021 arasında geçen 2 günlük süre için dairemizce takibe konu asıl alacağa 44.249,20 TL X 2 gün X 9/36.500 = 21,82 TL faiz hesaplanmıştır. Yapılan 44.250,00 TL ödemenin öncelikle hesaplanan 21,82 TL faiz alacağından mahsubu gerekir. Bakiye 44.228,18 TL nin takip talibinde istenilen asıl alacak 44,249,20 TL den mahsubu ile 26 Mayıs 2021 tarihi itibarıyla bakiye 21,02 TL asıl alacak kalmaktadır. Takipten sonra yapılan tahsilatın müddeabihe dahil olan asıl alacaktan mahsup edilen 44.228,18 TL yönünden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Takip tarihinden sonra işleyen faizden mahsup edilen kısım yönünden ise bu kısım müddeabihe dahil olmadığından hesaplamada mahsup işlemi yapmakla yetinilmiştir. Davacının yaptığı tahsilatı faiz ve asıl alacaktan düşerek eldeki itirazın iptali davasını açması gerekirken mahsup işlemi yapmadan itirazın iptali davası açması nedeniyle, hukuki yararı bulunmayan 44.228,18TL esas alınarak yargılama giderleri dağıtılması ve davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir. Hukuki yarar bulunmayan kısım yönünden davacının kötü niyeti ispat edilmediğinden ve ilk derece mahkemesi kararının bu yönden istinaf edilmemiş olması nazara alınarak davalının kötü niyet tazminatı talebin reddine karar vermek gerekmiştir.İlk derece mahkemesince hüküm altına alınan vekalet ücretinin 5.100,00 TL olduğu, davacının istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, bu haliyle aleyhe kaldırma yasağı kapsamında davalı yararına ilk derece mahkemesince hüküm altına alınan miktar kadar vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davalı vekilinin katılma yolu ile istinaf isteminin reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü'nün ... esas numaralı dosyasına yaptığı itirazın 21,02 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa 26 Mayıs 2021 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, 2-Davacının fazlaya ilişkin isteminin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine , 3-İtirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si olan 4,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödemesine, 4-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL. harçtan peşin alınan 534,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 80,98 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafça 534,42 TL peşin ve başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafından yapılan toplamda 78,00 TL. yargılama giderinden red/kabul oranına göre 1,00 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 21,02 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 5.100,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre 2,00 TL'sinin davalıdan, 1.318,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 11-HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine, 12-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davalı taraftan alınması gereken 615,40 TL ilam harcından peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, c-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, d-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)- a maddesi uyarınca Kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2025