11. Hukuk Dairesi 2023/4019 E. , 2024/5875 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/763 Esas, 2023/565 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/109 E., 2022/259 K. Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın r
**11. Hukuk Dairesi 2023/4019 E. , 2024/5875 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/763 Esas, 2023/565 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/109 E., 2022/259 K. Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/118845 sayılı "kale center" ibareli marka tescil başvurusunun, davalı şirketin "kale" esas unsurlu markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazı sonucunda, TÜRKPATENT 2022-M-9 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin marka başvurusu ile davalı şirketin itiraza mesnet markalarının karıştırılma ihtimaline yol açacak derecede benzer olmadığını ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin "kale" esas unsurlu markalarıyla benzer olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenen 2022-M-9 sayılı YİDK kararının davacının marka vekiline 18.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 92 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu tarihte başlayan iki aylık hak düşürücü sürenin 18.03.2022 tarihinde Cuma günü dolduğu, davanın iki aylık hak düşürücü süre dolduktan sonra, 21.03.2022 tarihinde Salı günü açıldığı, anılan sürenin 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükmünde ifadesini bulan, diğer kanunlarda yer alan ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 172 nci maddesi ile 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği İle Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'a (5000 sayılı Kanun) eklenen 15/C maddesi ile belirlenen dava şartı niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu 17.01.2022 tarihli 2022-M-9 sayılı YİDK kararının davacı şirket marka vekili olan Nilgin Dinkçi Taşçı'ya elektronik ortamda tebliğ edildiğini, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) "Elektronik Tebligat" hükümlerini düzenleyen 7/a maddesinin 28.02.2018 tarihli son haline göre; "Elektronik yolla tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağını", dolayısıyla 17.01.2022 tarihli 2022-M-9 sayılı YİDK'nın tebliğ tarihinin 18.01.2022 değil, bu tarihe 5 gün eklenmesi suretiyle bulunan 23.01.2022 tarihi olduğunu, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin E. 2021/14722 K. 2021/14804 T. 22.9.2021 kararının da bu yönde bulunduğunu, 6769 sayılı Kanun'un kabul tarihinin 22 Aralık 2016, R.G.'de ilân tarihinin 10 Ocak 2017 olduğunu, dolayısıyla anılan Kanunun 160 ıncı maddesinin altıncı fıkrası hükmünün, ... Kanun olan Tebligat Kanunu'nun emredici hükümlerine ve Yargıtay'ın kararlarına aykırılık teşkil ettiğinden geçerli sayılmamasının gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı hususunda toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve aynı Kanun'un 92 inci ve 114 üncü maddeleri 2. 6769 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin altıncı fıkrası 3. 7201 sayılı Kanun'un 7/a maddesi 4. 5000 sayılı Kanun'un 15/c maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.