İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil edilmiş olan 2014/101086 sayılı patentin sahibi olduğunu. Davalı tarafça davacıya şirkete gönderilen Kadıköy 13. Noterliği'nin 14 Mayıs 2020 tarih ve 6171 sayılı ihtarname ile patent…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1380 Esas KARAR NO: 2025/1724 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 27/12/2022 NUMARASI : 2020/223 E. - 2022/236 K. DAVANIN KONUSU: Patentin Hükümsüzlüğü İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil edilmiş olan 2014/101086 sayılı patentin sahibi olduğunu. Davalı tarafça davacıya şirkete gönderilen Kadıköy 13. Noterliği'nin 14 Mayıs 2020 tarih ve 6171 sayılı ihtarname ile patent hakkına tecavüz edildiğini ileri sürdüklerini, dilekçede ayrıntıları ile ortaya konacağı üzere, davalı adına tescil edilmiş olan 2014/101086 sayılı patent, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu md. 82 ve md. 83'de belirtilen patent verilebilirlik şartlarını taşımamakta olduğunu, keza davalı şirket tarafından patent başvurusu yapılırken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu md. 92'de belirtilen düzenlemelere uygun davranılmamış olduğunu, yine, davalı tarafça davacı şirket tarafından satışı yapılan ürünün 2014/10106 sayılı patente konu ürünün birebir kopyası olduğu ileri sürülmüş ise de davacı şirkete ait ürün, davalı tarafça iddia edildiği gibi patente konu ürünün kopyası da olmadığını, bu yönleri ile davalı adına tescilli olan 2014/10106 sayılı patentin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davacı şirket tarafından satışı yapılan ürünlerin davalı adına tescil edilen patent hakkına tecavüz teşkil etmediğinin tespitine karar verilmesi için sayın mahkemeye başvuru zorunluluğu doğmuş olduğunu, davalı adına tescil edilmiş olan 2014/101086 sayılı patent 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu md. 82'de öngörülen "yeni" olması şartını taşımamakta olduğunu, tekniğin bilinen durumu, patent başvurusunun yapıldığı tarihten önce, buluş konusunda dünyanın herhangi bir yerinde toplumca erişilebilir yazılı veya sözlü tanıtım, kullanım veya bir başka yolla açıklanmış ya da ortaya konulmuş bilgileri içermekte olduğunu, Dünyanın herhangi bir yerinde herhangi bir şekilde açıklanmış olan bilginin, buluş sahibinin bu bilgiden haberi olsun ya da olmasın, bir şekilde buluş sahibine ulaştığı, yani buluş sahibi tarafından erişilebilir olduğu varsayılır olduğunu, internet sitelerinde yapılan açıklamalar ve yer verilen ürün görselleri ... B2 Sayısı ile Amerika Birleşik Devletlerinde ... şirketi adına tescil edilen patent dosyasında yer alan açıklama ve çizimler (patent başvuru tarihi: 12/05/2005), ... sayısı ile tescil edilen patent dosyasında yer alan açıklama ve çizimler (patent başvuru tarihi: 11/07/2008), US2009/... A1 sayısı ile Amerika Birleşik Devletlerinde Hardigg Industries Inc adına tescil edilen patent dosyasında yer alan açıklama ve çizimler (patent başvuru tarihi: 14/01/2009) davalı adına tescil edilen buluşun tekniğin bilinen durumuna dahil olmayacak şekilde yeni olması şartını karşılamadığını açık bir şekilde ortaya koymakta olduğunu, davalı adına tescil edilmiş olan 2014/10106 sayılı patentin hükümsüzlüğüne ve davalının patent hakkına tecavüz teşkil etmediğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından üretimi gerçekleştirilen ürünün davalı şirkete ait 2014 101106 numaralı patentin Sınai Mülkiyet Kanunun 89. maddesi doğrultusunda koruma kapsamı içerisine girmekte olup 2014/101106 numaralı buluşun sahip olduğu teknik özellikler davacı tarafından belirtilen ... B2, ...numaralı dokümanları, youtube linki ve diğer videolar karşısında “yenilik” veya “Buluş basamağı” içermekte olduğunu, davalı ...Ş. 1997 yılından beri Taşıma ve Depolama Sandıkları ve çantaları konusunda uzmanlaşmış bir tasarım, mühendislik ve üretim şirketi olduğunu, özel durumlarda hassas ekipmanların taşınması ve depolanması için çözümlerin geliştirilmesi konusunda uzun senelerdir aktif olarak faaliyet göstermekte olup bu sektörde tanınmış bir firma olduğunu, dava konusu olan 2014 10106 numaralı patent ürünü davalı şirket tarafından uzun senelerdir üretilip satılmakta olduğunu, müvekkiline ait buluşun koruma kapsamında olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2020/223 esas, 2022/236 karar sayılı, 27/12/2022 tarihli kararı ile; "Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; davaya konu TR2014/10106 nolu patentin 2 numaralı isteminin Hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin istemin Reddine, tecavüz olmadığının tespiti talebi yönünden davanın Kabulü ile davacı ürünlerinin davalının2014/10106 nolu patentine tecavüz etmediğinin tespitine, " karar vermiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya ait patentin 1 no'lu bağımsız istem yönünden de hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalıya ait patentte yer alan 1 no'lu bağımsız istemde belirtilen özelliklerin aslında yenilik unsurları ihtiva etmediğini, dosyaya sunulan kök rapor içeriği ve dava dosyasına ibraz edilen Amerikan patent belgeleri ve çizimleri incelendiğinda; davalıya ait patentte yer alan 1 no'lu bağımsız istemse tanımlanmış olan özelliklerden yenilik unsuru ihtiva etmeyen kısımların yenilik unsurunu içermediğini, istemde yer alan diğer özelliklerin ise aslında yenilik unsuru içermeyen bu unsurlara bağımlı özellikler olduğunu ve davaya konu patentin 1 nolu bağımsız istem yönünden de hükümsüzlüğü gerektiğini, mahkemece tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının aksine davacı tarafın satışını gerçekleştirdiği ürünün müvekkiline ait 2014/10106 sayılı patentten kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiğini, mahkeme kararında yer verilen müvekkiline ait patent belgesinde yer alan 1 no'lu bağımsız istemin tüm unsurlarının davacı ürününde bulunmadığı yönündeki tespitlerin yerinde olmadığını, gerekçeli kararda bilirkişi raporuna atıfta bulunulduğunu ancak dava konusu ürünlerin müvekkiline ait patent belgesine ihlal oluşturup oluşturmadığına ilişkin değerlendirmelere ayrıntılı olarak yer verilmediğini, gerekçeli kararda karara dayanak bilirkişi kök ve ek raporuna karşı itirazlarına ayrıntılı olarak yer verilmediğini, bilirkişi raporda karşı tarafın tecavüz konusu ürününde de kulpları istiflenebilir sandığın üzerine taktığı ve söz konusu kulpu takabilmek için deliklerin bulunduğunun açıkça görüldüğünü, ancak söz konusu deliklerin kutunun üretimi aşamasında mı oluşturulduğu yoksa sonrasında mı oluşturulduğuna dair değerlendirme yapılmadığını, itirazlarına rağmen bu konunun raporda incelenmediğini, ne kök ne ek bilirkişi raporlarında olan açıklamalarda müvekkiline ait patent belgesine tecavüz oluşturan üründeki deliklerin üretim sırasında veya sonrasında oluşturulduğunun gösterilmediği ve açıklanmadığından yeni bir heyetçe yeniden inceleme yapılması gerektiğine ilişkin taleplerinin mahkemeye sunulmasına rağmen kabul edilmediğini, ancak talepleri incelenmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve kararın kaldırılması gerektiğini, kök raporda belirtilmesine rağmen ek bilirkişi raporunda müvekkiline ait TR 2014/10106 sayılı patent belgesinin tüm istemleri ile davacıya ait ürün arasında inceleme yapılmadığını, gerekçeli kararda belirtilenin aksine müvekkiline ait patent belgesindeki 2 no'lu istemin 1 numaralı isteme bağımlı bir istem olduğunu, bağımlı istem olarak kabul edilen istemin mahkeme tarafından oluşturulmuş 3 kişilik bir heyet tarafından hazırlanan bir rapor nedeniyle hükümsüz kılınmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, 2.ek raporda istemlerin ne şekilde yorumlandığının TPMK ve araştırma kurumları tarafından cevaplanabilecek bir husus olduğunun belirtildiğini, ancak Türk Patent uzmanları tarafından yapılan inceleme raporunda ve ayrıca daha önce dosyaya sundukları Avrupa Patent Ofisi raporlarında söz konusu 2 no'lu istemin 1 no'lu isteme bağımlı olduğu belirtilmiş olmasına rağmen farklı patent uzmanları tarafından farklı ele alınabilecek bir konunun aynı patent vekilinin bilirkişinin bulunduğu heyetten alınan 3 adet rapor esas alınarak karar verilmesi halinde müvekkilinin yıllardır tescilli hakkını kaybetmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafça sunulan istinaf dilekçesindeki haksız, hukuka aykırı ve aleyhe olan beyan ve iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu'na sunduğu buluş amacının tekniğin bilinen durumuna dahil, buluş basamağı içermeyen harcıalem olgular olduğunu, bu nedenle davalının patent hakkına tecavüz teşkil eden bir eylemin varlığından bahsedilemeyeceğini, müvekkilin sattığı ürünlerde davalı patente konu başvuru belgelerinde ayırt edici unsur olarak belirtilen özelliklerin bulunmadığını, müvekkile ait ürünlerde kulpların sandıklara delinerek monte edildiğini, davalıya ait patent başvurusunda ayırt ediciliğin "delme ve kesme işlemi yapılmadan montaj yapılması" olarak açıklandığını, davalının sızdırmayı önleme amaçlı özel parçalar kullanılmış olduğunu ikrar etmesinin dahi ürünler arasındaki farklılığı kabulü niteliğinde olduğunu, bilirkişi heyetinin kök ve ek raporlarında müvekkile ait ürünün davalı patentinin 1 nolu bağımsız isteminden farklı teknik özelliklerde olduğu ve 2 nolu bağımsız istemin başvuru tarihi itibariyle yenilik vasfına haiz olmadığı gerekçesiyle patent tecavüzü oluşmadığı yönünde görüş bildirdiğini, dolayısıyla teknik benzerliğin davalıya ait patentin hükümsüz kılınması gereken kısmına yönelik olduğunu, TÜRKPATENT tarafından verilen tescilin geçerlilik garantisi anlamına gelmeyeceğini (SMK m. 92), davalının atıf yaptığı eski Yargıtay kararlarının güncelliğini yitirdiğini ve Avusturya Patent Ofisi raporlarının tek başına belirleyici olmadığını gösteren güncel Yargıtay kararlarının mevcut olduğunu, tüm bu nedenlerle davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının hukuka aykırı ve mesnetsiz olduğunu, müvekkiline ait dava konusu buluşun yenilik ve buluş bamasğı içermekte olduğunu, müvekkili şirkete ait 2014 10106 sayılı patent belgesine konu olan buluş yenilik ve buluş basamağı kriterlerine sahip olup davacı tarafın hükümsüzlük yönündeki iddialarının reddi gerektiğini, sanayiye uygulanabilir nitelikte olduğunu, emsal kararları çerçevesinde davacı tarafın istinaf taleplerinin patent hukuku kurallarına aykırı olduğunu, müvekkili lehine olan kısım için davacının istinaf taleplerinin ve kararın kaldırılması taleplerinin yerinde olmadığını, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; davalı adına tescilli 2014/10106 sayılı patentin hükümsüzlüğü ile SMK'nın 154. maddesine dayalı olarak tecavüzün mevcut olmadığının tespiti istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, yukarıda yazılı gerekçelerle taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 10/01/2017 tarihinde yürürlüğü girmiş olup 6769 sayılı SMK'nın "551, 554, 555 ve 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerin hükümlerinin uygulanması" başlığını taşıyan geçici 1.maddesinin (2) fıkrasının ilk ve üçüncü cümleleri, "Bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılmış ulusal patent başvuruları ve faydalı model başvuruları, başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır, patent ve faydalı modellerin hükümsüz kılınmasında, başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümleri uygulanır" şeklinde düzenlenmiş olup patentin hükümsüzlüğü istemiyle açılan davada, patentin başvuru tarihinde geçerli olan mülga 551 sayılı KHK hükümlerinin uygulanmasının gerektiği anlaşılmıştır. Hükümsüzlük isteminin yanında SMK'nın 154/1. maddesine dayalı tecavüzün mevcut olmadığının tespiti istemi de mevcut olup SMK'nın 154/3. maddesi gereğince, birinci fıkra uyarınca açılan davanın, hükümsüzlük davasıyla birlikte açılabileceği kabul edilmiştir. Dosyanın tetkikinde; davalı adına tescilli 2014/10106 sayılı patentin yeni olmadığı, buluş basamağını içermediği ve yeteri kadar açıklanmadığı iddiasına dayalı olarak hükümsüzlüğü ve davacı şirketçe üretilen ürünlerin davalının 2014/10106 patentine tecavüz etmediğinin tespitinin talep edildiği, meselenin özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile ilk derece mahkemesi tarafından bilirkişi incelemesinin yaptırıldığı, 08/04/2021 tarihli ilk bilirkişi heyet raporunda; davacı ürünlerinin davalının 2014/10106 sayılı patentinin koruma kapsamında olmadığı, sadece davalı ürünlerinin davacıya ait patentin 2 numaralı bağımsız isteminin koruma kapsamında olduğu, hükümsüzlük yönünden ise 2014/10106 numaralı patentin 1 no.lu bağımsız isteminin ve buna bağlı olan 3,4,5,6,7,8,9,10 numaralı istemlerin yenilik vasfına haiz olduğu, fakat 2 numaralı bağımsız istemin yenilik vasfına haiz olmadığı yönünde görüş bildirildiği, itiraz üzerine aldırılan 06/01/2022 tarihli ek raporda, kök rapordaki görüşün muhafaza edildiği, davalı itirazı kapsamında; davalı adına tescilli 2014/10106 sayılı patentin 2 bağımsız 8 bağımlı isteme sahip olduğu belirtilmiş olduğundan 8 bağlı istemin hangi bağımsız isteme bağlı olduğu belirtilerek davacı kullanımının 1 no.lu bağımsız isteme tecavüz teşkil etmediği yönündeki görüşleri de değerlendirilerek davacı ürünlerinin tecavüz teşkil edip etmediği ayrıca davalı vekilinin belirtmiş olduğu itirazlardaki inceleme raporları da dikkate alınarak bunları kapsayacak şekilde yeniden ek rapor düzenlenmesi istenilmiş olup 2. ek raporda; davalıya ait 2014/10106 numaralı patentin 1 ve 2 no.lu istemlerinin bağımsız, 3,4,5,6,7,8,9 ve 10 no.lu istemlerin ise 1 no.lu bağımsız isteme bağımlı olduğu, davacı ürünlerinin ise 1. nolu bağımsız istemden farklı olduğu yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından bilirkişi raporuna atıfla hüküm tesis edilmiş ise de dosyada celp edilen patent belgeleri tetkik edildiğinde, patente dayanak tarifnamenin belge eklerinde yer almadığı ve davalının 2 no.lu istemin bağımlı istem olduğuna ilişkin itirazlarına delil olarak dayandığı belgelerin hükme esas alınmaya elverişli şekilde tetkik edilmediği saptanmıştır. Bu nedenle teknik incelemenin eksiksiz yapılmasını temin etmek amacı ile TPMK'ya yeniden yazı yazılarak tarifname ve çizimlerle birlikte davaya konu patent tescil kayıtlarının eksiksiz olarak celbinin sağlanması ve akabinde yeni bir teknik bilirkişi heyeti görevlendirilmek sureti ile davalı tarafın 2 nolu istemin bağımsız olmayıp 1 nolu bağımsız isteme bağımlı bir unsur olduğuna yönelik savunması yönünden tarifname ve çizimlerle birlikte davaya konu patent tescil kayıtlarının ve davalının delil olarak dayandığı Türk Patent uzmanları tarafından düzenlenen inceleme raporları ile Avrupa Patent Ofisi araştırma sonuçlarının gerekçeli şekilde incelenmesi ve neticesine göre değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmakla; davacı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 27/12/2022 tarih, 2020/223 E. 2022/236 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025