5. Hukuk Dairesi 2018/2298 E. , 2018/11292 K. MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadak…
**5. Hukuk Dairesi 2018/2298 E. , 2018/11292 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. K A R A R - Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkini istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Kapama meyve bahçesi niteliğindeki ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 148 ada 92 parsel sayılı taşınmaza net meyve geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak; 1)Bozmadan önceki karar ile tespit edilen kamulaştırma bedeline eklenen ve bozma konusu yapılmayan 23.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen taş duvar bedelinin bozmadan sonra tespit edilen kamulaştırma bedeline eklenmeyerek eksik bedele hükmedilmesi, 2)Bozmadan sonra tespit edilen kamulaştırma bedeli ilk karar ile hüküm altına alınan bedelden daha az olduğundan, bozmadan sonra tespit edilen bedele faiz yürütülmemesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, 3)Mahkemenin ilk kararında tespit edilip idarece davalılar adına bankaya yatırılan bedel ile bozmadan sonra saptanıp hüküm altına alınan bedel arasındaki farkın (idarece fazladan yatırılmış olan paranın) davalı tarafça bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş olan mevduat faiziyle birlikte davacı idareye ödenmesine karar verilmesi gerekirken, sadece fazla yatan bedelin iadesine karar verilmiş olması, 4)Dava tarihi 19.12.2014 olduğu halde gerekçeli karar başlığında 18.12.2016 yazılması,Doğru değil ise de, bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasınını gerektirmediğinden, a)Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde yer alan (5.966,68) rakamı yerine (6.206,68) rakamının yazılmasına, b)Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde yer alan, (13.06.2017) ibaresinin çıkarılması yerine (ilk karar tarihi olan 25.06.2015) ibaresinin yazılmasına, c) 4 nolu bendinde yer alan (fazla yatırılan depo bedelin davacıya iadesine) cümlesinin hükümden çıkartılmasına, yerine (Fazla yatan 1.491,66 TL bedelin bankadan çekildiği tarihe kadar varsa işlemiş mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı idareye verilmesine, bankadan çekilmemiş ise davacı idareye iadesine,) ibaresinin yazılmasına, d)Gerekçeli karar başlığında dava tarihi olarak yazılı olan (18.12.2016) tarihinin çıkartılmasına, yerine (19.12.2014) tarihinin yazılmasına, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 04/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.