(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2006/5723 E. , 2008/391 K. Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı ... vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat ... ile davalı ... vekili avukat .... Diğer davalılar gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek ka…
**(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2006/5723 E. , 2008/391 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı ... vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat ... ile davalı ... vekili avukat .... Diğer davalılar gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, İİK’nın 277 ve devamı maddelerine göre tasarrufun iptâli istemi ile açılmış, mahkemece tüm davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu ... Köyü 6289 ada 6 parsel numaralı taşınmaz üzerindeki 4 nolu bağımsız bölüm numaralı daire borçlu ... tarafından 05.05.2000 tarihinde ... ’e, ... tarafından 04.06.2000 tarihinde ... ’na, ... tarafından da 03.10.2000 tarihinde ...’ya tapuda satılmıştır. Mahkemece gerçek bedel ile tapuda gösterilen satış bedeli arasındaki fark ve satışların kısa aralıklarla yapılması gerekçe gösterilerek davalı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı ... borçlu ... ’ten taşınmazı satın almadığından, diğer bir ifade ile borçlu ile ... arasında tasarruf ilişkisi bulunmadığından bedel farkına dayanılarak davalı ...’ya yapılan tasarrufun iptâline karar verilmesi mümkün değildir. Davacı tarafça davalı ...’nın borçlu ...’in mal kaçırma kastı ile hareket ettiğini bildiğini ispatlanması gerekir. Sadece kısa aralıklarla taşınmazın el değiştirmesi ...’nın kötüniyetli olduğunu ispata yeterli değildir. ... ili gibi büyük bir ilde davalı ...’nın sadece bir bankada çalışıyor olması da, borçlu ...’in mal kaçırma kastı ile hareket ettiğini bildiğinin delili olamaz. Davacı tarafça davalı ...’nın kötüniyetli olduğu, davalı ...’in mal kaçırma amacı ile taşınmazı elden çıkardığını bildiği ispatlanamadığından, satın aldığı tarihten bu yana daireyi kardeşinin kullanması da dikkate alınarak davalı ... iyiniyetli kabul edilerek, hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalı yönünden de tasarrufun iptâline karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalılar ... ve ... borçlu ...’ten intikâl eden taşınmazı elden çıkardıklarından ve İİK’nın 283/II. maddesi uyarınca elden çıkarma tarihlerindeki rayiç bedelini tazminat olarak ödemekle sorumludurlar. Dosyadaki bilirkişi raporundan ... ve ...’nun dava konusu daireyi elden çıkardıkları 04.06.2000 ve 03.10.2000 tarihindeki daire rayiç değerinin 16.500,00 YTL olduğu anlaşıldığından, adı geçen davalılardan bu bedelin faiz yürütülmeksizin müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekir. Mahkemece davalı ... kural olarak iyiniyetli olup, kötüniyetli olduğunun davacı tarafça ispatlanamaması nedeniyle hakkındaki tasarrufun iptâli davasının reddine, davalılar ... ve ...’nun yukarıda açıklandığı şekilde bedelle sorumlu tutulmalarına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu davalı yönünden de tasarrufun iptâli davasının kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı ... yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan ...’ya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı ...’ya geri verilmesine, 24.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.