T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/958 - Karar No:2026/37 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/958 KARAR NO : 2026/37 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/11/2021 NUMARASI : 2018/659 E-2021/639 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 21/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/01/2026 Davacı vekili tarafın…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/958 - Karar No:2026/37 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/958 KARAR NO : 2026/37 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/11/2021 NUMARASI : 2018/659 E-2021/639 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 21/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/01/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali ve alacak istemlerine ilişkin asıl ve birleşen davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilen dosya gelmiş olmakla yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili; Ankara 25. İcra Müdürlüğüne 2017/22986 esas sayılı ilamsız icra dosyası ile davalı aleyhine 427.320,08 TL asıl alacağın tahsili talebi ile icra takibine geçtiğini, borcun sebebi olarak davalı müteahhit ile davacı taşeron arasında 12.05.2014 tarihinde imzalanan ... Projesi Kaba İnşaat İşleri sözleşmesinin 28.1 maddesi uyarınca kesilen nakit teminatların iadesinin gösterildiğini, davalının borca itirazının iptali gerektiğini, davacı tarafından taşeron sıfatıyla sözleşme konusu işin tamamlanarak teslim edildiğini, taşeron sözleşmesinin nakit teminat kesintilerinin iadesini düzenleyen 28.1 maddesine göre sözleşmenin 13.1 maddesi uyarınca ara hakedişlerden yapılan net %5 oranında nakit teminat kesintilerinin toplam tutarının sözleşme bedelinin %50'sine ulaştığında yarısının taşerona iade edileceğinin kararlaştırıldığını, davacının alacağını yazı ile talep ettiğini alamadığını, davacı taşeronun işi sözleşme şartlarına uygun olarak tamamlayıp tüm ara hakedişleri imzaladığını, itirazlar ve taleplerin yapıldığını ve geçici kabul aşamasına gelindiğini, 31.12.2015'de yapım işleri geçici kabul tutanağı imzalandığını, tutanakta işin sözleşme ve eklerine uygun olduğunu ve geçici kabule %97 seviyesi ile hazır olduğu, eksik kusur ve arızaların bulunmadığı tespitinin yapıldığını, davacının %3 oranında tespit edilen eksiklikleri tamamlayarak 02.07.2016 tarihli yazı ile davalıya bildirdiğini, davalı tarafından kesin hesap işlemlerine başlanmadığını, sözleşmenin 28.1 maddesindeki nakit teminat iadesi için gerekli olan tüm şartların yerine getirildiğini belirterek davalının Ankara 25. İcra Müdürlüğüne 2017/22986 esas sayılı ilamsız takibe itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı vekili; taraflar arasında akdedilen 12.05.2014 tarihli sözleşmenin teminatlar başlıklı 27. maddesi kapsamında davacının davalıya sözleşme bedeli olan 9.224.685,64 TL + KDV'nin %10'u kadar banka kesin teminat mektubu verilmesi gerektiği, ancak davacının sözleşmenin %10'u tutarında teminat mektubu ibraz edemeyeceğini beyan etmesi üzerine davalı tarafından sözleşmenin kurulmasından bir gün sonra ek bir sözleşme ile ana sözleşmenin 27. maddesinin revize edilmesi yoluna gidildiği, bu kapsamda sözleşmenin 13.1 maddesi uyarınca hakedişlerden kesilen teminatın nakit teminat değil kesin teminat niteliğinde olduğundan davacının teminat iadesi şartlarının oluştuğuna ilişkin iddiasının hatalı olduğunu, sözleşmenin kesin teminat iadesi başlıklı 28.2. maddesinde kesin teminatın iadesi şartlarının açıkça belirlendiğini, davacının geçici kabul sonrası sözleşme gereğince vermesi gereken teminatın %50'sini iade almış olduğu, geçici kabul işlemlerinden sonra kesin teminatı iadesi gereken kısmının teminat mektuplarının süresi uzatılmayarak davacıya iade edildiğini, kesin kabul yapılmadığı göz önüne alınarak davacının davalı şirkete sözleşme gereğince vermesi gereken teminatın %40'ının ve garanti süresi dolmamış olduğundan %10'luk kısmının iadesine imkan bulunmadığı, kesin kabul işlemlerinin yapılması için davacının bu güne kadar davalıya herhangi bir başvurusunun bulunmadığını, teminat iade şartları oluşmadığı gibi davacının işi gereği gibi ifa edememesinden kaynaklı olarak davalının davacıdan alacaklı olduğunu belirterek davanın reddine ve %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/771 esas sayılı davasında davacı vekili; davalı müteahhit şirketin ... İnş. Turz. Tic adına yapmakta olduğu inşaat işinin bir kısmının konvansiyonel kalıp betonarme işlerini taşeron olarak davacı şirkete yaptırdığını, bu iş için taraflar arasında 12.05.2014 tarihinde ... Projesi Kaba İnşaat İşleri sözleşmesi imzalarak davacı tarafından sözleşme konusu işin tamamlanıp teslim edildiğini, davacının sözleşme şartlarına uygun olarak işi tamamladığını, tüm ara hakedişlerin imzalandığını, itirazların ve taleplerin yapıldığını, geçici kabul aşamasına gelindiğini, 31.12.2015'de yapım işleri geçici kabul tutanağı imzalandığını, tutanakta işin sözleşme ve eklerine uygun olduğunu ve geçici kabule %97 seviyesi ile hazır olduğu, eksik kusur ve arızaların bulunmadığı tespitinin yapıldığını, davacının %3 oranında tespit edilen eksiklikleri tamamlayarak 02.07.2016 tarihli yazı ile davalıya bildirdiğini, davalı tarafından kesin hesap işlemlerine başlanmadığını, sözleşmenin 28.1 maddesindeki nakit teminat iadesi için gerekli olan tüm şartların yerine getirildiğini, davacının Ankara 41. Noterliğini 17.08.2016 tarih 25954 yevmiye numaralı ihtarnamesine konu 16.000,00 TL cari hesap alacağının bulunduğunu, 13.05.2014 tarihli ek sözleşmenin 1A maddesine göre kule vinç kira alacağı 183.300,00 TL + KDV alacaklarının mevcut olduğunu, taşeron sözleşmesi eki teknik şartname uygulama 1-12 maddesinde köşelerde pah çıtası kullanılacağı ve malzemelerin davalı tarafça karşılayacağının belirtildiği, davacının faturalar ile ödediği 31.602,00 TL + KDV üçgen pah çıtası bedelini 29.04.2015 tarihli yazı ile talep ettiği bu alacağın ödenmediğini, proje değişikliğinden dolayı 261.264,13 TL fiyat farkı alacaklarının da ödenmediğini, davalı ile işin devamı süresince ödeneceği tutanak altına alınıp ödenmeyen alacak kalemleri toplamının 10.876,31 TL olduğunu, taşeron sözleşmesine aykırı kesintiler yapıldığını, toplam 287.190,74 TL tutarında hakedişlerden yapılan ve itiraz edildiği halde ödenmeyen alacakları bulunduğunu, sözleşmede davacıya ait hatalı imalatların bildirilerek verilecek sürede yapmadığı takdirde nam ve hesabına yatırılması hususu belirtilmesine rağmen davalının herhangi bir bildirim yapmadığı halde işin eksik veya kusurlu olduğu gerekçesi ile itirazlara rağmen kesinti yaptığını belirterek toplam 790.233,18 TL taşeron sözleşmesinden doğan kesin hesap alacağının ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 208/771 esas sayılı davasında davalı vekili; kesin hakedişin düzenlenmemesinin davacının üzerine düşen yükümlülüklerine yerine getirmemesinden kaynaklandığını, sözleşmenin 13. maddesinde ara hakedişlerin ve kesin hakedişin düzenlenmesinin ayrıntılı olarak tariflendiğini, hakediş raporunu imzalamaktan imtina eden ve davalıya sunmayan davacının davalıya kusur izafet etmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmelere göre davalının ilgili kule vincin kirasını ödeme yükümlülüğü bulunmadığı gibi davacının kullandığı ekipmanların bedelini ödemekle yükümlü olduğu, pah çıtalarına ilişkin ödeme yükümlülüğünün de davacıdan olduğunu, fiyat farkı talebinin mümkün olmadığının sözleşme hükümlerinden düzenlendiğini, davacı yanca ilave işler kapsamında bir takım tutanaklar tutulmuşsa da davalının herhangi bir yükümlülük altına girmediğini, yapılan kesintilerin sözleşmenin 7. maddesinin 20. bendi hükmü dikkate alınarak yapıldığını, 11. maddenin 5. bendi kapsamında itiraz yapıldığına ilişkin bir delil sunulmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; asıl davanın, taşeron sözleşmesi kapsamında yapılan nakit teminat kesintisinin iadesine ilişkin ilamsız takibe itirazın iptali talebi, bileşen davanın ise taşeron sözleşmesinden kaynaklanan kesin hesap alacağının tahsili talebine ilişkin olduğu, davacı taşeron ile davalı yüklenici arasında ... Projesi Konvansiyonel Kalıp Betonarme İşlerine ilişkin 12.05.2014 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşme gereğince 18 adet hakediş tutanağı düzenlendiği ve işin geçici kabulünün 31.12.2015 tarihinde yapılmış olduğu, asıl davada davacının, taraflar arasında imzalanan 12.05.2014 tarihli sözleşmesinin 13.1 maddesi gereğince ara hakedişlerden yapılan %5 nakit teminat kesintilerini, sözleşmenin 28.1 maddesi gereğince iadesi gerektiği iddiası ile ilamsız takibe konu ettiği, davalının ise taraflar arasında imzalanan 13.05.2014 tarihli ek sözleşmenin 1-b maddesi ile 12.05.2014 tarihli sözleşmenin 28.2 maddesi kapsamında kesin teminatın iadesi koşullarının oluşmadığını savunduğu, taraflar arasında düzenlenen 12.05.2014 tarihli ... Projesi Kaba İnşaat İşleri sözleşmesinin 13.1 maddesinde müteahhidin aylık hakediş tutarı üzerinden %5'lik teminat kesintisi yapılacağı, sözleşmenin 27. maddesinde sözleşme bedelinin %10'una karşılık gelen tutarda kesin teminat mektubunun müteahhide verileceğinin ön görüldüğü, sözleşmenin 28.1 maddesinde aylık hakedişlerden kesilen nakit teminat kesintisinin hakediş toplam tutarının sözleşme bedelinin %50'sine ulaşması halinde yarısının iade edileceği maddeler halinde belirtilen diğer hususların yerine getirilmesi halinde kalan yarısının iade edileceğinin düzenlendiği, kesin teminat iadesine ilişkin 28.2 maddede müteahhidin zarar riskinin olmaması halinde kesin teminatın %50'sinin geçici kabul sonunda, %40'ının kesin kabulden sonra ve kalan %10'unun ise garanti süresi tamamlandıktan sonra iade edileceğinin düzenlendiği, taraflar arasında imzalanan 13.05.2014 tarihli ek sözleşmenin 1/b maddesinde ise ana sözleşmenin 27. maddesindeki alt yükleniciden alınacak banka kesin teminat mektubu tutarının 500.000,00 TL olup eksik kalan kesin teminata karşılık olarak aylık net hakediş tutarından %5 nakit kesin teminat kesintisi yapılacağı eksik kalan kesin teminata karşılık banka kesin teminat mektubu getirilmesi halinde o tarihe kadar yapılan nakit kesin teminat kesintilerinin iade edileceğinin kararlaştırıldığı, toplanan deliller, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen kök ve ek raporlar yukarıda ifade edilen sözleşme hükümler ile birlikte değerlendirildiğinde; 12.05.2014 tarihli sözleşmenin 27. maddesi gereğince davacı taşeron tarafından davalı yükleniciye sözleşme bedelinin %10'una karşılık gelen tutarda verilmesi gereken kesin teminat mektubu kapsamında 500.000,00 TL tutarında teminat mektubu verilerek ek sözleşmenin 1/b maddesi uyarınca eksik kalan kesin teminatın aylık net hakediş tutarlarından %5 nakit kesin teminat kesintisi yapılacağı taraflarca kabul edildiği, teminat mektubu bedelini aşan bakiye kesin teminatın hakedişlerden yapılan %5 nakit teminat kesintileri ile tamamlandığı, bilirkişi heyeti raporunda hakedişlerden yapılan toplam 507.444,17 TL tutarındaki nakit teminat kesintisinden 80.120,10 TL'nin 24.10.2014 tarihinde davacıya iade edildiğinin tespit edildiği keza 500.000,00 TL tutarındaki kesin teminat mektubunun 14.05.2015 tarihinde süresi yenilenmeyerek iade edildiği, sözleşmenin kesin teminatın iadesini düzenleyen 28.2 maddesi kapsamında 31.12.2015'de geçici kabul yapılmış olmakla kesin teminatın %50'sinin iadesi gerektiğinden 500.000,00 TL tutarındaki kesin teminat mektubunun 14.05.2015 tarihinde süresi yenilenmeyerek iade edildiği, keza 80.120,10 TL kesin teminat kapsamındaki nakit teminat kesintisinin de 24.10.2014 tarihinde davacıya iade edilmiş olduğu anlaşılmakla takip tarihi itibariyle %50 oranını aşan tutarda kesin teminat iadesinin yapılmış olduğu, davalı uhdesinde kalan bakiye 427.324,07 TL kesin teminat yönünden ise itirazın iptali davasının niteliği gereği takibe konu alacağın varlığı ve miktarına ilişkin koşulların takip tarihi esas alınarak değerlendirilmesi gerektiğinden sözleşmenin 28.2 maddesi kapsamında kesin kabulün yapılması ve garanti süresine ilişkin koşulun takip tarihi itibariyle gerçekleşmediği anlaşılmakla kesin teminat niteliğindeki nakit teminat kesintisinin tahsiline ilişkini başlatılan takip nedeniyle kanıtlanamayan itirazın iptali davasının reddine karar verildiği, birleşen davada davacının davalı ile imzalanan 12.05.2014 tarihli taşeron sözleşmesi gereğince davacının edimini yerine getirdiğini belirterek kesin hesap kapsamında cari hesap alacakları, kule vinç kira bedeli, pah çıtası bedeli alacakları, fiyat farkı alacakları, tutanakla yapılan işler bedeli ile hakedişlerden yapılan haksız kesintilerin tahsili talebinde bulunduğu, toplanan deliller, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen kök ve ek raporlar ile tüm dosya kapsamı uyarınca, 12.05.2014 tarihli ... Projesi Kaba İnşaat İşleri Sözleşmesi kapsamında davacı taşeron tarafından üstlenilen işin geçici kabulünün 31.12.2015 tarihinde yapıldığı, tarafların ticari defter kayıtları da incelenmek suretiyle davacının davalıdan 14.252,40 TL cari hesap alacağının bulunduğunun tespit edildiği, sözleşme eki teknik şartnamenin 1.12. maddesinde pah elemanlarını müteahhit tarafından temin edileceği ön görülmekle piyasa rayiçlerine uygun olduğu tespit edilen 31.602,00 TL pah çıta bedelinden davalının sorumlu olduğu, taraflar arasında tutanak altına alınıp davacıya ödenmeyen iş bedeline ilişkin bilirkişi heyetince yapılan hesaplamada 5 adet tutanak nedeniyle davacının davalıdan 9.537,30 TL alacağının bulunduğunun tespit edildiği, birleşen davada davacı fiyat farkı alacağı talebinde bulunmuş ise de 12.05.2014 tarihli sözleşmenin 17. maddesinde taşeronun fiyat farkı talebinde bulunamayacağı taraflarca kararlaştırılmış olmakla davacının bu talebinin yerinde olmadığı, hakedişlerden yapılan haksız kesintilerin iadesi talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise taraflar arasındaki sözleşmenin, sözleşmenin ekleri başlıkla 43. maddesinde ek 26 olarak Bayındırlık ve İskan Bakanlığının konu ile ilgili şartnamelerinin sözleşmenin tabii eki olduğu kabul edildiğinden 18 adet hakedişten sadece 11 nolu hakediş yönünden davacının Yapım İşleri Genel Şartnamenin 40. maddesinde öngörülen şekilde usulüne uygun ihtirazi kaydının bulunduğu, diğer hakedişlere usulüne uygun ihtirazi kayıt konulmadığından bu hakedişlerin olduğu gibi kabul edilmiş sayılacağı, bu kapsamda 11 nolu hakediş yönünden bilirkişi heyeti tarafından 19.04.2021 tarihli ek raporda sözleşmenin 12.3.a maddesi gereğince yazılı uyarı yapılmaksızın yapılan haksız kesinti tutarı toplam 11.349,40 TL olarak tespit edilmiş olmakla bu tutara ilişkin yapılan haksız kesinti bedelinin davacı tarafından talep edilebileceği sonuç ve kanaatine ulaşılarak asıl davanın reddine, koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 66.741,10 TL'nin 23.10.2018 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; fiyat farkı talebi hususunun gerekli inceleme ve değerlendirmeler yapılmaksızın ispatlanamadığı gerekçesi ile reddedilmesi hususunu kabul etmedikleri, fiyat farkı talebine konu projelerde davalı tarafından önemli ve maliyeti önemli ölçüde yükselten imalat değişiklikleri yapıldığı, dosya kapsamında bulunan bilirkişi kurulu'nun 2. ek raporunda her ne kadar bu projelerin uygulama projesi olmadığı ve Gölbaşı belediyesinden tasdikli olmadığı değerlendirilerek bu hususun değerlendirme konusu dahi yapılmaması ve buna bağlı olarak herhangi bir hesaplama yapılmamış olmasının dosya içeriği dikkate alındığında bilirkişi kurulunun mahkeme yerine geçerek yapmış olduğu bir değerlendirme niteliği taşıdığı, taleplerinin değerlendirilerek yapılan hesaplamanın mahkemenin takdirine bırakılması gerektiği, uygulamada inşaat şantiyelerindeki tasdikli projelerin, iş verende, müteahhit firmada veya tasdik mercii olan belediyelerde bulunduğu, müvekkili gibi müteahhitlerin alt yüklenicilerine ise bu projeler tasdiksiz halde veya tasdikli projelerin kopyaları olarak dijital ortamda iletildiğinden tasdikli projelerin alt yüklenicilerde bulunmasının söz konusu olmadığı, s öz konusu E1,E2,F,A3,A4 blokların zemin üstü (0.00 kotu üstü) projelerinin çizim tarihleri veya tasdik tarihlerini tereddütte mahal vermeden belirlemek için bu projeler öncelikle davalı şirketten, işveren (... İnşaat) veya tasdik mercii olan Gölbaşı belediyesinden istenmeden yapılacak herhangi bir değerlendirmenin sağlıklı bir sonuç sunma imkanı bulunmadığı, teklif aşamasında müvekkil firmaya gösterilen E1,E2,F,A3,A4 Bloklar yapı sisteminin diğer bloklarla aynı olup, zemin kat altı kirişli diğer katlar mantar döşeme olarak taraflarına sunulduğundan müvekkil firma tarafından hazırlanmış olan teklifin bu yönde verildiği, ana sözleşmenin 12.05.2014 tarihinde imzalandığı, bahsedilen blokların ilk projelerinin 6. ayda müvekkil firmaya geldiği, uygulama projelerinin tamamı kirişli sistem olduğundan kalıp imalatında malzeme ve işçilik olarak zorunlu olarak %20 fazlaya mal edilmek zorunda kalındığı, proje değişikliğinden dolayı Bloklarda Zemin Kat Üstü Kalıp Miktarları (17 nolu hakkedişten) A3 Blok: 6.437,954 m2, A4 Blok: 7.667,489 m2, E1 Blok: 13.864,617 m2, E2 Blok: 7.139,779 m2, F Blok: 14.484,719 m2 toplam 49.594,558X26,34*0,20=261.264,13 TL fiyat farkı ortaya çıktığı, her ne kadar taraflar arasında yapılmış olan sözleşmenin 17. maddesinde fiyat farkı talebinde bulunulmayacağının taraflar arasında kararlaştırıldığı değerlendirme konusu yapılmış ise de gerek müvekkil şirkete sunulmuş olan ilk proje ile 6 ay sonra müvekkil şirket önüne konulmuş proje arasında yapısal farklılıkların olması, gerekse ülkenin ve dünyanın içerisinde bulunmuş olduğu ekonomik kriz temelli girdi maliyetlerinin öngörülemez derecede artması, bu maddenin sürdürülebilirliği açısından tartışmalı olup, müvekkilinin davalı şirkete bu hususla ilgili defaatle hem şifaen hem de yazılı olarak başvuruda bulunduğu, 29.04.2015 tarih 29 sayılı yazısı ile söz konusu hakediş miktarlarına karşı itirazlarının davalı tarafa iletildiği, taraflar arasında 13/05/2014 tarihinde imzalanan ek sözleşmenin 1-b maddesinde alt yükleniciden 500.000,00 TL banka teminat mektubu, buna ilave olarak ta hakkedişler den %5 nakit teminat kesintisi yapılacağı, banka kesin teminat mektubu getirilmesi halinde o tarihe kadar yapılan nakit teminat kesintisinin iade edileceğinin belirtildiği, müvekkilinin 29.04.2015 tarihinde banka teminat mektubu karşılığı nakit teminatını almak istediğini davalıdan defaaten talep etmiş olmasına rağmen davalının müvekkilinin bu talebine sessiz kaldığı, olumlu cevap alınamaması üzerine ana sözleşmenin 28.1 maddesinin 1. maddesine göre sözleşme bedelinin %50 sine ulaşıldığında yarısının iade edileceğinin beyan edildiği, sözleşme bedelinin %50 sine ulaşıldığında ise 29.04.2015 tarih ve 29 sayılı yazı ile nakit teminatın %50’si talep edilmiş olmasına rağmen her ne kadar dosya kapsamında alınmış olan bilirkişi kurulu raporunda teminatın müvekkil şirkete iade edildiği ifade edilmişse de bu durumun gerçeği yansıtmadığı, davalıya bu hususta bir çok kez başvurulduğu ancak davalı tarafından cevap bile verilmediği, bununla birlikte Ana sözleşmenin 28.1 maddesinde nakit teminatın iadesi şartları müvekkil tarafından eksiksiz olarak yerine getirildiğinden ve müvekkilin herhangi bir müteahhide, resmi kurum ve kuruluşlara, özellikle SGK'ya borcu bulunmadığı, bilirkişiler tarafından sözleşmenin 28. maddesine aykırılık olduğu değerlendirmesinin hatalı olduğu, davalının herhangi bir zarar riski bulunmadığı, buna dayanarak hakkedişlerden kesilen nakit teminatın müvekkile iadesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu söz konusu teminatın iade edilmemesinin müvekkilini zarara uğrattığı, davalının, süresi dolan kesin teminat mektubu yerine yeni mektup istemediği, sözleşmeye aykırı olarak müvekkilinin nakit teminatını tuttuğu, nakit teminatın kesin teminat olarak sayılmasının söz konusu olmadığı, ayrıca müvekkilinin sözleşmedeki tüm şartları yerine getirerek kesin kabulün yapılması için davalıya başvurduğu, kesin hakedişin 2 ay içinde incelenip sonuçlandırılması gerekirken davalının, yıllarca müvekkilini bekleterek maddi olarak zarara uğramasına sebep olduğu, müvekkilinin yerine getirilmesi gereken başkaca bir edim bulunmadığından nakit teminat kesintisinin davalının sebepsiz zenginleşmesine neden olduğu, birleşen davada 183.000,00 TL tutarlı kule vinç alacakları olduğunun sabit bulunduğu, dava konusu işte, iki blokta iki adet kule vinç kullanıldığı, taraflar arasındaki anlaşma gereği B1 bloktaki kule vinçin davacı tarafından müvekkiline 10 ay süre ile kullanımına tahsis edeceğinin ek sözleşmenin 1.a maddesi ile kararlaştırılıp davalı tarafından taahhüt edildiği, ilgili vinçin kirasının ödenmediğine ilişkin yapılmış olan bildirimlerin dosya kapsamında mevcut olduğu, değerlendirme konusu dahi yapılmadığı, bir diğer hususun ise işin süresi ile alakalı olduğu, işin başlangıcında belirlenen B1 Blok Kule vincin kullanım süresinin 10 ay olarak belirlendiği, fakat müvekkilinden kaynaklanmayan sebeplerle bu sürenin 3 ay uzatıldığı, kule vinç kullanımının ek sözleşme ile kararlaştırıldığı, bu sebeple hakedişlerin dışında ayrı bir dava ile talep konusu yapıldığı, mahkemenin gerekçeli kararında müvekkilinin hakedişlerde bir ihtirazi kayıt koymadığından bahisle hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılacağının değerlendirildiği, müvekkilinin bu husustaki talebinin dava dilekçesinde belirtilmiş olan imalat farklılığından kaynaklandığı, teklif aşamasında taraflarına belirtilen blokların yapı sistemi diğer bloklarla aynı olup, zemin kat altı kirişli sistem olduğundan kalıp imalatında malzeme ve işçilik olarak %20 maliyet artışı bir anlamda keşif artışı meydana geldiği, bu farkın fiyat farkı olarak adlandırılan alacak, sözleşme ve hakediş dışında meydana gelen ve müvekkiliinden kaynaklanmayan, tamamen davalının dava konusu işin mahiyetinde yapmış olduğu talep değişikliği sebebiyle ortaya çıkmış bir maliyet artışı olduğu, buradan hareketle önemle dikkat edilmesi gereken hususun söz konusu talep edilen fiyat farkları imalat değişikliği dolayısıyla meydana gelen maliyet artışından kaynaklı olup, hakedişe dahil edilmediğinden, müvekkilinin hakedişte olmayan bir hususa ihtirazi kayıt koymasının kendisinden beklenemeyecek olması hususunun değerlendirme konusu yapılması gerektiği, bir diğer önemli ve dikkat edilmesi gereken husus ise meydana gelen fiyat farkının hakediş dışı kirişli döşeme maliyetinden kaynaklı olduğunun göz önünde bulundurulması olduğu, müvekkilinin bu hususla alakalı davalı şirkete söz konusu maliyet fark bedellerinin ödenmesi için 29.04.2015 tarihinde talepte bulunduğu ancak olumlu veya olumsuz bir geri dönüş alamayarak mağdur olduğu, bununla birlikte mahkeme değerlendirmesinde her ne kadar müvekkilinin hakedişleri ihtirazi kayıtsız olarak kabul ettiğini değerlendirmiş ise de haksız kesintilerle ilgili 11,13,14,16,18 nolu hakedişlerin itiraz kaydı ile imzalandığı, söz konusu belgelerin bir kısmının müvekkil şirketin taşınması esnasında zayi olduğu, ancak itiraz kaydı ile imzalanan bu hakedişlerin davalı kayıtlarından getirtilmesi gerekirken bu hususun atlandığı, mahkemece bu hususta bilirkişi heyetine yerinde inceleme yetkisi verilerek söz konusu raporun hazırlanması gerekirken, bu husus atlanarak somut olayda eksik inceleme ve değerlendirme ile karara verildiği, Ankara 25.İcra Müdürlüğü'nün 2017/22986 Esas sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine 427.320,08 TL asıl alacağın tahsili talebi ile başlatılmış olan icra takibi ile söz konusu işe ait kesin kabulün yapıldığı mahkemenin davaya konu edilen takip tarihi itibariyle hakedişin kazanılmadığı yönündeki takdiri ve hükmü yasaya ve içtihatlara aykırılık teşkil ettiği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Asıl ve birleşen davada davalı vekili katılma yolu ile sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; kesintilerin bütününün taraflar arasında akdedilen sözleşmenin Taşeronun Sorumluluğu başlıklı 7. maddesinin 20. bendinde yer alan; "İşin kesin kabulü ve müşteriye teslim tarihinden sonra ortaya çıkacak kusur ve noksanların giderilmesi konusunda yapılacak tüm harcama ve giderler taşeron tarafından karşılanır. Eksik kusur ve ayıpları giderilmesini taşeron yerine getirmez ise taşeron hesabına müteahhit bizzat kendisi giderebileceği gibi ödeyeceği bedeli %25 fazlası ile tahsil ve tazmin etmek kaydı ile üçüncü kişilerce giderilmesini sağlayabilir." hükmü dikkate alınarak kesintilerin yapıldığı, müvekkili tarafından salt projenin devamı ve işin yürütümü ile projenin zamanında tamamlanması amacıyla sözleşmeden kaynaklı bu hakları kullanılmış olup davacı yanca kesintilerin kendilerine bildirilmediği iddia edilmişse de cevap dilekçesi ekinde yer alan bilgilendirme yazısı örneklerinden görüleceği üzere davacıdan eksik ve kusurlarını gidermesi talep edilmiş olmasına rağmen davacının herhangi bir işlem yapılmaması neticesinde ilgili kesintilerin yapıldığı, davacı yanca ilgili kesintilere itiraz edilebilmesi için Projelerin Tatbiki ve Uyulacak Esaslar başlıklı 11. maddesinin 5. bendinde; "İşin devamı sırasında taşeron kendisine yapılan tebligatın sözleşme hükümlerine aykırı olduğuna veya işin tekniğine uygun olmadığına kani olursa, bu etaptaki itirazlarını tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde müteahhit' e yazılı olarak bildirmeye mecburdur. Bu müddet geçince taşeron'un itiraz hakkı kaybolur. (Taşeron' a verilen müddet içerisinde Taşeron' un bu hakkını kullanmaması halinde Taşeron bu hakkından vazgeçmiş sayılır.)" denilmek suretiyle itirazın nasıl yapılacağının hüküm altına alındığı, oysa davacı yanca bu madde kapsamında kesinti itirazlarının tebliğden itibaren 7 gün içerisinde yapıldığına ilişkin herhangi bir delil dosya kapsamında bulunmadığı, bu yönüyle yerel mahkemece yapılan kesintilere ilişkin olarak 11.349,40 TL'lik kesintinin haksız olduğu yönünde vermiş olduğu kararın hatalı olduğu, davacı yanca Teknik Şartname gereğince kullanılması gereken ve pah çıtası olarak tabir edilen malzemenin temininden müvekkilinin sorumlu olduğunun iddia edildiği ve bu nedenle ilgili malzeme için harcanıldığı iddia olunan toplam 31.602,00- L+KDV tutarında alacak talebinde bulunulduğu, ancak taraflar arasında akdedilen sözleşmenin eki niteliğinde bulunan Kaba İnşaat İşleri Sorumluluk Matrisinde Sarf Malzemeleri, El Aletleri ve Tamamlayıcı İşlemler başlığı altında ilgili Pah Çıtalarının temininden davacının sorumlu olduğunun açık olduğu, ilave işlere yönelik davacı tarafça sunulan tutanaklardan görüleceği üzere müvekkilinin herhangi bir yükümlülük altına girmediği, kaldı ki müvekkili tarafından davacıya gönderilen e-posta ile bu hususta var olan taleplerinin kendilerine bildirilmesi istenildiği ancak davacı yanca herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, dava tarafından dava dilekçesinde alacak ve nakit teminat iadesi taleplerine ilişkin olarak Ankara 41. Noterliğinin 17.08.2016 tarih ve 25954 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiği, her şeyden önce davacının keşide ettiği iddia olunan ihtarnamenin mevkiline tebliğ edilmediği, bu suretle davacının ihtarnameye rağmen herhangi bir işlem yapılamadığı yönündeki beyan ve iddialarının dinlenilmesine olanak bulunmadığı, yine davacının bir örneğini dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunduğu ihtarname ile müvekkilinden bakiye 16.000,00 TL alacak iddiasında bulunmuş olmasına rağmen huzurda görülen dava da toplam 792.223,18 TL alacak iddiasında bulunmuş olmasının davacının kötü niyetinin açık bir kanıtı olduğu, zira yapılacak incelemede görüleceği üzere davacının alacak iddiasına dayanak teşkil eden fatura tarihleri ihtarname tarihinden çok önce olmasına rağmen davacının yalnızca 16.000,00 TL bakiye ücret talebi ile ihtarname keşide etmesinin davacının huzurda görülen davadaki taleplerinin haksız olduğunu gösterdiği, kaldı ki yapılan inceleme de davacı yanın cari hesaptan kaynaklı bir takım alacakları bulunduğu gerekçesi ile cari hesap alacağının kabulü yönünde karar tesis edilmişse de ilgili kararın kabulü mümkün olmayıp kararın bu yönüyle de hatalı olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali ve alacak istemlerine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın reddine birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinden ve 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince asıl ve birleşen davada davacıdan ayrı ayrı alınması gereken 732,00 TL ve 732,00 TL olmak üzere toplam 1.464,00 TL istinaf karar harcının peşin alınan 179,90 TL ve 7.408,00 TL olmak üzere toplam 7.587,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.123,90 TL istinaf karar harcının talep halinde asıl ve birleşen davada davacıya iadesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince birleşen davada davalıdan alınması gereken 4.559,08 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.140,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.419,08 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca ödenen başvuru harcı ile taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 21.01.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır