10. Ceza Dairesi 2025/4360 E. , 2026/1653 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/444 E., 2025/605 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dile…
10. Ceza Dairesi 2025/4360 E. , 2026/1653 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/444 E., 2025/605 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar ..., ... ve ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinin uygulanması gerektiğine, 4. Sanık hakkında üst hadden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/5. ve 188/8. maddelerinin uygulanamayacağına, 6. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, 4. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 39. maddesinin uygulanması gerektiğine, 5. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanamayacağına, 6. Sanık hakkında üst hadden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna telefon görüşmelerinin uyuşturucu madde satın alınmasına yönelik olduğuna, 4. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanamayacağına, D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/5. ve 188/8. maddelerinin uygulanamayacağına, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, F. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında verilen hükümlerin incelemesinde: İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, sanıklar arasındaki iştirak iradesine ve 5237 sayılı TCK'nın 188/5. ve 188/8. maddelerinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümlerde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... hakkında verilen hükmün incelemesinde: İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, sanık arasındaki iştirak iradesine ve 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. TCK'nın 188. maddesinin sekizinci fıkrası "Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır." şeklinde düzenlenmiş olup maddede sayılan mesleklerin sınırlı sayıda belirtildiği ve yorum yoluyla genişletilemeyeceği, suç tarihinde ... Acil Sağlık Ambulans servisi olarak faaliyet gösteren firmada çalışan ve ambulansı kullanan sanığın şoför olması sebebiyle sağlık hizmeti yapan olarak değerlendirilemeyeceği ancak sanığın eyleminin uyuşturucu maddeyi ambulans ile nakletmek suretiyle ve ambulansın sağladığı kolaylıkla işlenmesinin sağlandığı anlaşıldığından bu durumun TCK'nın 3. ve 61. maddeleri uyarınca ceza belirlenirken göz önüne alınması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. C. Sanık ... ... hakkında verilen hükmün incelemesinde: İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ve delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Sanık ...'ın temin etmiş olduğu suça konu uyuşturucu maddeyi sanıklar ... , ... , ... ve ... vasıtasıyla alıcı konumunda olan sanık ...'a gönderildiği ancak ...'a ulaşmadan uyuşturucu maddenin ele geçtiği olayda, ticari amaçla uyuşturucu madde satın almaya çalışan sanık ...'ın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı dikkate alınarak, hakkında TCK'nın 35. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanması için müşterek faillerin "aynı yönde" hareket etmeleri ve bir olay üzerinde aynı amaç doğrultusunda üç sanığın da iradelerinin birleşmesi gerektiği, tüm dosya kapsamına göre sanıklar ... ve ...'ın aynı amaç doğrultusunda müşterek fail olarak hareket ettikleri ancak sanık ...'ın eyleminin ticari amaçla uyuşturucu madde satın almaya teşebbüs etme olduğu, diğer sanıklarla aynı amaçla hareket etmediği halde hakkında TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanması, 3. Sanık ...'ın telefon inceleme raporları diğer sanık ...'ın beyanları ve tüm dosya kapsamına göre diğer sanık ...'ın cezalandırılması için yeterli delil bulunduğu, sanık ...'ın beyanının suç ortağının ortaya çıkmasına yardım niteliğinde olmadığı ve hakkında TCK'nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığı halde, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması, Suretiyle hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında verilen hükümlerin incelemesinde: Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, B. Sanıklar ... ve ... hakkında verilen hükmün incelemesinde: Gerekçe bölümünün (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak sanık ... yönünden oy çokluğuyla ,sanık ... hakkında oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanık ...'ın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1,2-a maddesi uyarınca Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188. maddesinin 8. fıkrasında "Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında arttırı"lacağı düzenleşmiştir. Yasa koyucu sağlıkla ilgili alanlarda çalışan kişilerin bir kısmını madde metninde tahdidi olarak saymışken, bu kimseler dışında sağlık sektöründe iştigal eden başka kimselerin de söz konusu düzenleme kapsamında kalacağını metinde geçen "sağlık hizmeti veren" ibaresiyle düzenlemiştir. Sağlık sektörü değişen zaman ve koşullara göre daha önce ihdas edilmemiş meslek alanlarını ortaya çıkarabilmektedir. Kanun koyucu bunu düşünerek "sağlık hizmeti veren" şeklindeki ibare ile, sayılan meslek sahibi kişilerin dışında sağlık sektörü ile ilgili hizmet veren diğer kişilerin de düzenleme kapsamında olacağına işaret etmiştir. İncelemeye konu olayda, hasta naklinde kullanılması için tahsis edilen ambulansı, uyuşturucu madde naklinde kullanan ambulans şoförü sanık ...'ın da madde metninde düzenlenen "sağlık hizmeti veren" kimseler arasında kabulü gerekmektedir. Ambulans şoförü yürüttüğü hizmet itibariyle hasta naklinde yer alarak, hasta, hasta yakınları ve sağlık kuruluşlarında yer alan diğer personel ile yoğun temas halinde olmaktadır. Bunun yanında ambulans şoförlerinin diğer araç sürücülerinden farklı olarak üstün sürüş teknikleri ve bir takım tıbbi eğitimleri de almaları zaruridir. Nitekim 08.01.2025 tarih ve 32776 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Ambulans ve Acil Sağlık Araçları ile Ambulans Hizmetleri Yönetmeliği"nin "Tanımlar Ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde " Bu Yönetmelikte yer alan;...f) Ambulans ekibi: Ambulansta görev yapan sağlık personeli ve sürücüden oluşan ekibi,... ş) Sürücü: Kullanacağı araca uygun sürücü belgesine sahip; sağlık personelini ya da temel ilk yardım eğitimini başarıyla tamamlamış personeli... ifade eder" şeklindeki düzenleme ile ambulans şoförlerinin diğer araç sürücülerinden farklı eğitime tabi olması gerektiğine işaret edilmiştir. Ayrıca ambulansların sirenleri aktif olduğu süre boyunca trafikte öncelik hakkına haiz olmaları ve bu araçlara yol verme zorunluluğu nedeniyle, bu araçlarda görev alan personel yürüttükleri sağlık hizmeti nedeniyle uyuşturucu ticareti suçunun icrasında avantajlı konuma gelmektedirler. Açıklanan nedenlerle ambulans şoförü olan sanık ...'a TCK madde 188/8'in uygulanmaması gerektiği yönündeki çoğunluğun bozma görüşüne iştirak etmiyoruz. 16.02.2026