Başvurucu, işçi alacaklarının tahsili istemiyle 10/1/2008 tarihinde açtığı davanın makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, ihlalin tespiti ve tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, işçi alacaklarının tahsili istemiyle 10/1/2008 tarihinde açtığı davanın makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, ihlalin tespiti ve tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 23/6/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede dosyanın Komisyona sunulmasına engel bir durumunun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 30/9/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 6/3/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 19/3/2015 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 10/1/2008 tarihinde, iş akdine dayalı olarak ihbar ve kıdem tazminatı alacağının ödenmesi talebiyle, işveren Milli Eğitim Bakanlığı ve Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü aleyhine dava açmıştır. Nusaybin Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi sıfatıyla), 28/11/2008 tarihli ve E.2008/15, K.2008/343 sayılı kararıyla, Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü bakımından davanın husumet yönünden reddine, Milli Eğitim Bakanlığı bakımından davanın kabulüne karar vermiştir. Milli Eğitim Bakanlığının temyizi üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 20/4/2011 tarihli ve E.2009/10500, K.2011/12073 sayılı ilâmıyla, eksik inceleme sonucunda hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma kararından sonra Mahkeme, 11/10/2012 tarihli ve E. 2011/598, K.2012/358 sayılı ilâmıyla, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin iş sözleşmesi olarak nitelendirilemeyeceğinden, davaya bakmakla görevli mahkemenin Mardin İdare Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Söz konusu karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin, 21/5/2013 tarihli ve E.2013/10468, K.2013/9305 sayılı ilâmıyla düzeltilerek onanmıştır. Anılan karar üzerine dosyanın gönderildiği Mardin İdare Mahkemesi, görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına vararak, 3/3/2014 tarihinde, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un maddesi uyarınca, görevli yargı yerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına karar vermiştir. Uyuşmazlık Mahkemesinin 1/4/2014 tarihli ve E.2014/437, K.2014/472 sayılı kararıyla, talep edilen tazminatın iş hukukuna dayalı olduğu ve uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre çözümünde adli yargının görevli olduğu sonucuna varılarak, Nusaybin Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına hükmedilmiştir. Mardin İdare Mahkemesi tarafından, 6/5/2014 tarihli ve E.2014/80, K.2014/1110 sayılı kararla davanın görev yönünden reddine, dosyanın Nusaybin Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Dava, Nusaybin Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi sıfatıyla) E.2014/226 sayılı dosyasına kaydedilmiş olup, yargılama devam etmektedir. Başvurucu, 23/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi ve maddesinin (1) numaralı fıkrası, 30/1/1950 tarihli ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrası, maddesinin birinci fıkrası ve maddesi (bkz. B.No: 2013/6792, 18/6/2014, §§ 16–20).