8. Hukuk Dairesi 2016/3725 E. , 2019/8848 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırları belirtilen taşınmazın 1980 yılından beri yaklaşık 35 yıldır malik sıfatıyla vekil e…
**8. Hukuk Dairesi 2016/3725 E. , 2019/8848 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırları belirtilen taşınmazın 1980 yılından beri yaklaşık 35 yıldır malik sıfatıyla vekil edeninin zilyet olduğunu belirterek davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; mahkemece yapılan yargılamada, 15.09.2015 tarihli ön inceleme duruşmasında bir sonraki celsenin "19.11.2015 günü saat: 09:30''a bırakılmasına karar verildiği, 19.11.2015 tarihli duruşmada davacı vekilin mazeret bildirmediğinin belirtildiği, UYAP'tan yapılan evrak incelemesinde ise; davacı vekilinin aynı tarihte Dinar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/86 Esas sayılı dosyasının duruşması olduğundan duruşmaya katılamayacağından mazeretli sayılması talepli 18.11.2015 tarihli mazeret dilekçesini 18.11.2015 tarihinde saat: 17:52:31'de oluşturup havale ettiği, katibin evrakı 19.11.2015 tarihinde saat: 08:29'da okuduğu ve evrakı yazdırdığı anlaşılmaktadır. 6100 Sayılı HMK'nin 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasa'nın 36'ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6'ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. "Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Somut olayda, 19.11.2015 tarihli celsede tahkikat aşaması sonlandırılarak davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen mahkemece davacı vekilinin son celse için verdiği mazeret dilekçesi hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmemiş olması davacının az yukarıda bahsi geçen hukuki dinlenilme hakkına (HMK mad.27) aykırı olmuştur. Açıklanan bu hususa riayet edilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.