Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/4799 E. , 2024/1323 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/4799 Karar No : 2024/1323 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACILAR): … Mirasçıları; 1- … 2- … 3-… 4- … 5- … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Trabzon İ…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/4799 E. , 2024/1323 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/4799 Karar No : 2024/1323 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACILAR): … Mirasçıları; 1- … 2- … 3-… 4- … 5- … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Trabzon İli, Ortahisar ilçesi, … Mahallesi, … ada, …parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan Ortahisar ilçesi, 2. Etap 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planına yapılan itirazın reddine ilişkin Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu parselin bulunduğu alana 1/5000 ölçekli nazım imar planında getirilen kullanım kararlarının üst ölçekli plan olan 1/100.000 ve 1/50.000 ölçekli çevre düzeni planı ile 1/25.000 ölçekli nazım imar planı hükümlerine aykırılık veya çelişki oluşturmadığı, öngörülen gelişme yapısının Ortahisar ilçesinin mevcut gelişme yapısı ile uyumlu olduğu, nüfus ataması yapılırken ve buna göre konut ve donatı alanları düzenlenirken nüfusun gelişme dinamiklerinin dikkate alındığı, önceki plana göre donatı miktarı artırılsa da dava konusu planda açık ve yeşil alanlar dışında diğer donatı alanlarının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen asgari standartların altında kaldığı, bu nedenle planlama alanında donatı dengesinin sağlanamayacağı ve bölgede yaşayanlara sunulan hizmet kalitesinin yetersiz olacağı, donatı miktarı açısından önceki plandaki olumsuzlukların dava konusu planda da devam ettiği, özellikle gelişme konut alanlarında öngörülen donatı alanları açısından dava konusu planın Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği hükümlerine aykırı olduğu, parselin bulunduğu alanda düzenlenen 25 metrelik imar yolunun gerek güzergahı gerekse de genişliği ile ulaşım sisteminin bütünlüğü ve sürekliliği açısından gereklilik teşkil ettiği, parselin bir kısmının 12 metrelik imar yolunda kalmasında planda kurgulanan ulaşım sistemi açısından bir sakınca bulunmadığı, bölge halkına hizmet edecek sosyal donatı alanlarının bir bütün halinde, kolay erişilebilir ve birbirleriyle ilişkili bir biçimde kurgulanmasının planın donatı kurgusu ile şehircilik ilkeleri ve planlama esasları açısından doğru bir yaklaşım olduğu, parselin bir kısmının park alanı olarak düzenlenmesinin plan genelinde kurgulanan yeşil alan sistemine uygun olduğu, ancak parselin bulunduğu alanda yürüme mesafeleri ve hizmet etki alanları dikkate alınmadan aynı hizmet bölgesinde aynı nitelikte iki farklı ibadet alanı düzenlenmesinin hizmet sunum kalitesini ve amaçlanan sağlıklı kentleşmeyi olumsuz etkilemesi dışında donatı kurgusu açısından şehircilik ilkeleri, planlanama esaslarına ve kamu yararına aykırılık oluşturduğu, parsele getirilen eğitim tesis alanları, sosyal tesis alanları ve teknik altyapı alanları ile 25 ve 12 metrelik imar yolları kullanım kararları açısından imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı, bu nedenle dava konusu işlemin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak aynı hizmet bölgesinde aynı nitelikte iki farklı ibadet alanı planlanması yönünden planın hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin bu kısmının iptaline, bunun dışında kalan kullanım kararları yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddine, İdare Mahkemesi kararının redde ilişkin kısmına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise ek bilirkişi raporu ve dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, parselin yakın çevresindeki konut alanları için 250kişi/ha, 230kişi/ha, 175kişi/ha brüt yoğunluk belirlendiği, ancak plandaki yoğunluk kademelenmesine aykırı olarak uyuşmazlık konusu parsele 80kişi/ha brüt yoğunluk belirlendiği, alanda yapılaşma yoğunlukları arasında büyük farklılıklar olmasının planlama alanında bir dil birliği ve bütünlüğü oluşmasına engel olacağı, plan kurgusuna ve yoğunluk kademelenmesine aykırı şekilde uyuşmazlık konusu parselin düşük yoğunluklu konut alanı olarak planlanmasında hukuka uygunluk bulunmadığı, parselin düşük yoğunluklu konut alanı olarak planlanmasının parsele ilişkin tüm planlama kararlarını etkileyeceği sonucuna ulaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile idare mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, kaldırılan bu kısım yönünden de dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu planın bütüncül bir planlama yaklaşımı ile hazırlandığı, dava konusu plan ile önceki kullanım kararlarının devam ettirildiği belirtilerek temyiz isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 26. maddesi uyarınca, 09/07/2022 tarihinde vefat eden davacı …'nin yerine mirasçıları, …, …, …, …, … davacı olarak alınarak işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Trabzon İli, Ortahisar ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve …sayılı kararıyla onaylanan Ortahisar ilçesi, 2. Etap 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı, 05.03.2018- 03.04.2018 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, davacı tarafından 30.03.2018 tarihinde yapılan itirazın Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile reddi üzerine, 27.09.2018 tarihinde bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin işlem tarihinde yürürlükte olan şeklinde, "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.” hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; yine aynı Kanunun "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan şeklinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hususu kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuatın değerlendirilmesinden, imar planlarına, 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında itiraz için 3194 sayılı Kanunun 8/b maddesi ile özel bir süre getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır. İmar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerekmektedir. Uyuşmazlık konusu olayda; imar planına askı süresi içinde itiraz edildiğine göre, dava açma süresinin İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerektiği açıktır. Bu bakımdan, yapılan itiraza altmış gün içinde bir cevap verilmemiş ise, itirazın zımnen reddedilmiş olması nedeniyle ilan tarihinin son gününü izleyen ikinci altmış gün içinde davanın açılması gerekir. Belirtilen süreler geçtikten sonra cevap verilmesi halinde dava açma hakkının ihya olduğundan söz edilemez. Zira İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesinin ikinci fıkrasında, yetkili idari mercilerce dava açma süresi geçtikten sonra verilen cevap üzerine tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği belirtildiği halde 11. maddede, sonradan yetkili mercilerce cevap verilmesi durumunda, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde davanın açılabileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Dosyanın incelenmesinden; dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının 05.03.2018-03.04.2018 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından 30.03.2018 tarihinde plana itiraz edildiği, askı süresinin son gününü izleyen 60 gün içerisinde davalı idare tarafından bir cevap verilmeyerek 02/06/2018 tarihinde itirazın zımnen reddedildiği anlaşıldığından, izleyen 60 gün içinde, son günün adli tatil süresine denk geldiği de dikkate alınarak, en son 07/09/2018 tarihinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 27/09/2018 tarihli dilekçe ile açılan davada süre aşımı bulunmaktadır. Uyuşmazlıkta, davacının askı süresi içinde yapmış olduğu itirazın reddine ilişkin işlem davacıya 18/09/2018 tarihinde tebliğ edilmiş ise de yukarıda belirtilen 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 günlük zımnen ret süresi geçtikten sonra idare tarafından verilen cevabın dava açma süresini canlandırmayacağı açıktır. Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/02/2017 tarih ve E:2015/4618, K:2017/842 sayılı kararı da bu yöndedir. Bu durumda, bakılan davada süre aşımı bulunduğundan, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılması, kaldırılan kısım yönünden de dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 27/02/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.