10. Hukuk Dairesi 2023/2271 E. , 2023/9251 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 06.02.2014 SAYISI : 2022/599 E., 2022/689 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen Tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin belirlenmesi ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından t…
**10. Hukuk Dairesi 2023/2271 E. , 2023/9251 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 06.02.2014 SAYISI : 2022/599 E., 2022/689 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen Tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin belirlenmesi ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyizi neticesinde ilk kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde ikinci kez davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu kararın da bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince yeniden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davanın kısmen kabulüne dair üçüncü kez verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Onama kararına karşı karar düzeltme talebinde bulunan davalı Kurumun bu talebi değerlendirildikten sonra Dairece karar bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 20.05.1993 tarihinden itibaren ... Ziraat Odasına kayıtlı olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumuna emekliliği için geçerli olan prim ödeme gün sayısını tamamlamak için çeşitli tarihlerde müraacatlarını yaptığını, borçlarını ödediğini, davalı Kurumun kendisine 01.10.1994 tarihinden itibaren aralıksız Tarım Sigortalısı muamelesi yaptığını ve prim tahsil ettiğini, kendisinin DSİ ve Uluabat Sulama Birliğinin kayıtlı sulayıcısı olduğunu, kendisinin ve ailesinin geçimini tarımsal faaliyetle sağladığını belirterek 01.10.1994 tarihinden 16.04.2012 tarihine kadar sigortalılığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; kendilerinin bu davada taraf olamayacaklarını bu nedenle husumet yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesi ile özetle; davalının Ziraat Odasına kayıtlı olmadığını, ancak bir meslek odasına kayıt olması halinde sigortalı olabileceğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.12.2013 tarihli ve 2012/191 Esas, 2013/522 Karar sayılı kararı ile davanın davalı y ... yönünden husumet ehliyeti olmadığından davanın reddine, davanın SGK yönünden kabulüyle, davacının 01/09/1994 tarihinden 16/04/2012 tarihine kadar kesintisiz Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairenin 08.06.2015 tarih ve 2014/7098 Esas 2015/11165 Karar sayılı kararında; yaşlılık aylığı bağlanması talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni olduğu, Mahkemece yaşlılık aylığı bağlanması koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, kabule göre de, davalı Kurumun, 5502 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi uyarınca yargılama harçlarından muaf tutulması yerinde olup harçlar dışında avukatlık ücretinden ve yargılama giderlerinden herhangi bir muafiyetinin bulunmadığı gözetilmeksizin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Yasası'nın 312 ve 323 üncü maddelerine aykırı şekilde ve hatalı değerlendirme sonucu, davalı Kurumun yasal hasım olması gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek söz konusu karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2017 tarihli ve 2015/503 Esas, 2017/326 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Mahkemenin 04.12.2013 tarihli 2012/191 Esas 2013/522 Karar sayılı ilamının davalı ... bakımından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi ile davanın davalı SGK yönünden kabulüne, davacının (davacıların murisi ...) 01.09.1994 tarihinden 16.04.2012 tarihine kadar kesintisiz Tarım Bağ-Kur'lu olduğunun tespitine ilişkin hüküm fıkrası Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2014/7098 Esas 2015/11165 Karar sayılı ve 08.06.2015 tarihli bozma ilamı dışında kalmakla kesinleştiğinden bu husus hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacıların murisi ...'ın 24.03.2013 tarihinde yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, fazlaya ilişkin isteminin reddine, karar verilmiştir. C. 2nci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 30.01.2019 tarih ve 2018/7355 Esas 2019/511 Karar sayılı kararında; davacının 17.09.2012 tarihinde, 107,17 TL, 2926 sayılı hizmetine ilişkin dosyası kapsamında 4.056,32 TL, ayrıca GSS kapsamında da 3,56 TL borcunun olduğu, bunlardan 1479 sayılı hizmet dosyasındaki borcun 23.01.2014 tarihinde, 2926 sayılı hizmet dosyalasındaki borcun 30.09.2015 tarihinde ödendiği, GSS kapsamında halen 750,18 TL borcunun olduğu görülmekle, yaşlılık aylığı tahsisi için sigortalının talepte bulunduğu tarih veya talep yoksa dava dilekçesinin tahsis talebi olarak kabul edilmesi nedeniyle dava tarihinde prim ve her türlü borçlarının ödenmiş olması gerektiğinden, davacının prim borcunun bulunup bulunmadığı araştırılarak; davacı tarafından yapılan ödemeler de gözetilip, prim borcunun varlığı halinde, verilecek mehille ödeme halinde ödeme tarihini takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığı bağlanabileceği göz önünde bulundurulup, buna göre yaşlılık aylığı tahsisi koşulları irdelenerek bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2019/313 Esas, 2020/117 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Mahkemenin 04/12/2013 tarihli 2012/191 Esas 2013/522 Karar sayılı ilamının davalı ... bakımından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi ile davanın davalı SGK yönünden kabulüne, davacının (davacıların murisi ...) 01/09/1994 tarihinden 16/04/2012 tarihine kadar kesintisiz Tarım Bağ-Kur'lu olduğunu tespitine ilişkin hüküm fıkrası Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2014/7098 Esas 2015/11165 Karar sayılı ve 08.06.2015 tarihli bozma ilamı dışında kalmakla kesinleştiğinden bu husus hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacıların murisi ... lehine 01.01.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanabileceğinin tespitine, fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir. E. 3ncü Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuş, Dairece 23.09.2020 tarih 2020/2779 Esas-2020/4774 Karar sayılı ilamla verilen karar onanmış, karar düzeltme istemi niteliğini taşıyan başvurusunun kabulune karar verilerek Dairemizin 23.9.2020 tarih ve 2020/2779 E.-2020/4774 K. sayılı Onama ilamı ile Dairemizin 30.01.2019 tarih ve 2018/7355E-2019/511K sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar verilmiştir. 2.Dairenin 16.06.2022 tarih ve 2021/12393 Esas 2022/9301 Karar sayılı kararında, dosya içeriğinden, davacının 17.09.2012 tarihinde, 107,17 TL, 2926 sayılı hizmetine ilişkin dosyası kapsamında 4.056,32 TL, ayrıca GSS kapsamında da 3,56 TL borcunun olduğu, bunlardan 1479 sayılı hizmet dosyasındaki borcun 23.01.2014 tarihinde, 2926 sayılı hizmet dosyalasındaki borcun 30.09.2015 tarihinde ödendiği, GSS kapsamında halen 750,18 TL borcunun olduğu görülmekle, yaşlılık aylığı tahsisi için sigortalının talepte bulunduğu tarih veya talep yoksa dava dilekçesinin tahsis talebi olarak kabul edilmesi nedeniyle dava tarihinde prim ve her türlü borçlarının ödenmiş olması gerektiği, Mahkemece, davacıların murisi olan ...’ın ölüm tarihi olan 05.01.2016 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı tahsis koşulları irdelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmuştur. F. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bozma kararı doğrultusunda yapılan incelemede; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacıların davalı ... aleyhine açmış olduklarının davanın, pasif hsumet yokluğundan usulden reddine, davacıların SGK aleyhine açtıkları davanın kabulü ile davacıların murisi ...'ın 01.09.1994 tarihinden 16.04.2012 tarihine kadar kesintisiz Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ilişkin hüküm fıkrası Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 08.06.2015 tarih, 2014/7098 Esas ve 2015/11165 Karar sayılı bozma ilamı dışında kalmakla kesinleştiğinden bu husus hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacıların murisi ... lehine 01.10.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanabileceğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; Kurum işlemlerinde hata olmadığını, usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ve yaşlılık aylığına bağlanması talebi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.