1. Ceza Dairesi 2025/2439 E. , 2026/2243 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/556 E., 2025/680 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir o…
1. Ceza Dairesi 2025/2439 E. , 2026/2243 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/556 E., 2025/680 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun'un 64. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kilis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2024 tarihli ve 2024/73 Esas, 2024/264 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.02.2025 tarihli ve 2025/556 Esas, 2025/680 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin sanık ve müdafileri ile katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, meşru savunma koşullarının oluştuğuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiğine ve takdiri indirimin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından öldürme kastı ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, meşru savunma koşullarının oluşmadığı,takdîri indirimin mahkemenin takdîr yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Dosya kapsamına göre; maktulün sanığın üvey dayısı olduğu, sanığın ailesi ile maktulün ailesi arasında arazi anlaşmazlığı nedeniyle uzun yıllardır husumet bulunduğu, olay günü sanığın aracıyla sondaj kuyusundan su çekmeye gittiği, dönüş yolunda traktörüyle gitmekte olan maktul ile karşılaştıkları, her ikisinin de üzüm yükleme yeri olarak kullanılan rampada araçlarından inerek konuşmaya başladıkları, taraflar arasında çıkan tartışmada sanığın aracından aldığı tüfek ile maktulü hedef alarak 3 el ateş ettiği, maktulün göğüs bölgesinden isabet alarak öldüğü olayda; sanığın aşama savunmalarında maktulün kendisine küfür ettikten sonra traktöründen inerek eline balta aldığını, baltayla aracının şoför kapısına vurmaya başladığını beyan ettiği, olay yerin inceleme raporuna göre maktulün cesedinin bulunduğu yere 5.5 metre mesafede bir adet üzerinde kan lekeleri bulunan kazma ele geçirildiği, kazma üzerinde yer alan kan lekeleri hakkında yapılan kriminal incelemede kan lekelerin maktule ait olduğunun değerlendirildiği, yine tanıklar ... ve ...'nin alınan beyanlarında sanık ve maktulün tartıştıkları sırada maktulün elinde kazma gördüklerini ve sonrasında 2-3 el silah sesi duyduklarını ifade etmeleri karşısında; maktulün eşi olan tanık Nakşiye'nin sanığın kendilerini görür görmez tüfekle ateş ettiği yönündeki beyanının şüpheli kaldığı, tanıklar ... ve ...'nin aşama beyanları, olay yeri inceleme raporu içeriği ve ele geçen kazma üzerine maktule ait kana rastlanması hususlarının ise sanığın savunmalarını destekler nitelikte olduğu, bu nedenle meydana gelen olayda ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının kesin olarak tespit edilemediği anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine yorumlanmasıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari olarak uygulanması gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2.) paragrafında açıklanan nedenlerle sanık ve müdafileri ile katılan vekilinin temyiz istemleri haksız tahrik yönünden yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.02.2025 tarihli ve 2025/556 Esas, 2025/680 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiilerinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Kilis 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2026 tarihinde karar verildi.