(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/6843 E. , 2013/8916 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, irtifak kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki büt
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/6843 E. , 2013/8916 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, irtifak kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 1-Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, iklim koşulları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısı ile bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb) gözetildiğinde, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan ülkemizin değişik yörelerindeki sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli biçimde etkileyen, kanıtlanmış farklı ve özel bir etkenin bulunması durumu dışında) kapitalizasyon faiz oranı %5 olarak alındığı halde değerlendirmeye esas bilirkişi kurulu raporunda sulu kabul edilen taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının %5 yerine %4 olarak kabul edilmesi, 2-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin 1.fıkrasının (f) bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğü verilerinin esas alınması gerekmekte olup üretim giderlerinin içerisine tarla kirası, masrafların faiz karşılığı ve genel idare giderleri de dahil edilmemelidir. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda davaya konu taşınmazın değerlendirilmesinde dikkate alınan mandalinanın gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğünden sulu arazideki verilerinin getirtilerek bu verilere uygun rapor alınması gerekirken bilirkişi kurulunun raporuna eklediği (hangi kurum ve kim tarafından onaylandığı anlaşılamayan) veri cetvelinin esas alındığı belirtilmesine karşın cetvelde yazılı verim miktarına dahi uyulmamış olması ve yine sözü edilen listede üretim giderlerini oluşturan unsurlar arasında yer alan genel idare giderleri, sermaye faizi ve arazi kirası düşülmeden hesaplama yapılmış olması, 3-Dairenin bir önceki bozma ilamında tapu kaydına göre dava konusu taşınmazın 1227 m²'si üzerinde Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.09.2006 gün 2006/426 sayılı kararı gereğince TEK lehine tescil kararı ve Dörtyol Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/319 Esas sayılı yazısı gereğince... lehine hükmen irtifak hakkı şerhi mevcut olup dava konusu taşınmazın değerlendirilmesinde bu şerhlerin dikkate alınması hususuna değinildiği halde sözü edilen şerhlerle ilgili dava dosyası ve tüm bilgi ve belgeler getirtilip TEK lehine tescil kararı verilen alanın toplam yüzölçümünden düşülmesinden sonra ... lehine tescilli eski irtifak alanının tespiti ve bu eski irtifak hakkından dolayı taşınmazda meydana getirmesi kaçınılmaz değer kaybında, değer düşüklüğünün oranı taşınmazın cinsi, niteliği, kullanım şekli, eski irtifak hakkının niteliği, taşınmazda kapladığı alan ve yeri, istikameti dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Açıklanan husus dikkate alınmadan, nereden bulunduğu anlaşılamayan 5699,5 m² eski daimi irtifak hakkı alanının da toplam alandan düşülerek davaya konu eldeki dosyada sözkonusu irtifak kamulaştırma bedeli belirleyen bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması, 4-Mahkemenin ilk kararında tespit edilip idarece davalı adına bankaya yatırılan bedel ile bozmadan sonra saptanıp hüküm altına alınan bedel arasındaki farkın (idarece fazladan yatırılmış olan paranın) davalı tarafça bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş olan mevduat faizi ile birlikte davacı idareye ödenmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece infazda duraksama yaratacak şekilde bozma öncesi fazla olarak depo ettirilen bakiye 118.832,20 TL bankadaki hesapta halen mevcut ise, varsa faizi ile birlikte davacıya iadesine biçiminde karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 23.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.