Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, yurt dışından davalı şirketin oteline guruplar halinde turist kafilelerini getirdiğini, bunun gurup konaklama sözleşmesinden kaynaklandığını, sözleşmenin 07.05.2013 tarihli olduğunu ve 3-08.2013 tarihinde 57 adet müşterinin konaklaması için 17.385 Euroyu davalı hesabına 03.06.2013 tarihinde yatırdığını, fakat gezi parkı olayları adı altında çıkan olaylar nedeniyle bir çok müşterinin rezervasyonu iptal etmek zorunda kaldığını, ...'de bulunan otelde bu kadar yoğun terör olayları içinde konaklama yapılmasının beklenemeyeceğini, sözleşmenin 8.2. maddesine göre mücbir sebebin doğduğunu, bu durum da da ödemelerin hiç kesinti yapılmadan iadesinin kararlaştırıldığını, davalı otelin ...'in merkezinde ve tam ortasında olayların en şiddetli yaşandığı noktada bulunduğunu ve gezi parkı olaylarının yurt dışında da bire bir takip edildiğini, bu olaylar nedeniyle müşterilerinin artık konaklama yapmasının beklenemeyeceğini, zaten turistik otellerin çoğunda da aynı durumun yaşandığını,yani Türkiye'deki bu tür iptallerin çok fazla yaşandığını, örneğin dünya pisikiyatri kongresinin dahi 200.000 kişilik olduğu halde bu nedenle iptal edildiğini, %60 varan rezervasyon iptallerinin yaşandığını, Yargıtay uygulamasında da bu durumun mücbir sebep kabul edildiğini ve bu nedenle davacının, davalıya ödediği 17.385 Euronun dava tarihindeki efektif satış karşılığı 47.539,28 TL olarak ödeme tarihinden itibaren dövize uygulanan en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki efektif karşılığı olan Türk Lirası karşılığının faizi ile birlikte kendilerine iadesini talep ve dava etmiştir.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın reddi gerektiğini, çünkü yapılan gurup konaklama sözleşmesinin 5-08.2013 tarihini kapsadığını, ancak olaylar başladıktan sonra dahi gurupların otellerinde konaklamaya devam ettiklerini, Hiçbir rezervasyon iptali yaşamadıklarını, davacı acentenin gezi parkı olaylarını bildiği halde sözleşmeden dönmediğini, kaldı ki 03.06.2013-08.06.2013 tarihleri arasında yeni rezerveler verdiğini, gezi parkı olaylarının 27.05.2013 tarihinde başladığını, kaldı ki olaylar başladıktan sonra davacının 05.06.2013 tarihinde bakiye ödemesini dahi yatırdığını, yani bakiye ödemenin yatırıldığı tarihte olayların başlamış olduğunu, sözleşmenin 6. maddesinin gayet açık olduğunu, davacı 05.06.2013 tarihine kadar ödeme süresi var iken davaya konu yaptığı bedeli 03.06.2013 tarihinde sürenin bitmesi beklemeden kendiliğinden yatırdığını, yatırma tarihinde de olayların zaten mevcut olduğunu, kaldı ki olayların dünya çapında zaten gündem maddesi olduğunu ve dış basın tarafından da desteklendiğini, gezi parkı olayları nedeniyle iptallere rastlamadıklarını, kendilerine gurup konaklama sözleşmesinin fesih eden hiç bir ihtarında gelmediğini, olaylar sırasında otelin doluluk oranının %100 e yakın olduğunu, yani gezi parkı olaylarının konaklamayı engelleyecek mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceğini, bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini, çünkü oteldeki misafirlerinin kalmalarına engel bir durumun olmadığını, gezi olayları nedeniyle bu hakkın kullanımının ortadan kalkmadığını, seyahat acentelerinin önceden gelen müşterilerinin konaklamaya devam ettiğini, hiç birinin aksamadığını, hatta süresi dolup ayrılan misafirlerinden övgü dolu mesajlar aldıklarını, onların tedirgin olmasını sağlayacak bir durumun olmadığını, bu nedenle davacının kötü niyetli olarak bu davayı açtıklarını ve açılan davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davacı tarafa yükletilmesini istemiştir. Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...'da faaliyet gösteren bir turizm acentesi olduğunu, 5-8 Haziran tarihleri arasında 57 kişilik bir müşteri grubunun konaklaması ile ilgili davalı otel ile 07/05/2013 tarihli bir "Grup Konaklama Sözleşmesi" akdedildiğini, müvekkilinin anıan sözleşme uyarınca davalıya ödemeler yaptığını, ancak 2013 yılı Mayıs ayı sonlarında başlayan ve Haziran ayı boyunca devam eden ...' de yer alan ... nedeni ile ortaya çıkan ve bu nedenle "..." olarak anılan olayların beklenmedik bir anda başladığı gibi tahmin edilmeyecek bir boyuta ulaştığını, müvekkilince her şeyin olağan gözüktüğü durumda konaklama sözleşmesi gereği yapılan ödemelerden sonra, giderek hiddetlenen gezi olaylarının merkezinde yer alan davalı otelde yapılacak konaklamanın müvekkili müşterilerinde büyük tedirginlik yarattığını, buna istinaden gezi olayları sebebi ile iptal edilen rezervasyonları müvekkilinin davalıya bildirdiğini, daha sonra müvekkilinin sözleşmenin mücbir sebep maddesi gereği iptal edilen rezervasyonlara ilişkin yapılan ödemenin iadesini davalı otelden istemiş ise de davalı otelin ödemeye yanaşmadığını, müvekkilinin 17.385 Euro üzerinden ... 5. ATM.' nin ... esas sayılı dosyası ile dava açtığını, söz konusu dosya ile iş bu dosyanın birleştirilmesi taleplerinin olduğunu, ilk davada davalı otelin sigorta poliçesi kapsamında sigortalısı olduğu davalı ... şirketine davanın ihbar edildiğiden diğer davalı ... şirketinin de müvekkilinin alacağından müteselsil sorumluluğu bulunduğu ortaya çıktığıdan iş bu davayı ona karşı da yönetlmek zorunluluklarının olduğunu açıklanan nedenler ile açılan davanın ... 5. ATM' nin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.