İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı asil 21.07.2025 tarihli dilekçesinde özetle: Esas ve birleşen davada davalıların eylemlerinin davacı adına TPMK adına tescili bulunan ... tescil numaralı markaya tecavüz teşkil ettiğini, İStanbul CBS 2024/326128 esas sayılı dosyasında İstanbul Anadolu CBS 326128 soruştu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2026/142 KARAR NO: 2026/417 İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 31.12.2025 (Tarihli Ara Karar) NUMARASI:2024/134 E. - DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)|Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı asil 21.07.2025 tarihli dilekçesinde özetle: Esas ve birleşen davada davalıların eylemlerinin davacı adına TPMK adına tescili bulunan ... tescil numaralı markaya tecavüz teşkil ettiğini, İStanbul CBS 2024/326128 esas sayılı dosyasında İstanbul Anadolu CBS 326128 soruşturma sayılı dosyada soruşturmaların yürütüldüğünü, CBS dosyasında alınan bilirkişi raporunda birleşen dosyada davalı ... davalı ..., Davalı ... ve ... ile ilgili ara giriş çıkışlarını tespit edildiğini bu raporda bu kişilerin yasa dışı bahisle elde edilen paraları kullanmak amacıyla hesaplarını kullandıklarının tespit edildiğini,mahkememizce daha önce verilen erişim engelleme ve içreikten çıkarma kararlarının bulunduğunu ayrıca 5651 sayılı kanun gereğince sulh ceza mahkemesinden de erişim engeli kararı aldığını belirterek... URL adlı internet sitelerine erişimin engellenmesine karar verilmesine,... erişim engellenmesi ve içerikten çıkarılma kararı verilmesine, ... erişimin engellenmesi ve mağaza içeriğin kaldırılmasına ilişkin talepte bulunmuştur.İlk Derece Mahkemesi'nin 23/07/2025 tarihli kararı ile; "-Davacının URL'ler yönünden erişim engelleme ve içerikten çıkarma talebi bakımından tedbir talebinin takdiren teminatsız olarak kabulüne, ... URL alan adlı alan adlı internet sitelerine Türkiye'de ERİŞİMİN TEDBİREN ENGELLENMESİNE, -... alan adlı internet sitelerine Türkiye'de ERİŞİMİN TEDBİREN ENGELLENMESİNE, bu urllerde yer alan İÇERİKLERİN ÇIKARTILMASINA -... alan adlı internet sitelerine Türkiye'de ERİŞİMİN TEDBİREN ENGELLENMESİNE, bu ... yer alan İÇERİKLERİN ÇIKARTILMASINA, karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nin 31/12/2025 tarihli kararı ile; "1-Asıl davada davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının kabulü ile; Mahkememiz dosyasına sunulan 26/11/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu incelendiğinde ihtiyati tedbir talebi yönünden yaklaşık ispat şartının ortadan kalktığı anlaşılmakla işbu dosya kapsamında verilen 23/07/2025 tarihli (birim evrak no:...) ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,2-Bu hususta Erişim Sağlayıcıları Birliğine müzekkere yazılmasına,"karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/134 Esas sayılı dosyasında müvekkilinin marka hakkına yönelik süregelen tecavüz ve ihlaller nedeniyle mağduriyetinin her geçen gün arttığını, mahkemece tesis edilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına dair 31.12.2025 tarihli ara kararın dosya kapsamındaki bilirkişi raporları ve delillerle çeliştiğini, söz konusu kaldırma kararının 5651 sayılı Kanun’un içerik yayından çıkarma ve erişimin engellenmesine dair amir hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, aynı mahkeme hakiminin daha önce verdiği geçerli tedbir kararlarıyla çelişmesi ve usul ekonomisine aykırı işlemler tesis etmesi nedeniyle reddihakim talebinde bulunulduğunu, marka hukukundaki ülkesellik ilkesi uyarınca müvekkilinin tescilli markasının öncelik hakkının korunması gerektiğini, hükme esas alınan yetersiz bilirkişi raporuna itirazlar değerlendirilmeden ve raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ve benzer mahiyetteki ceza soruşturmalarında erişimin engellenmesi kararları verildiğini belirterek, yerel mahkemenin ihtiyati tedbirin kaldırılmasına yönelik kararının ortadan kaldırılmasını ve tedbirin devamına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:Davacı ...Şirketi tarafından marka hakkına tecavüzün tespiti meni istemli açılan davada, davalının “...” ibaresini ve benzer logo kullanımını dijital platformlarda, internet siteleri ve mobil uygulamalar üzerinden kullanarak marka hakkını ihlal ettiğini, çok sayıda URL ve uygulama bağlantısı üzerinden hukuka aykırı yayın yaptığı ileri sürülerek Türkiye’de erişimin engellenmesi ve içeriklerin çıkarılması yönünde ihtiyati tedbir talep etmiştir.Mahkeme, davacının 21/07/2025 tarihli dilekçesi üzerine 23/07/2025 tarihli ara kararla çok sayıda URL ve uygulama bağlantısı bakımından Türkiye’de erişimin tedbiren engellenmesine ve bazı içeriklerin çıkarılmasına karar verilmiştir. Davalı ... vekili, 01/08/2025 tarihli dilekçesi ile , davalının “...” ibaresini davacıdan çok önce dijital mecralarda kullandığını, öncelik hakkının bulunduğunu ve tedbir şartlarının oluşmadığını belirterek ihtiyati tedbir kararına itiraz etmiştir. Dosyada mevcut 26/11/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, davacıya ait olduğu belirtilen “...” alan adının inceleme tarihinde erişime kapalı olduğu, 15.11.2023 tarihinde tescil edildiği, web arşiv kayıtlarında 2024 yılında “...” ibaresi ve logo ile tek sayfalık tanıtım sitesi şeklinde yer aldığı, ancak sayfa altındaki telif ibaresinde davacı yerine l davalı şirkete ait “...” ifadesinin bulunduğu, davalıya ait “....” alan adının ise 2019 yılından itibaren arşiv kayıtlarında kesintisiz biçimde “...” adı ve aynı logo ile kullanıldığı, uygulama mağazalarında 2019 ve 2022 yıllarına uzanan kullanıcı yorumlarının bulunduğu, çok sayıda alan adı ve alt alan adının teknik olarak benzer altyapı ve unvan bilgileri içerdiği , davalının “...” ibaresini davacı tescilinden önce fiilen kullandığı, davacının marka tescilinin 04.12.2023 tarihli olduğu, davalının önceki kullanımına dayalı öncelik hakkının bulunduğu ve bu çerçevede marka hakkına tecavüz koşullarının oluşmadığı belirtilmiştir. Mahkemece ,bilirkişi raporundaki tespitlere göre ihtiyati tedbir talebi bakımından yaklaşık ispat şartının ortadan kalktığı gerekçesi ile 31/12/2025 tarihli ara kararla davalı vekilinin itirazının kabulüne, 23/07/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ve bu hususta Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne müzekkere yazılmasına karar verilmiş, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava dilekçesi ile birlikte tedbir talep edildiğinden, tedbir kararının mevcut deliller kapsamında davalıya tebligat yapılmaksızın verildiği, devam eden süreçte davacı tarafça tedbir kapsamının genişletilmesine yönelik ek taleplerde bulunulduğu, verilen kararın istinafı üzerine; Dairemizin 2025/299-502 sayılı kararı ile; gecikmesinde tehlike bulunan hallerde karşı tarafın yokluğunda karar verilebileceği ve tedbir talebinin reddi halinde kararın adresin tespit edilememesi, tebliğ imkansızlığı vb. sebeplerle, karşı tarafa tebliğ edilememesinde talep edenin kusurunun bulunmaması halinde, ara karar tebliğ edilmeden istinaf başvurusunun incelenebileceği anlaşılıyorsa da, dosyanın incelenmesinde davalı şirketin adresinin "..." olarak tespit edildiği, davanın 22/08/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, geçen süre de göz önüne alınarak bu durumda ara kararın karşı tarafa tebliğ edilmeden istinaf başvurusunun incelenmesinin mümkün olmadığı gözetilerek, ara kararın karşı tarafa tebliği ile istinaf başvuru süresi beklendikten sonra dosyanın dairemize gönderilmesi için mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.Somut olayda, davalı taraf , ihtiyati tedbire itirazında, dava konusu “...” ibaresini davacıdan önce markasal biçimde kullandığını, önceye dayalı kullanım sebebiyle ibare üzerinde öncelik hakkına sahip olduğunu ileri sürmüştür. Dosyaya sunulan 26/11/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda yapılan teknik ve markasal incelemeler neticesinde, davalının söz konusu ibareyi ve logo kullanımını 2019 yılından itibaren dijital mecralarda fiilen ve markasal nitelikte kullandığı, buna karşılık davacının marka tescil tarihinin 04/12/2023 olduğu tespit edilmiştir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 7. Maddesine göre marka hakkı kural olarak tescille doğmakla birlikte, önceye dayalı kullanımın belirli koşullarda dava ve savunma sebebi oluşturabileceği kabul edilmiştir, SMK m.29/2" 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir." SMK'nın 155.maddesi ile de, sonraki tescilin ihlal davalarında savunma sebebi yapılamayacağı düzenlenmiştir. Bu yasal yasal düzenlemelere göre, tescilli marka sahibi tarafından açılan ihlal davalarında, davalı yan önceki kullanıma dayalı hak iddiasını savunma sebebi olarak ileri sürebilir. Davalının önceye dayalı hak sahipliği iddiasının tecavüzün oluşup oluşmadığı noktasında değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. İhtiyati tedbir bakımından uygulanacak ölçütler, SMK 159 ve HMK’nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, tedbir kararı verilebilmesi ve devam ettirilebilmesi için hakkın varlığı konusunda yaklaşık ispatın sağlanmış olması, gecikmede sakınca bulunması ve tedbirin ölçülü olması gerekmektedir. İhtiyati tedbir geçici hukuki koruma olduğundan yargılamanın seyrine ve dosyaya yansıyan delil durumuna göre bu konudaki kararların her zaman değiştirilmesi mümkündür. Tedbire itiraz üzerine mahkeme, değişen delil durumu çerçevesinde yaklaşık ispatın devam edip etmediğini yeniden değerlendirmekle yükümlüdür. Somut olayda, ilk tedbir kararının verildiği aşamadaki delil durumuna nazaran 26/11/2025 tarihli bilirkişi raporuyla davalının ibareyi davacıdan önce markasal biçimde kullandığına ilişkin teknik tespit yapıldığı , değişen bu delil durumu ile davacının marka hakkına tecavüz iddiası yönünden ihtiyati tedbirin yasal dayanağını oluşturan yaklaşık ispat şartının ortadan kalktığının kabulü hukuka uygun olup HMK m.389 çerçevesinde ölçülülük ve hak-menfaat dengesi gözetildiğinde tedbirin devamının davalı bakımından telafisi güç zararlara yol açabilecek nitelikte olduğu, bu itibarla, değişen delil durumu karşısında tedbir şartlarının ortadan kalktığı gerekçesiyle ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 31.12.2025 tarih ve 2024/134 E. Sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/03/2026