Hukuk Genel Kurulu 2007/11-838 E. , 2007/851 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 23/05/2007 Taraflar arasındaki “alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesince davanın reddine dair verilen 23.3.2005 gün ve 10-134 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 26.6.2006 gün ve 7393-7445 sayılı ilamı ile, (...Davacı vekili, davalının dava dışı ......…
**Hukuk Genel Kurulu 2007/11-838 E. , 2007/851 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 23/05/2007 Taraflar arasındaki “alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesince davanın reddine dair verilen 23.3.2005 gün ve 10-134 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 26.6.2006 gün ve 7393-7445 sayılı ilamı ile, (...Davacı vekili, davalının dava dışı ......Ltd.Şti.’ndeki %22,5 oranındaki hissesini (375.000) ABD Doları bedel karşılığında 11.08.2001 tarihinde müvekkiline devrettiğini, ancak müvekkilinin aldatıldığının anlaşılması üzerine hisselerin geri alınması ve müvekkilce ödünç verilen paranın iade edileceğinin kararlaştırıldığını, bunun üzerine müvekkilinin satın aldığı fiyat üzerinden davalıya hisselerinin 07.01.2004 tarihinde devredildiğini, hisse devir bedelinden (270.500) ABD Dolarının ödenmediğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacıya hiçbir borcu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, noter tarafından düzenlenen ve taraflarca inkâr edilmeyen 07.01.2004 tarihli hisse devir sözleşmesinde, davacının hisselerini devrettiği ve bedelini de nakden ve tamamen aldığını imzası ile beyan ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki ilk devrin 11.08.2001 tarihli protokol uyarınca yapıldığı, bu protokole dayalı 14.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesinde (1.125.000.000) TL devir bedeli kararlaştırılmışken 11.08.2001 tarihli protokolde bu bedelin yaklaşık (375.000) ABD Doları olarak belirlendiği, 07.01.2004 tarihli ikinci noter satış sözleşmesinde de devir bedelinin (1.125.000.000)TL olarak gösterildiği ve hisselerin nominal değerlerinin de (1.125.000.000) TL.olduğu anlaşılmaktadır. O halde, noterce düzenlenen hisse devir sözleşmelerinin dava konusu hisselerin nominal değeri üzerinden yapıldığı, oysa hisselerin gerçekte daha yüksek bedelle devredildiğinin kabulü gerekir. Davalı da protokolde belirtilen nakit parayı aldığını ancak 07.01.2004 tarihli ikinci devir sırasında iade ettiğini savunmakta, hatta bu hususta (450.000) ABD. Doları tutarında ödeme yaptığını gösterir delil sunmakta, diğer bir deyişle devir bedelinin gerçekte (1.125.000.000)TL’ndan daha yüksek olduğunu doğrulamaktadır. Bu durum karşısında mahkemece, davalının 11.08.2001 tarihli protokol uyarınca aldıklarını iade ettiğinin ispat yükümlülüğünün yine davalıda olduğunun kabulü ile sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.