(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/12661 E. , 2008/1056 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.12.2005 gününde verilen dilekçe ile haksız işgal sebebiyle elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine bozmaya uyarak yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 10.07.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 15.01.2008 günü için yapılan tebligat üzerine gele
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/12661 E. , 2008/1056 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.12.2005 gününde verilen dilekçe ile haksız işgal sebebiyle elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine bozmaya uyarak yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 10.07.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 15.01.2008 günü için yapılan tebligat üzerine gelen olmadı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. Davalı, önceki malik ile kardeşi olan Olgun arasında kira ilişkisi bulunduğunu, kardeşinin birlikte işlettikleri işyerini terk ettiğini, işletme faaliyetinin kendisi tarafından sürdürüldüğünü açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanununun 683.maddesi hükmünce, eşyaya malik olan kimse o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Şayet eşyaya haksız elatma varsa malik bu haksız elatmanın önlenmesini dava edebilir. Görülüyor ki, eldeki davada davacının isteminin dayanağı Türk Medeni Kanununun 683.maddesidir. Davalı ise, şahsi hak iddiasına dayanmıştır. Şahsi hakdan maksat, Borçlar Hukuku anlamında yapılan bir sözleşmenin taraflarına sağladığı hukuki korumadır. Sözleşmeler tapuya şerh verilerek üçüncü kişilere de ileri sürülebilir hale gelmedikçe sadece ona taraf olanlar arasında hukuki sonuç meydana getirir. Başka bir anlatımla, sözleşmenin tarafı olmayan bir kimseye bu sözleşmeden doğan hak ileri sürülemez. Davacı, davalının varlığını savunduğu kira ilişkisinin tarafı olmadığından, mülkiyet hakkı sahibi olan davacıya karşı şahsi hak sağlayan sözleşmenin üstünlüğü kabul edilemez. Mahkemece yapılan bu saptama bir yana bırakılarak yasaya uygun düşmeyen bazı gerekçelerle davanın reddedilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itizarlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 05.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.