4. Hukuk Dairesi 2022/516 E. , 2024/8516 K. MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1106 Esas, 2021/1817Karar HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul - Davacı Gülsener Çatlıoğlu vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Seydişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/37 Esas 2021/76 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar…
**4. Hukuk Dairesi 2022/516 E. , 2024/8516 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1106 Esas, 2021/1817Karar HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul - Davacı Gülsener Çatlıoğlu vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Seydişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/37 Esas 2021/76 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların desteği olan motosiklet sürücüsü ...'na davalı sürücünün şerit ihlali yapmak suretiyle çarpması neticesinde vefat ettiği, kazada davalının %100 oranında kusuru bulunduğu, davacı ...'in 26 yaşında olan evladını, diğer davacıların ise kardeşlerini kaybettiği, derin üzüntü yaşadıklarını, müteveffanın ön lisans mezunu olduğu ve eczanede kalfa olarak çalıştığı, ailesine destek olduğu, Axa sigorta şirketinin davacı ...'e 21.08.2017 tarihinde 20.927,43 TL ödeme yaptığı ancak bu ödemenin gerekenden çok az miktarda olduğunu beyanla belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada defin giderleri, maddi zararları ve davacı ...'in desteğini kaybetmesi nedeni ile her bir davacı için şimdilik 100,00 TL maddi tazminat talep ettikleri, yine davacıların yaşadıkları derin üzüntü ve acı nedeni ile anne ... için 200.000,00 TL, diğer davacı kardeşlerin her biri için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili davacı ... için 100,00 TL'lik talebinin 30,00 TL'nin defin, kalanın destek tazminatı olduğu ve destek tazminatını 41.117,43 TL olarak artırdıklarını ve ... için 41.217,43 TL talep ettiklerini, diğer davacılar için ayrı ayrı 100,00 TL maddi tazminat taleplerinin 30,00 TL'nin defin, kalanın ise destek tazminatı olduğunu beyan etmiştir. Davacı vekili davacı ... lehine destek tazminatını daha önce 41.217,43 TL olarak artırdıklarını, alınan rapor ile taleplerini 49.978,12 TL olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazada davalının kusuru olmadığını, desteğin gelirinin belgelenmesi gerektiği, davalının emekli olduğu başkaca geliri olmadığı, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) gelir bağlanıp bağlanmadığı, sigorta şirketinden ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasının talep ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların 06.06.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında destekleri olan ...'nun vefat etmesi nedeni ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulundukları, kazaya ilişkin Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden alınan kusur raporunda, davalının %100 oranında kusurlu iken müteveffanın kusuru olmadığının belirtildiği, müterafık kusur yönünden yapılan incelemede ise adli tıp uzmanından alınan raporda kask takılmamasının müteveffanın ölümüne etkisi olmadığının belirtildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra davacı vekilinin talebini ıslah ettiği, bedel artırımından ayrı olarak davacı vekilinin ıslah talebinde bulunabileceği, Bölge Adliye Mahkemesinin kararı doğrultusunda PMF 1931 Yaşam Tablosu dikkate alınarak ve ihbar edilen sigorta şirketinin yaptığı ödemenin de tenzili ile yapılan hesaplama neticesinde davacı ...'in 49.948,12 TL tazminat alabileceğinin belirlendiği, Belediyeden gelen cevabi yazıda 200,00 TL cenaze gideri olduğunun belirtildiği, kusur durumu, tarafların mali durumu, değerlendirildiğinde manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesi ile davacı ...'in maddi tazminat talebinin kabulü ile 49.984,12 TL destek tazminatı 30,00 TL defin giderinin diğer davacılar lehine toplam 170,00 TL defin giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacı ... için 30.000,00 TL diğer davacıların her biri için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 90.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; davalı aleyhine bilinçli taksirle ölüme neden olmadan kesin olarak hüküm kurulmuş olmasına rağmen müvekkili lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı azlığından kararı istinaf ettiklerini, 26 yaşında hiçbir kusuru bulunmaksızın davalının %100 kusuruyla sebebiyet verdiği kaza nedeniyle oğlunu kaybeden müvekkilinin acısını soğutup zararını bir nebze olsa karşılaması için talep ettikleri manevi tazminat tutarının çok az olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, daha yüksek miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalma ve manevi tazminata ilişkin olduğu, ilk derece mahkemesinin maddi tazminat talebinin kabulü, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulü kararı verdiği, kaldırma ve gönderme kararı sonrasında mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda davacı ... tarafından manevi tazminat miktarı yönünden kararın istinaf edildiği, tarafların kusuru, sosyal ve ekonomik durumları, davacının çocuğunun ölümü ile oluşan derin acı dikkate alınarak davacının itirazının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı ...'in maddi tazminat talebinin kabulü ile 49.984,12 TL destek tazminatı 30,00 TL defin giderinin diğer davacılar lehine toplam 170,00 TL defin giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacı ... için 70.000,00 TL diğer davacıların her biri için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 130.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminatın düşük belirlendiği, maddi tazminat miktarının yetersiz olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 06.06.2017 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 51 ve 53, 56 ncı maddesi 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacı vekilinin maddi tazminat miktarı yönünden temyiz nedenini istinaf aşamasında ileri sürmemiş ve istinafa götürmediği nedenler yönünden temyize başvuramayacak olmasına göre davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6098 sayılı TBK'nın 56 ncı maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı ...'nun oğlu olan ...'nun 06.06.2017 tarihli kazada vefat etmesi nedeni ile davacı 200.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesi 30.000,00 TL manevi tazminata karar verirken Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 70.000,00 TL manevi tazminata karar vermiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre müteveffanın kazada kusuru olmadığı, kaza tarihinde 26 yaşında olduğu anlaşılmakla, evladının ölümü nedeni ile davacı ... yaşadığı acı ve keder gibi tüm unsurların bir arada değerlendirilmesi neticesinde davacı ... için takdir olunan manevi tazminat miktarının düşük olduğu görülmüş ve daha yüksek miktarda manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ...'na iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.