7. Ceza Dairesi 2023/20538 E. , 2024/6044 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1585 E., 2023/296 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyaların ve ... plakalı ve ... plakalı nakil araçlarının müsaderesi, ... plakalı nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık ... müdafii ve malen sorumlu ... vekilinin temyiz istemlerinin kapsamına göre; sanık ... Kararkoç hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü ve nakil arac…
**7. Ceza Dairesi 2023/20538 E. , 2024/6044 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1585 E., 2023/296 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyaların ve ... plakalı ve ... plakalı nakil araçlarının müsaderesi, ... plakalı nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık ... müdafii ve malen sorumlu ... vekilinin temyiz istemlerinin kapsamına göre; sanık ... Kararkoç hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü ve nakil aracının müsaderesi ile sınırlı temyiz incelemesi yapılmıştır. Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Malen sorumlu ... vekilinin temyiz sebepleri; ... plakalı nakil aracının kayıt maliki bulunan malen sorumlunun iyiniyetli üçüncü şahıs olduğuna, zilyetliği sanıkta olsa da aracın birden çok kez el değiştirmesi nedeniyle malen sorumlunun mağdur olduğuna, aracın iadesi gerekirken müsaderesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve re'sen nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın İngilizce, Fransızca ve Almanca bilen tercüman sıfatıyla ... Medikal firmasında yarı zamanlı olarak kısa bir süre çalıştığına, sanığın mahkûmiyetine dayanak yapılan beş adet telefon konuşmasının işveren işçi ilişkisi içerisinde yapıldığına ve içeriğinde suç unsuru bulunmadığına, mahkûmiyetine yeterli başkaca delil bulunmadığına, cezanın artırımı için devamlılık arzeden örgüt faaliyetinin ve olması gereken hiyerarşik bağın bulunmadığına, sanık ... haricinde diğer sanıkları tanımadığına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suç kastı bulunmadığına, şüpheden sanığın yaralanması gerektiğine,sanık lehine olan hükümlerin uygulanmamasına, mahkûmiyet hükmünün usul ve kanuna aykırı bulunduğuna, zamanaşımı süresinin gözetilmediğine ve re'sen nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir. II.OLAY VE OLGULAR 1.Hakkında mahkûmiyet hükümleri kesinleşen sanık ... liderliğinde, sanıklar ..., ..., ... ve ...'un üye oldukları örgüt faaliyeti kapsamında, yurt dışından kaçak yollarla ilaç cinsi eşyayı getirerek satışa arzetmek suretiyle kaçakçılık suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı, yürütülen soruşturmada iletişim tespit tutanakları, yapılan arama ve takipler sonucu; mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanık ...'nin yetkilisi bulunduğu ... Medikal firmada, yanında çalıştırdığı personel aracılığı ile Çin ve Almanya üzerinden Türkiye'ye kaçak ilaçları getirtip, güzellik merkezlerine, eczane, ilaç depoları ve özel hastanelere pazarladığı, bu ilaçların getirtilmesinde satıcılarla iletişimin kurulmasında, pazarlanmasında, nakil ve dağıtımında sanık ... ile mahkumiyet hükümleri kesinleşen sanıklar ..., ..., ...'ın birlikte hareket ettikleri, suça konu ilaçlar ve medikal malzemelerin ele geçirildiği, bu kapsamda; 29.03.2007 tarihinde, hakkında mahkûmiyet kararı kesinleşen sanıklar ... ve ...'in içinde bulunduğu, malen sorumlu adına kayıtlı ... plakalı araçta, arama kararına istinaden yapılan aramada toplam 1.266 kutu kaçak ilaç geçirilerek, aynı tarihte, ilaçların teslim alındığı beyan edilen, sanık ...’nin yetkilisi bulunduğu ... Medikal isimli firmada yapılan arama sonucu, toplam 1.455 kaçak ilaç, 8.100 adet enjektör ucu, 4 adet silikon ve 8 adet cerrahi dikiş seti ele geçirildiği, Yine, soruşturma kapsamında 23.01.2007 tarihinde ihbar üzerine, hakkında beraat ve sonrasında düşme kararı verilen sanık ...'ın sürücüsü olduğu, başka malen sorumlu adına kayıtlı ... plakalı kapalı kasa kamyonetin takip edilerek, telefon ile irtibat kurduğu, hakkında mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanıklar ... ve ...'ın içinde bulunduğu, sanık ... adına kayıtlı ... plakalı araçla diğer aracın yanına geldikleri esnada müdahale edilerek; sanık ...’ın, babası sanık ...’nin talimatıyla teslim alacağını beyan ettiği ve dışarıdan bakıldığında araç içerisinde ilaçların görülmesi üzerine, arama kararına istinaden, her iki araçta yapılan aramada, gümrüklenmiş değeri 1.177.050,00 TL olan toplam 199.592 adet kaçak ilaç ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin yedinci fıkrası ve 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına aykırılık suçundan cezalandırılması istemiyle ayrı ayrı kamu davaları açılarak, hukuki ve fiili irtibat nedeniyle kamu davalarının birleştirilerek, yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır. 3.Sanık ... bozma öncesindeki savunmasında; sanık ...’ye ait ... Medikal firmasında yarı zamanlı tercüman olarak çalıştığını, sanık ...‘ın talimatı ile yurt dışındaki firmalarla yazışmaları yaptığını, suç olduğunu bilmediğini, bozma sonrasında ise önceki savunmalarını tekrar ettiğini, iletişim tespit tutanaklarındaki Sanık ... ile yaptığı konuşmalarda, ilaç isminin konşimentoda yazılmaması konusunda “evet önemli bir nokta” olduğunu belirttiği, konuşmayı hatırlamadığını ancak belirtilen şekilde söylemiş olabileceğini, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. Sanığın, adresine tebliğ edilen meşruhatlı davetiyedeki ihtarata rağmen, suça konu kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödemediği anlaşılmıştır. 4.Sanık ... savunmasında; ... Medikal isimli firmanın yetkilisi bulunduğunu, kanuna uygun olarak ithal ettiği ilaçları piyasaya arz ettiğini, sanık ...'un yanında yarı zamanlı tercümanlık yaptığını, yurt dışındaki firmalarla ticari ilişkilerinde sanık ...'in tercümanlık yaptığını, sanık ...'nin oğlu olduğunu, diğer sanıkların bir kısmını tanıdığını ve suça konu ilaçları sattığını, beyan etmiştir. 5.Sanık ... savunmasında; sanık ...'nin babası olduğunu, ilaç ticareti konusunda bilgi sahibi olmadığını, ihtiyaç olursa babasına işlerinde yardımcı olduğunu, 23.01.2007 tarihinde araçlarda ele geçen eşyalardan haberi bulunmadığını, babasının isteği ile olay yerine gittiğini, ilaçların bir kısmının ele geçirildiği ... plakalı aracın kendisine ait olduğunu, aracı başka kişilerin de kullandığını beyan etmiştir. 6.Malen sorumlu ... beyanında; suçta kullanılan ... plakalı nakil aracını, 2005 yılında sanık ...'in babasına haricen sattığını, sözkonusu aracın trafik sicilinde adına tescilli olması dışında dava ile bir ilgisi bulunmadığını beyan etmiştir. 7.Sanıkların birbirleri ile yaptıkları telefon görüşmelerine ilişkin iletişim tespiti tutanaklarının dava dosyası içerisinde bulunduğu anlaşılmıştır. 8.Olay tutanağı, savunmalar ve bilirkişi raporlarının kapsamına göre; suça konu eşyaların toplam gümrüklenmiş değerinin 3.231.481,47 TL ve dava konusu eşyaların tamamının gümrük kaçağı olduğu anlaşılmıştır. 9.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakaları dava dosyasında bulunmaktadır. III.GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii ile malen sorumlu ... vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddedilmiştir. Ancak; 1.Sanığa atılı eylemin örgüt faaliyeti kapsamında işlenmiş olması nedeniyle artırım yapılırken, uygulama maddesi olan 5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, 2.Sanık ... müdafiinin temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 02.06.2020 tarihli ve 2015/28430 Esas, 2020/7624 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen 24.10.2014 tarihli mahkûmiyet kararında, sanık ... neticeten 21 ay 18 gün hapis ve 22.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunduğu halde, bozmadan sonra kurulan hükümde kazanılmış hak gözetilmeyerek, sanığın 5 yıl hapis ve 25.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılması, 3.Nakil araçlarının 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2023 tarihli ve 2020/1585 Esas, 2023/296 Karar sayılı kararına yönelik malen sorumlu ... ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği; hüküm fıkrasında cezada artırım yapılmasına ilişkin bentte yer alan "Suçun örgüt faaliyeti kapsamında işlenmiş olması nedeniyle,..." ibaresinden sonra gelmek üzere "...5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 4/1. maddesi uyarınca..." ibaresinin eklenmesi, hükmün netice cezaya ilişkin bendinden sonra gelmek üzere, "1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi gereğince cezada kazanılmış hakkı gözetilerek, infazın 21 ay 18 gün hapis ve 22.500,00 TL adlî para cezası üzerinden yapılmasına,” ibaresinin eklenmesi, nakil araçlarının müsaderesine ilişkin bentte yer alan "...54/4...” ibaresinin çıkartılarak, yerine "...54/1....” ibaresinin yazılması ile diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2024 tarihinde karar verildi.