12. Ceza Dairesi 2013/2685 E. , 2013/22192 K. "" Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-d, 62, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme. Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın aracı ile kontrolsüz kavşağa girdiğinde sağından kavşağa giren katılanın motosikleti ile çarpışmaları sonucu katılanın yüzünde sa…
**12. Ceza Dairesi 2013/2685 E. , 2013/22192 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-d, 62, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme. Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın aracı ile kontrolsüz kavşağa girdiğinde sağından kavşağa giren katılanın motosikleti ile çarpışmaları sonucu katılanın yüzünde sabit iz kalacak şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda, sanığın asli kusurlu olduğunun tespit ve kabul edilmesi karşısında; iki sınır arasında temel ceza belirlenirken adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, asgari hadden ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine, ancak; 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından TCK'nın 61/1. maddesinin (a) bendinde yer alan “Suçun işleniş biçimini”, (b) bendinde yer alan “Suçun işlenmesinde kullanılan araçlar”, (f) bendinde yer alan "kastın yoğunluğu" ve (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçelerine dayanılamayacağının gözetilmemesi, 2-Katılan yüzünde sabit iz oluşacak şekilde yaralanmış olmasına karşın, sanık hakkında “müştekinin vücudunda kemik kırılmasına sebebiyet vermiş olduğundan” gerekçesi ile TCK’nın 89/2-d maddesinin uygulanmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının (1.) bendindeki “suçun işleniş biçimi, kullanılan ..., sanığın kast durumu, sanığın amacı ve saiki” ibarelerinin hükümden çıkarılması ve (2). bendindeki “müştekinin vücudunda kemik kırılmasına sebebiyet vermiş olduğundan” ibarelerinin “katılanın yüzünde sabit iz oluşacak şekilde yaralanmasına sebebiyet vermiş olduğundan” ibareleri ile değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.