T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/304 KARAR NO : 2026/332 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/932 Esas ve 25/12/2025 tarihli ara karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 04/03/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili taraf…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/304 KARAR NO : 2026/332 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/932 Esas ve 25/12/2025 tarihli ara karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 04/03/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde Davalı ile davacılardan İdealist.... A.Ş. arasında 30.05.2024 imza tarihli bir sözleşme imzalandığı ve bu sözleşmenin Kadıköy 19. Noterliğinin 25.04.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle feshedildiği, ancak bu sözleşmeye dayalı olarak 138.412,00 TL bedelli ve 15.05.2025 tarihli e fatura tanzim edildiği ve davacılar aleyhine İstanbul 1. İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı ilamsız icra takibi başlatıldığı belirtilerek, davacıların 190.666,00 TL borçlu olmadığının ayrı ayrı tespitine ve icra takibinin iptaline, icra takibinin; dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasına, haksız ve dayanaksız, kötüniyetli icra takibi sebebiyle takip miktarının % 20 sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi ile davacılar aleyhinde başlatılan takibin dava sonuçlanıncaya kadar öncelikle teminatsız olarak tebdiren durdurulmasına veya İİK m.72/3 gereği ögörülecek bir teminat karşılığında, ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki/veznesine girebilecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 25/12/2025 tarihli ara kararında ; "Eldeki menfi tespit davasının icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, İ.İ.K.'nun 72/3-1.cümle hükmü uyarınca, takipten sonra açılan menfi tespit davalarında, takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesine yasal olanak bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin takibin tedbiren durdurulmasına yönelik talebin reddine karar vermek gerekmiştir.Yine -çoğun içinde azında varlığı ilkesi uyarınca- davacı yanın icra dosyasına yatacak paraların alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebi yönünden ise; davacının işbu davada ileri sürdüğü iddialarının esası yönünden şu aşamada yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından İ.İ.K. md.72/3 ve HMK'nun md.389 uyarınca Reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." dair karar verilmiştir. Davacılar vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; Davalı tarafın İstanbul 1. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile müvekkiller aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, takip dayanağı olarak “cari hesap/fatura/sözleşme” ibarelerinin ileri sürüldüğünü, takip incelenecek olursa; iki borçlunun mevcut olduğunu ancak borçlu olarak takipte yer verilen müvekkil ... ile davalı arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, buna rağmen ...'ın da borçlu olarak gösterildiğini, takip talebinde sunulan sözleşme incelendiğinde sözleşme taraflarının görülebileceğini, bu yönüyle takibin en başta husumet bakımından şüpheli olduğunu, davalı ile yalnızca davacı şirket İdealist İstanbul şirketi arasında 30.05.2024 tarihli sözleşme imzalandığını, anılan sözleşmenin ise; İdealist İstanbul şirketi tarafından Kadıköy 19. Noterliği’nin 25.04.2025 tarih, ... yevmiye no’lu ihtarname ile feshedildiğini, davalının fesih sonrasında hukuki dayanağı tartışmalı “cayma bedeli” içerikli 15.05.2025 tarihli e-fatura düzenlediğini; müvekkili şirketin ise, bu faturaya süresinde ihtar ile itiraz ederek iade ettiğini, tedbir talebinin ise yalnızca ... yönünden olduğunu ve tedbir şartlarının oluştuğunu, talebin takibi durdurma değil icra veznesinden para çıkışını önleme tedbiri olduğunu, yaklaşık ispatın sağlandığını, ...’ın bankalardaki mevduatları ve malvarlığı üzerinde haciz şerhleri bulunduğunu, belirterek, mahkeme ara kararının davacılardan ... yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.İstinaf sebeplerinin incelenmesi;Dava menfi tespit istemine ilişkin olup, İİK nun 72/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin mahkeme ara kararı istinafa konu edilmiştir. Davaya konu yasanın amir hükümleri incelendiğinde, İİK'nın 72/2. maddesinde; "İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme talep üzerine alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere gösterilerek teminat mukabilinde icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.",İİK'nın 72/3. maddesinde; ''İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir'' hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 389/1 maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.'', HMK'nın 390/1 maddesinde; "İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.", HMK'nın 390/3 maddesinde; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.'', HMK'nın 391/1 maddesinde; "Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir." düzenlemelerine yer verilmiştir.Geçici hukuki korumalardan olan ihtiyati tedbire karar verilebilmesi için ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve ihtiyati tedbirin bir sebebinin mevcut olması gerekir. Yargılama sırasında mevcut durumun değişmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale gelmesi, gecikme sebebinin bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi söz konusu olan hallerde ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilmelidir. Ancak ihtiyati tedbire karar verilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya halen var olması da aranmaz. Dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için de her türlü tedbire karar verilebilir. Somut davada, dava dilekçesi, cevap dilekçesi , sunulan deliller incelendiğinde, Pendik Küçük Şeyler Anaokulu üunvanlı eğitim kurumunun reklam ve ilanını internet portalında yayınlanması için sözleşme düzenlendiği, davalı tarafça verildiği iddia olunan hizmete yönelik 138.412 TL bedelli faturanın düzenlendiği ve iş bu faturanın iade edildiği ve akabinde davalı tarafça alacağın tahsili talebi ile İstanbul 1. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, icra takibine konu bedelin ödenmesi nedeniyle uyuşmazlığa konu edilen menfi tespit davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere, İcra İflas Kanunu’nun 72/3 maddesi uyarınca “İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir” hükmü karşısında davacı vekilinin tedbir talebinin "çoğun içinde az da vardır" kuralı gereğince İİK'nın 72/3.maddesindeki "icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi" yönündeki tedbiri de kapsadığının kabulü ile İİK 72/3.maddesine göre icra veznesine yatırılacak olan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Somut davada, yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi ara kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde yeniden hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İhtiyati tedbir talep eden eden davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/932 E. sayılı doyasında verilen 25/12/2025 tarihli ara kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca KALDIRILMASINA ve TEDBİR İSTEMİ YÖNÜNDEN YENİDEN KARAR VERİLEREK, -Davacı ... vekilinin tedbir isteminin İİK'nın 72/3.maddesi uyarınca KABULÜ ile; İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası yönünden , dava konusu edilen miktar olan 190.666,00 TL'nin % 20'si oranında hesap edilen 38.133,20 TL nakit teminat yatırılması ya da aynı miktarda kesin ve süresiz teminat mektubu ibrazı koşuluyla İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca icra veznesine yatırılacak olan paranın alacaklıya ÖDENMEMESİNE, -Hacizlerin fekkine karar verilmesi talebi hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, 2-Kararın tebliği ve teminat alınmasına ilişkin işlemlerin ilk derce mahkemesince yerine getirilmesine, 3-Teminat yatırıldığında ilk derece mahkemesince karar gereğinin yerine getirilmesi için ( İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'ne ... E. sayılı takip dosyası) yazı yazılmasına ve kararın infazının sağlanmasına, 4-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının ve istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince esasa ilişkin verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.f bendi gereğince kesin olmak üzere karar verildi.04/03/2026