10. Hukuk Dairesi 2014/3729 E. , 2015/2077 K. "" Mahkemesi : Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi Dava, iş kazası sonucu hayatını kaybeden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin 5510 sayılı Yasanın 21. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından do…
**10. Hukuk Dairesi 2014/3729 E. , 2015/2077 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi Dava, iş kazası sonucu hayatını kaybeden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin 5510 sayılı Yasanın 21. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dava; 20.08.2011 tarihli iş kazasında hayatını kaybeden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın 21. maddesidir. Anılan maddede düzenlenmiş bulunan rücu davaları, kusur sorumluluğuna dayanmakta olup, iş kazasında kusurlu olanlar davacı Kurumun rücu alacağından kusurları karşılığı sorumludur. Kusurun belirlenmesinde ise; zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun, dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, konusunda uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, aynı olay nedeniyle daha önce açılmış ve kesinleşmiş tazminat ve ceza dosyaları varsa, bu dosyalardaki kusur raporları ile çelişki oluşturmayacak şekilde kusur oran ve aidiyeti konusunda rapor alınması gereklidir Eldeki davada; mahkeme, davalı işvereni %80, kurum sigortalısını %20 kusurlu kabul eden bilirkişi raporu esas alarak, ıslah edilen davayı kabul etmiştir. Dosya kapsamında yer alan, Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/607 E. 2012/1436 K. sayılı kesinleşme şerhi olmayan kararında, dava dışı ... ve davadışı ustabaşı ... hakkındaki kamu davası sonucunda, sanık .... hakkında beraat, sanık ... hakkında ise Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına dair karar verildiği, mahkemece, ceza dosyasının celbedilmediği, hak sahipleri tarafından açılan tazminat dosyası bulunup bulunmadığı araştırılmadığı anlaşılmaktadır. O halde yukarıda yapılan açıklamalar ışığında yapılacak iş; ceza dosyası celbedilip, hak sahibi dosyası araştırılıp, saptanan maddi olgulara göre olayın oluşu tereddütsüz belirlenip, tüm delillerle birlikte değerlendirilerek, alanında uzman bilirkişilerden oluşa ve mevzuata uygun, raporlar arasındaki kusur oran ve aidiyetleri konusunda oluşan çelişkiler giderecek şekilde yeniden rapor alınıp, irdelenerek, varılacak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.