3. Ceza Dairesi 2021/5576 E. , 2023/4519 K. "İçtihat Metni" ¸ T. C. Y A R G I T A Y 3. C E Z A D A İ R E S İ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Y A R G I T A Y İ L Â M I İNCELENEN KARARIN; Mahkemesi :Ceza Dairesi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; I-Sanık ... müdafinin ek karara ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık müdafinin 11.01.2020 tarihin
**3. Ceza Dairesi 2021/5576 E. , 2023/4519 K.** **"İçtihat Metni"** ¸ T. C. Y A R G I T A Y 3. C E Z A D A İ R E S İ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Y A R G I T A Y İ L Â M I İNCELENEN KARARIN; Mahkemesi :Ceza Dairesi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; I-Sanık ... müdafinin ek karara ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık müdafinin 11.01.2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen kararı 5271 sayılı CMK'nın 291/1. maddesinde öngörülen süreden sonra 29.01.2020 tarihinde temyiz etmesi üzerine, bölge adliye mahkemesince aynı Kanunun 296/1. maddesi gereğince 30.01.2020 tarihli ek karar ile temyiz talebinin reddine karar verildiği, sanığın da cezanın infazı için yakalandığı 31.08.2020 tarihinde karardan haberdar olduğu halde herhangi bir temyiz isteminde bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE ve redde ilişkin 30.01.2020 tarihli ek kararın ONANMASINA, II-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Sanık ... yönünden; Sanığın UYAP'tan alınan ve dosya içerisine konulan nüfus kayıt örneklerine göre 09/07/2021 tarihinde öldüğü ve bu hususun hükümden sonra 09/07/2021 tarihinde Bulanık Devlet Hasnesi'nin tesbiti ile kayıtlara işlendiği görülmekle, sanığın öldüğüne ilişkin kayıtlar araştırılarak TCK'nın 64/1. maddesi gereğince hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması, 2-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 K. sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 K. sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf. 383 vd.) Örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280). Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. Fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmıştır. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir. TCK 217. maddesi kapsamındaki “halkı kanunlara uymamaya tahrik” suçunun oluşumu için; failin “halkı” kanunlara uymamaya tahrik etmiş olması gerekir. Halk belli bir bölge veya çevrede yaşayanların bütününü anlatmak için kullanılan bir tabirdir. Halk deyince, belirsiz sayıdaki kimselerin anlaşılması gerekir. O halde belirli kimselerin kanuna karşı gelmeye tahrik bu suçu oluşturmayacaktır. Fail, halkı kanuna uymamaya tahrik etmelidir. Kanunun tümü veya bir kısmına karşı gelmeye, koyduğu kurallara uymamaya, kanunun koyduğu ilkelere veya zorunluluklara aykırı tahrik söz konusu olacaktır. Tahrik, kışkırtma, harekete geçirme, sevketme, akılda olan veya olmayan bir hususun fiiliyata dökülmesi için uyarma anlamlarına gelmektedir. Tahrik edilen eylemlerin gerçekleşmiş olup olmamasının önemi yoktur. Bir kimsenin diğer kişileri etkilemesi ve bu saik ile hareket etmesi yeterlidir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; i-Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in Örgütün hiyerarşik yapısına organik bağ ile dahil olarak, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren faaliyetlerde bulunduklarına ilişkin yeterli ve kesin delil bulunmayan sanıkların ve Muş/Bulanık'da 13/08/2015 tarihli DBP ilçe eş başkanının öz yönetim açıklamasına dinleyici olarak katılmaktan ibaret eylemlerinin kanunlara uymamaya tahrik suçunu unsurları itibariyle oluşturmayacağı da gözetilerek; mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına uygun biçimde sübutu kabul edilen, silahlı terör örgütü PKK'nın amacına hizmet eden ve meşrulaştırmaya yönelik eylemlerinin bir bütün halinde örgüt hiyerarşisine dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek örgüte yardım etmek suçunu oluşturup oluşturmayacağı karar yerinde tartışılıp, eylemlerinin örgüte yardım kapsamında kaldığının tespit edilmesi halinde de Kanunun 220/7. maddesinde belirtilen indirim oranının her bir sanığın ayrı ayrı eylem yoğunluğu nazara alınarak takdirinin gerekmesi lüzumu, ii-Sanık ..., ... ve ...'nin; Somut olayda sanıkların Muş/Bulanık'da 13.08.2015 tarihli DBP ilçe eş başkanının öz yönetim açıklamasına dinleyici olarak katılmalarının kanunlara uymamaya tahrik suçunun yasal unsurlarını oluşturmayacağı bu nedenle araç suçtan beraat etmeleri gerektiği cihetle, terör örgütü adına suç işleme suçundan da mahkumiyetlerine karar verilemeyeceği nazara alınarak atılı suçlardan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmedilmesi, iii- Adli emanetin 2018/72 sırasında kayıtlı eşyalar hakkında bir karar verilmemesi, Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK’nun 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanık ... hakkındaki istinaf aşamasında kesinleşmesi nedeniyle inceleme dışı kalan hükümler yönünden bozmanın CMK'nın 306. maddesi uyarınca SİRAYET ETTİRİLMESİNE, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ... ... ... ... ...