12. Ceza Dairesi 2013/16371 E. , 2014/8364 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Haberleşmenin gizliliğini ihlal Hüküm : Beraat Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Belirli veya belirlenebilir iki veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmemeleri gerektiği yönünde haklı bir inanç ve iradeyle hareket ederek, gizliliği sağlamaya özen gösterip, elverişli araçl…
**12. Ceza Dairesi 2013/16371 E. , 2014/8364 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Haberleşmenin gizliliğini ihlal Hüküm : Beraat Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Belirli veya belirlenebilir iki veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmemeleri gerektiği yönünde haklı bir inanç ve iradeyle hareket ederek, gizliliği sağlamaya özen gösterip, elverişli araçlar (internet, telefon, telsiz, faks, mektup, telgraf, kağıt vb.) ve ortak semboller (söz, yazı, işaret vb.) aracılığıyla paylaştıkları bilgi, düşünce, duygu ve tutumlarının; özel hayata ilişkin olsun ya da olmasın, başka kişi veya kişiler tarafından, özel bir çaba gösterilerek, doğrudan veya dolaylı şekilde (zarfı açılmadan ışığa tutulan mektupta olduğu gibi), okunmak veya dinlenmek suretiyle öğrenilmesi eyleminin TCK'nın 132/1-1. cümlesinde; anlaşılabilir olsun ya da olmasın, başkalarının haberleşme içeriklerinin kaydı, yani; yazı, ses, görüntü, özel işaretler gibi ortak sembollerin, başka bir nesne üzerine taşınarak (örneğin; ses veya görüntünün, manyetik bant üzerine, yazının başka bir kağıt, defter vb. nesne üzerine geçirilmesi, kopyasının alınması, elektronik iletinin taşınabilir belleğe veya CD'ye aktarılması gibi işlemlerle) sabitlenmesi eyleminin aynı Kanunun 132/1-2. cümlesinde; başkalarının haberleşme içeriklerinin, ilgilisi veya ilgililerinin rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması eyleminin aynı Kanunun 132/2; kişinin kendisiyle yapılan haberleşme içeriğini, belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilme imkanı bulunan aleni bir ortamda, ilgilisi veya ilgililerinin rızası dışında ifşa etmesi eyleminin aynı Kanunun 132/3. maddelerinde düzenlenen haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirileceği, TCK'nın 132. maddesindeki haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu, genel kast ile işlenebilen suçlardan olup, sanığın, “kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal etme” neticesini bilmesi ve istemesiyle anılan maddenin ilk fıkrasındaki; taksirle ya da tamamen hukuka uygun elde edilmiş olsa dahi, kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini bilerek ve isteyerek ifşa etmesi halinde anılan maddenin ikinci fıkrasındaki suçun manevi unsurunun oluşacağı; ancak her iki halde de kastın varlığından söz edebilmek için, sanığın hukuka aykırı hareket ettiğini bilmesi ve bu biçimde hareket etmeye devam etmesi gerektiği, Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya kapsamına göre, resmi nikahlı eşinin kuzeni olarak bildiği katılan ... tarafından eşinin elektronik posta adresine cinsel içerikli elektronik iletiler gönderildiğini gören sanık ...'in, gönderilen elektronik iletilerin bazılarının altında katılanın isim ve soyismi yazılı olmakla beraber her ikisi de evli olan eşi ve onun kuzeni arasında duygusal boyutta arkadaşlık ilişkisi olamayacağı düşüncesiyle elektronik iletilerin gönderildiği ford.com.tr uzantılı elektronik posta adresinin gerçek kullanıcısını tespit etmek ve mesai saatlerinde iş yerindeki bilgisayarlardan elektronik ileti gönderilip gönderilemeyeceğini öğrenmek amacıyla katılan ...'ın çalışanı olduğu ford otosan adlı firmanın insan kaynakları ve kurumsal iletişim direktörü olan tanık ... ile görüştüğü, adı geçen tanığa, eşinin kendisini katılan ... ile aldattığına dair ikili sohbet görüşmelerinin mevcut olduğundan söz edip, beraberinde getirdiği elektronik iletileri içerir yazıları tanık ...'e vermesini müteakip, haberleşme içeriklerinin kişilerin özel hayatı ile ilgili olmasından dolayı yardımcı olamayacağını söyleyen tanık ...'in, kendisine tevdi edilen metinleri incelemeden sanık ...'e iade ettiği, daha sonra, sanık ...'in, eşi aleyhine boşanma davası açtığı olayda, Sanık ...'in, aile birliğine yönelen ve onurunu zedeleyen haksız bir saldırı karşısında, eşinin kendisini aldatıp aldatmadığı hususundaki tereddütlerini giderme ve sonucuna göre eşi aleyhine boşanma davası açma amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket ettiği kabul edilemeyeceğinden, Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın kastının bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sübuta ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 07.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.