Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/2914 E. , 2024/1232 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2914 Karar No : 2024/1232 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ...Çimento San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muş ili, ... ilçesinde, S:... s
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/2914 E. , 2024/1232 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2914 Karar No : 2024/1232 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ...Çimento San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muş ili, ... ilçesinde, S:... sicil sayılı maden ruhsatına istinaden faaliyette bulunan davacı şirket tarafından, II-a grubu kalker işletme ruhsat sahası ile ilgili olarak yapılan inceleme sonucunda 2009, 2010, 2011, 2012, 2014 ve 2016 yılları için oluşan devlet hakkı farklarının, gecikme cezaları ile birlikte ödenmesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali ile ihtirazi kayıtla yapılan ödemelerin iadesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin, maden ruhsat sahasından çıkarılan, davacı şirket tarafından kendi tesisinde çimento ham maddesi olarak kullanıldığı belirtilen ve mıcır olarak kullanıldığına ilişkin herhangi bir somut tespit bulunmayan kalker madeniyle ilgili olarak Maden Kanunu'nun 9. maddesinde öngörülen %50 devlet hakkı indiriminden yararlandırılması gerektiğinden, 18/02/2015 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6592 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesinde bulunan 2009, 2010, 2011, 2012 ve 2014 yıllarına dair Devlet hakları farklarının gecikme cezalarıyla birlikte ödenmesi gerektiğine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükmü karşısında; hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacı şirket tarafından, 2009, 2010, 2011, 2012 ve 2014 yıllarına ilişkin olarak ödenen Devlet hakkı farklarının davacı şirkete iade edilmesi gerektiği, 2016 yılına ilişkin Devlet hakkı farklarına gelince; ürettiği madeni yurt içinde ve kendi tesisinde işleyip ek katma değer sağlayanlardan, bu tesislerde üretimde değerlendirilen maden miktarı için Devlet hakkının %50'sinin alınmayacağı, ancak istisna olarak %50 teşvik indiriminden yararlanamayanlar arasına, madde metninde sayılan madenlere ek olarak 18/02/2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6592 sayılı Kanun ile Maden Kanunu'nun 9. maddesi 2. fıkrası 2. cümlesine II. (a) grubu madenlerin de eklendiği görüldüğünden, II. (a) grubu kalker madeni üreten davacı şirketin, 2016 yılı için %50 teşvik indiriminden yararlanamayacağı açık olup, dava konusu işlemin 2016 yılına ilişkin Devlet hakları farklarının gecikme cezalarıyla birlikte ödenmesi gerektiği kısmının ise hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığı, öte yandan, dava konusu işlemin anılan kısmının hukuka uygunluğunun saptanmış olması karşısında, davacı şirket tarafından, 2016 yılına ilişkin olarak ödenen Devlet hakkı farkının iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, kısmen iptal, kabul, kısmen ret kararı verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kalker madeni için teşvik uygulanmaması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 07/03/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava, Muş ili, ... ilçesinde, S:... sicil sayılı maden ruhsatına istinaden faaliyette bulunan davacı şirket tarafından, II-a grubu kalker işletme ruhsat sahası ile ilgili olarak yapılan inceleme sonucunda 2009, 2010, 2011, 2012, 2014 ve 2016 yılları için oluşan devlet hakkı farklarının, gecikme cezaları ile birlikte ödenmesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali ile ihtirazi kayıtla yapılan ödemelerin iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince, davacının kalker madeniyle ilgili olarak Maden Kanunu'nun 9. maddesinde öngörülen %50 devlet hakkı indiriminden yararlandırılması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin 2009, 2010, 2011, 2012, 2014 yıllarına ilişkin kısmının iptaline, bedelin iadesine, 2016 yılı için davanın reddine karar verilmiş olup, davalı idarenin istinaf başvurusu Bölge İdare Mahkemesince reddedilmiştir. Davanın iptaline ve bedelin iadesine ilişkin kısmı davalı idarece temyiz edilmiş olup, davanın reddine ilişkin kısmının temyiz edilmediği görülmüştür. Davalı idare tarafından, çimentonun bir yapı malzemesi olması ve kalker madeninin de bu yapı malzemesinin bir hammaddesi olması sebebiyle teşvik uygulamasının söz konusu olamayacağı iddia edilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmiştir. 3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Madenler" başlıklı 2. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, "Yer kabuğunda ve su kaynaklarında tabii olarak bulunan, ekonomik ve ticari değeri olan petrol, doğal gaz, jeotermal ve su kaynakları dışında kalan her türlü madde bu Kanuna göre madendir. Madenler aşağıda sıralanan gruplara göre ruhsatlandırılır: I. Grup madenler a) İnşaat ile yol yapımında kullanılan ve tabiatta doğal olarak bulunan kum ve çakıl. b) Tuğla-kiremit kili, Çimento kili, Marn, Puzolanik kayaç (Tras) ile çimento ve seramik sanayilerinde kullanılan ve diğer gruplarda yer almayan kayaçlar. (Değişik bent: 10/06/2010-5995 S.K./1.mad.) II. Grup madenler a) Kalsit, Dolomit, Kalker, Granit, Andezit, Bazalt gibi kayaçlardan Agrega, mıcır veya öğütülerek kullanılacak kayaçlar. b) Mermer, Traverten, Granit, Andezit, Bazalt gibi blok olarak üretilen taşlar ile dekoratif amaçla kullanılan doğal taşlar. ...." hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca aynı Kanunun 10/06/2010 tarihinde kabul edilen ve 24/06/2010 tarih ve 27621 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5595 sayılı Yasa ile değişik 9. maddesinde "(Değişik fıkra: 10/06/2010-5995 S.K/4.mad.) Madencilik faaliyetleri Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen teşviklerden yararlandırılır. Ancak hazır beton, asfalt ve yapı elemanları üretim tesisleri, imalat sanayi sektörü dışında madencilik faaliyeti kapsamında değerlendirilmez. Ürettiği madeni yurt içinde ve kendi tesisinde işleyip ek katma değer sağlayanlardan, bu tesislerde üretimde değerlendirilen maden miktarı için Devlet hakkının %50'si alınmaz. (Ek cümle: 29/12/2005-5446 S.K./1.mad) Bu hüküm I. Grup madenler ve mıcır ile kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddesi için uygulanmaz." hükmüne yer verilmiştir. Kalker gibi mıcır veya öğütülerek kullanılacak kayaçlar, II. Grup madenler olarak sayılmıştır. Madencilik faaliyetlerinin Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen teşviklerden yararlandırılacağı, ürettiği madeni yurt içinde ve kendi tesisinde işleyip ek katma değer sağlayanlardan, bu tesislerde üretimde değerlendirilen maden miktarı için Devlet hakkının %50'sinin alınmayacağı, ancak, bu hükmün I. Grup madenler ve mıcır ile kaba inşaat gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddesi için uygulanmayacağı açıktır. Bu durumda, çimentonun bir yapı malzemesi olması ve kalker madeninin de bu yapı malzemesinin hammaddesi olarak kullanılması sebebiyle, davacı şirketin 3213 sayılı Kanunun 9. maddesinde devlet hakkı için öngörülen teşvik uygulamasından yararlandırılamayacağı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın bozulması gerektiği düşüncesiyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.