Başvuru, vergi mükellefi sıfatıyla başvurucu adına kesilen vergi cezaları nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, vergi mükellefi sıfatıyla başvurucu adına kesilen vergi cezaları nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 10/5/2013 tarihinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Komisyonun 14/1/2015 tarihli kararıyla aynı başvurucuya ait 2013/3242 ve 2013/3243 başvuru numaralı dosyaların 2013/3241 numaralı dosya ile birleştirilmesine, incelemenin 2013/3241 numaralı dosya üzerinden sürdürülmesine ve belirtilen dosyaların kapatılmalarına karar verilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 27/2/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 6/5/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığına (Bakanlık) başvuru konusu olay ve olgular bildirilmiş, başvuru belgelerinin bir örneği görüş için gönderilmiştir. Bakanlığın 27/5/2015 tarihli yazısı ile benzer konu hakkında daha önce yapılan değerlendirmeler dikkate alındığında somut uyuşmazlık için görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Edremit ilçesi Akçay beldesi Naim Süleymanoğlu İlköğretim Okulunda bulunan kantini Okul Aile Birliğinden kiralayarak işletmektedir. 2008 ve 2009 yılları , , , , , , , ve vergilendirme dönemleri ile 2010 yılı , , , ve vergilendirme dönemlerine ilişkin kira ödemelerinden katma değer vergisi (KDV) tevkifatı yapıp sorumlu sıfatıyla beyanname vermediği gerekçesiyle başvurucu adına 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezaları kesilmiştir. Başvurucunun; takdir komisyonu kararının ihbarnameye eklenmediği, okul aile birliklerine tahsis edilen yerlerin işletmesinin anılan Birlikçe kiraya verildiği, okul aile birliklerinin iktisadi işletme olmaması nedeniyle kiraya verme işleminin KDV'ye tabi tutulamayacağı gerekçeleriyle söz konusu ceza kesme işlemlerinin iptali için açtığı davalarda Balıkesir Vergi Mahkemesinin 29/3/2012 tarihli ve E.2011/767, K.2012/284 sayılı; E.2011/768, K.2012/285 sayılı; E.2011/769, K.2012/286 sayılı kararlarıyla son sıradaki davanın reddine, diğer iki davanın ise ilgili kanundaki değişiklik gereğince ceza miktarının bir kısmı yönünden kabul edilerek kısmen reddine karar verilmiştir. Kararların ilgili kısımları şöyledir:"…Davacının, kantin işletme hakkının kiraya verilmesi nedeniyle yapmış olduğu kira ödemelerinin Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 17/4-d maddesi kapsamında katma değer vergisinden istisna edildiği ileri sürülmekte ise de; Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 17/4-d bendinde, iktisadi işletmelere dâhil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemleri katma değer vergisinden istisna edilmiş olup, davacının işletmekte olduğu kantinin bulunduğu yer olan okulun mülkiyetinin Okul Aile Birliğine değil Hazineye ait olması ve yukarıda belirtilen yönetmelik hükmünde kantin işletme hakkının okul aile birliğince bizzat veya işletme hakkının kiralanması suretiyle kullanılabileceği belirtildiğinden yapılan kira ödemelerinin gayrimenkul kira ödemesi olarak nitelendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bursa Bölge İdare Mahkemesi’nin 2011 gün, E:2011/415 ve K:2011/382 sayılı kararı da bu yöndedir.Bu durumda, davacının kantin işletme hakkını kiralamak suretiyle okul aile birliğine ödediği kira bedelleri üzerinden katma değer vergisi hesaplayarak sorumlu sıfatıyla beyan etmesi gerekirken, bu tevkifat ve beyanı yapmadığı gerekçesi ile davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı…" Bu kararlara yapılan itirazlar Bursa Bölge İdare Mahkemesinin 18/9/2012 tarihli, karar düzeltme talepleri de aynı Mahkemenin 7/3/2013 tarihli kararlarıyla reddedilmiştir. Kararlar, başvurucu vekiline 11/4/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Anayasa Mahkemesine 10/5/2013 tarihinde bireysel başvuru yapılmıştır. Diğer yandan Edremit Vergi Dairesi Müdürlüğünün başvurucuya gönderdiği 17/1/2013 tarihli ve 1827 sayılı yazıda, vadesi geldiği hâlde ödenmeyen vergi borçları nedeniyle bir araca ve bir gayrimenkule haciz konduğu bildirilmiştir. Yine anılan Müdürlüğün başvurucuya gönderdiği 18/1/2013 tarihli ve 2570 sayılı yazıda ise dava konusu yapılıp 2011/908-909-910-911-912 esaslarına kayıtlı dosyalarda görüşülen 2006-2007-2008-2009-2010 yıllarına ait iş yeri kirasından dolayı verilmesi gereken beyannamelerin verilmemesi nedeniyle tarh edilen vergi ve cezalara ilişkin davaların kendileri lehine sonuçlandığı, bu sebeple anılan yıllara ait vergi ve cezalar için düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davanın ise Balıkesir Vergi Mahkemesinin 2012/711 sayılı esasına kaydedildiği; borcun ödenmesi, açılan davaların kazanılması veya haciz işlemi hakkında yürütmeyi durdurma kararı verilmesi durumunda haczin kaldırılacağı bildirilmiştir. Ödeme emrinin iptali istemiyle Balıkesir Vergi Mahkemesinde görülen dava, Mahkemenin 26/3/2013 tarihli ve E.2012/711, K.2013/192 sayılı kararı ile reddedilmiş, karara karşı yapılan temyiz başvurusu ise halen sonuçlanmamıştır.B. İlgili Hukuk 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun maddesi şöyledir: “Türkiye'de yapılan aşağıdaki işlemler katma değer vergisine tabidir:…f) Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemleri,...” Aynı Kanun’un maddesinin (4) numaralı bendi şöyledir:“Diğer İstisnalar:…d) İktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemleri ile Sağlık Bakanlığına bağlı hastane, klinik, dispanser, sanatoryum gibi kurum ve kuruluşların yapacağı Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemleri,…” 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun maddesi şöyledir:“Aşağıda yazılı mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyetleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratlar gayrimenkul sermaye iradıdır: Arazi, bina (Döşeli olarak kiraya verilenlerde döşeme için alınan kira bedelleri dahildir), … …Tüccarlara ait olsa dahi, işletmeye dahil bulunmayan gayrimenkullerle haklar hakkında bu bölümdeki hükümler uygulanır.…”