İSTİNAF KARAR TARİHİ : 30/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 30/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili 03/10/2023 tarihli dilekçesiyle; Davacı müvekkili adına kayıtlı ........ plakalı …
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ..... - ..... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ..... KARAR NO : ..... KARAR TARİHİ: 30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 27/05/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ........ VEKİLİ :Av..... DAVALILAR :1-........ 2- ........ DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 30/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 30/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili 03/10/2023 tarihli dilekçesiyle; Davacı müvekkili adına kayıtlı ........ plakalı aracın kendisinin idaresinde bulunduğu esnada davalı ........'ın idaresinde bulunan diğer davalı ........ adına kayıtlı ........ aracın 23/03/2023 tarihinde çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, müvekkiline ait aracın ticari nitelikte olması sebebiyle kazanın yalnızca maddi hasara ve değer kaybına değil bunun dışında ticari kazanç kaybına da neden olduğunu, aracın onarımı için 18 gün boyunca tamirhanede kaldığını, tamir süresi boyunca araçtan mahrum olması nedeniyle ticari hayatında maddi zarara uğradığını, izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin uğradığı ticari kazanç kaybına karşılık şimdilik 10 TL. Tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müştereken tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalıların cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; " Karapınar (Konya) Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmiş ise de; Eldeki dava, davacı yanın gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davalılardan araç mahrumiyetine ilişkin tazminat istemine ilişkin olduğu, gelen yazı cevaplarına göre davacının tacir olmaması nedeniyle davanın nispi ticari dava niteliğinde olmadığı ve davanın mutlak ticari davalardan da olmadığı anlaşılmakla; 6100 sayılı HMK uyarınca genel görevli ve yetkili Karapınar (Konya) Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kabul edildiğinden, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. Karapınar (Konya) Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından daha önce görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle de, mahkememizce karşı görevsizlik kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve ; Davanın Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin Karapınar (Konya) Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine," şeklinde hüküm kurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacı müvekkil adına kayıtlı ........ plakalı aracın, kendisinin sevk ve idaresinde bulunduğu esnada davalı ........'ın sevk ve idaresinde bulunan ve diğer davalı ........ adına kayıtlı ........ plakalı araç ile 23/03/2023 tarihinde trafik kazasına karıştığını ve neticesinde müvekkile ait aracın zarar gördüğünü, müvekkilin ........ tarafından 23/03/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle aracının uğradığı değer kaybı ve ticari kazanç kaybı için davalılara karşı tazminat davası açıldığını, davanın başlangıçta Karapınar Asliye Hukuk Mahkemesine açıldığını, Karapınar Asliye Hukuk Mahkemesi, 17/07/2024 Tarih ... E. – ... K. Sayılı kararında davanın ticari dava niteliği taşıdığı gerekçesiyle mahkemenin görevsiz olduğuna, davaya Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’nin bakması gerektiğine karar verdiğini, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi de 11/06/2025 Tarih Esas-Karar No: ... E. – ... K. Kararı ile görevsizlik kararı verdiğini, tüm bu nedenlerle Karapınar Asliye Hukuk Mahkemesi ile Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi arasında doğmuş olan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesine, dava dosyasına hangi mahkemenin görevli olduğunun belirlenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemenin esas yargılama sırasında değerlendirilmesine ve davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Mahkemece verilen görevsizlik kararı davacı yanca istinaf edilmiştir. -Mahkemenin görevli olup olmadığı hususunda; Ticaret Mahkemelerinin görevi TTK'nın 5.maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1.bendinde; "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir. Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, öğretide benimsenen görüşe göre de ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar için tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken, nispi ticari davalarda dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığı kriter olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümü için öncelikle "ticari işletme", "ticari iş", "tacir" ve "ticari dava" kavramları üzerinde kısaca durulmasında yarar vardır. Belirtmek gerekir ki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun hazırlanmasında esas itibariyle "ticari işletme" temelinden hareket edilmiş ve ticaret hukukunun önemli kurumları ticari işletme kavramı ile bağlantı kurularak tanımlanmıştır. Bu hususa TTK'nın 11. maddesinin gerekçesinde de değinilmiş ve "...ticari işletme kanunun temelidir; yani merkez kavramıdır; bu niteliği ile belirleyici, hatta tanımlayıcıdır..." denilmiştir. Ticari işletme, TTK'nın 11/1.maddesindeki tanıma göre; esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Esnaf işletmesi ile ticari işletme arasındaki sınırın ise Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak kararname ile belirleneceği hükme bağlanmıştır. Görüleceği üzere ticari işletmenin unsurları; esnaf işletmesi için öngörülen sınırın üzerinde bir gelir sağlamayı hedef tutan faaliyet, devamlılık ve bağımsızlık olarak düzenlenmiştir. Buradaki faaliyet iktisadi faaliyet olup, amacı gelir elde etmektir. Kanunda ticari işletme için herhangi bir miktarda gelir değil, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşar düzeyde gelir sağlama amacı aranmıştır. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir. Yine TTK’nın 15. maddesinde de; "İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." düzenlemesi bulunmaktadır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, bir kimsenin vergi mükellefi olması, TTK yönünden de tacir kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1463. maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 18.06.2007 tarihinde kararlaştırılıp, 21.07.2007 tarih ve ........ sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında esnaf-tacir ayırımının nasıl yapılacağı belirlenmiştir. 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nın 11/2 madde ve fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtildiğinden Bakanlar Kurulu kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle yapılması gerekecektir. TTK'nın 3.maddesinde ise "ticari iş" kavramı açıklanmış ve "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." denilmiştir. Ticaret hayatının temel süjesi olan "tacir" de yine işletme kavramı bağlamında tanımlanmış ve "bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişiye tacir" deneceği TTK'nın 12/1.maddesinde belirtilmiştir. Türk Ticaret Kanunu tacir kavramını gerçek kişiler ve tüzel kişilerde ayrı ayrı ele almış, gerçek kişilerde tacir sıfatının kazanılması bir ticari işletmenin mevcut olması, bir ticari işletmenin işletilmesi ve ticari işletmenin kısmen de olsa o kişi adına işletilmesi unsurlarına bağlanmıştır. Tüzel kişi tacir kavramının kapsamı ise TTK'nın 16/1.maddesinde düzenlenmiştir. Ticari davalar ise mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1.maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. TTK'nın 4-(1).maddesi hükmünde "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, a-f bentleri arasında sayılan hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı" belirtilmiştir. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1.bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, tacir tarafların, ticari işletmeleri ile ilgili uyuşmazlıklarından kaynaklanan davalardır. TTK'nın 4/1.maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olmasına bağlıdır. Bu itibarla somut olayda, vergi dairesinden gelen bilgi ve belgelere göre davalı ........'ın bilanço esasına göre defter tuttuğundan tacir olduğu sabit olmakla birlikte, davacının vergi dairesinden gelen yazı cevabına göre ikinci sınıf tacir olduğu sabit olduğundan nispi ticari dava niteliğindeki eldeki uyuşmazlıkta ticaret mahkemesinin görevli olduğu halde görevsizlik kararı verilmesinde isabet bulunmadığı görülmüştür. Anlatılan sebep ve gerekçelerle, tüm dosya kapsamı ve davanın niteliği nazara alınarak davacı tarafın istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının HMK.nın 353/1-a.3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, gerekçede belirtilen eksiklikler giderilerek yeniden yargılama yapılması için HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, başvurma harcı dışında kalan, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların İlk Derece Mahkemesi tarafından verilecek nihai kararda hüküm altına alınmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK m.353 uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30/12/2025 ..... Başkan ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.