11. Hukuk Dairesi 2010/12696 E. , 2012/4036 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Mengen Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.03.2010 tarih ve 2008/68-2010/26 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü…
**11. Hukuk Dairesi 2010/12696 E. , 2012/4036 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Mengen Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.03.2010 tarih ve 2008/68-2010/26 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Demirçakmak Ltd. Şti. bünyesinde kullanılmak üzere toplam 20.800 TL bedelle 8 adet yazar kasa satın aldığını, yazar kasalardan 6 tanesinin müvekkili şirketin ortağı olan davalı ... tarafından müvekkili şirketin faturası kullanılarak diğer davalı şirkete devredildiğini, ayrıca müvekkili şirketin Mogaz A.Ş.'ye toplam 19.153,76 TL bedelle kurdurduğu gaz tesisini davalı ...'ın sökerek yerine kendi şirketinin anlaştığı Petrol Ofisi'nin tesisatını kurduğunu, bu nedenle davalılardan alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek 15.600,00 TL yazar kasa bedeli ile 19.153,76 TL tesisat bedeli olmak üzere toplam 34.753,76 TL'nin, yazar kasaların devir tarihlerinden ve Mogaz tesisatının söküm tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, esasa ilişkin olarak da, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasında mal paylaşımına ilişkin protokol bulunduğunu ve bu protokolden sonra yeni şirket kurulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın, TTK'nın 520. maddesi kapsamında limited şirket hisse devri sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin bulunduğu, bu maddede "payın devri veya devir vaadi hakkındaki mukavele yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce tasdik ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi, hüküm ifade etmez" ifadesinin yer aldığı, tarafların varlığında ve imzalarının kendileri tarafınca tersim edildiği yönünde müttefik oldukları protokolün, kanunun bahsi geçen maddesinde belirtilen noterce tasdik edilme şartına haiz olmadığından dolayı şekil şartının yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacı şirketin ortağı olduğu belirtilen davalı ... ile davalı ...'ın ortağı olduğu diğer davalı şirket aleyhine açılan, davacı şirkete ait yazar kasaların bedelsiz olarak davalı şirkete verildiği ayrıca davacı şirkete ait pompaların sökülmüş olması nedeni ile zarara uğranıldığı iddialarına dayalı tazminat davası olup, mahkemece, TTK'nun 520'nci maddesinde gösterildiği şekilde hisse devir sözleşmesinin noterde düzenlenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkeme gerekçesinde belirtildiği gibi dosya içerisinde tarafların imzasını içeren bir devir sözleşmesi bulunmayıp dava da böyle bir sözleşmeden kaynaklanmamaktadır. Davacı şirket kendisine ait malın davalı ortak tarafından hiçbir neden yokken diğer davalı şirkete verildiğini iddia ederek uğradığı zararın tazminini talep etmektedir. Bu durumda taraflardan bu konudaki delilleri sorulup, tüm deliller toplandıktan ve gerekirse her iki şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın yanlış nitelendirilmeye dayalı olarak reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.